Türkiye'den Mısır'a Deniz Yetki Alanı Teklifi: Atina'dan Sert Tepki
- Türkiye, Mısır'a Yunanistan yerine kendisiyle deniz yetki alanı anlaşması yapması durumunda daha geniş bir deniz sahasına sahip olacağını belirten bir teklif sundu
- Bu hamle, Atina yönetiminin sert tepkisine ve bölgedeki jeopolitik gerilimin yeniden tırmanmasına yol açtı
Türkiye Milli Savunma Bakanlığı, haftalık bilgilendirme toplantısında Mısır'a deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına yönelik resmi bir iş birliği çağrısında bulundu. Ankara, Kahire yönetimiyle karşılıklı menfaatler temelinde bir anlaşma imzalamaya hazır olduğunu duyururken, bu adımın bölgedeki dengeleri değiştirebileceği mesajını verdi.
Söz konusu teklif, Libya Temsilciler Meclisi'nin 20 Ekim'de Türkiye ile 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını onaylamasının hemen ardından geldi. Ankara'nın sunduğu teklifin merkezinde, Mısır'ın Yunanistan ile yapabileceği olası bir sınırlandırma anlaşmasına kıyasla Türkiye ile hareket etmesi durumunda elde edeceği somut kazanç yer alıyor.
Milli Savunma Bakanlığı yetkilileri, Mısır'ın Türkiye ile uzlaşması halinde 15 bin kilometrekareden daha fazla deniz yetki alanına sahip olacağını vurguladı. Türkiye, bu girişimin uluslararası hukuk çerçevesinde meşru hak ve menfaatleri koruma kararlılığının bir parçası olduğunu belirtti.
Diplomatik kanallarda ise bu konu yoğun bir şekilde ele alınıyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 23 Ekim'de İstanbul'da Mısırlı mevkidaşı Bedir Abdulati ile bir araya gelmişti. Görüşmede Abdulati, Mısır'ın Türkiye-Libya anlaşmasına yönelik kategorik itirazlarını dile getirirken, Fidan ise Kahire'nin endişelerini anladıklarını ve çözüm için diyaloğun süreceğini ifade etmişti.
MSB'nin son açıklaması, bu üst düzey temaslardan yaklaşık bir hafta sonra kamuoyuna yansıdı. Türkiye'nin hamlesine Yunanistan'dan gelen tepki ise gecikmedi. Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres ile New York'ta yaptığı görüşme sonrası yaptığı açıklamada, deniz bölgelerinin ihale konusu yapılamayacağını savundu.
Gerapetritis, uluslararası deniz hukukuna uyulması gerektiğini vurgulayarak, Mısır ile aralarındaki stratejik ve kardeşçe ilişkilere dikkat çekti. Atina, Mısır ile mevcut deniz yetki alanı anlaşmasını Kıbrıs yönünde genişletmeyi planladığını da duyurmuştu.
Doğu Akdeniz'deki bu gerilim, bölgedeki enerji yatakları, deniz sınırları ve nüfuz mücadelesinin bir yansıması olarak öne çıkıyor. Türkiye, Anadolu kıyılarına yakın Yunan adalarının orantısız deniz yetki alanı yaratmasına karşı çıkarken, Yunanistan 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne dayanarak adaların haklarını savunuyor.
Türkiye'nin taraf olmadığı bu sözleşme, taraflar arasındaki hukuki ayrışmanın temelini oluşturuyor. Sonuç olarak, Doğu Akdeniz'deki bu karmaşık süreç, Kıbrıs sorunu gibi çözüme kavuşturulmamış meselelerle birleşerek bölgeyi jeopolitik bir rekabet alanına dönüştürmeye devam ediyor.
Türkiye'nin Mısır'a sunduğu teklif ve buna gelen karşı tepkiler, tarafların önümüzdeki dönemde deniz yetki alanları konusundaki pozisyonlarını koruyacağını ve diplomatik trafiğin yoğunlaşacağını gösteriyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Tarım
Yayın: 29 Ekim 2026 15:41 · Kaynak: tr.euronews.com