Ankara'dan Türk dünyasına yeni rota!
- Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) 13
- Zirvesi, 163 maddelik Ankara Bildirisi'nin kabul edilmesi ve dönem başkanlığının Türkiye'ye geçmesiyle tamamlandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) 13. Zirvesi, ikinci gününde liderlerin katılımıyla gerçekleştirilen toplantılar ve Ankara Bildirisi'nin imzalanmasıyla sona erdi.
"Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla gerçekleştirilen zirvede Türkiye, TDT Dönem Başkanlığını devraldı. Türkiye'nin ev sahipliğinde TDT Savunma Sanayii Koleji kurulması ihtimalinin araştırılması, Orta Koridor'un güçlendirilmesi, dijital entegrasyonun artırılması ve ortak Türk alfabesinin yaygınlaştırılması bildirinin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Zirvede ayrıca Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in Rusya'nın teşkilatla ilişki kurmasına yönelik önerisi gündeme gelirken, 2027'deki bir sonraki liderler zirvesinin Özbekistan'da düzenlenmesi kararlaştırıldı. Türkiye Gazetesi olarak Ankara'daki zirvenin ikinci gününü yerinde takip ettik.
Türk devletlerinin ekonomik potansiyelini, Türkiye'nin dönem başkanlığında atılabilecek adımları ve küresel güvenlik ortamında Türk dünyasının geleceğini üç isimle konuştuk. TDT'NİN YENİ GENEL SEKRETERİ AZİMOV: "DÜNYA SAHNESİNDE TEK SES OLMALIYIZ" Ankara'daki zirvede Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreterliği görevine getirilen Mirvokhid Azimov, Türkiye Gazetesi'ne yaptığı açıklamalarda Türk dünyasının siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarındaki geleceğini değerlendirdi.
Daha önce TDT Genel Sekreter Yardımcılığı ve Özbekistan Dışişleri Bakan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Azimov siyasi koordinasyonun teşkilat açısından öncelikli olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Türk Devletleri Teşkilatı çerçevesinde siyasi diyalog ve siyasi koordinasyon son derece büyük önem taşıyor. Bugün dünyada meydana gelen olaylar ve jeopolitik süreçler yeni bir jeopolitik durum ortaya çıkarıyor.
Buna belirsizlik diyoruz. Bu belirsizlikleri aşabilmek için birlikte hareket etmemiz ve ortak sorumluluk üstlenmemiz gerekiyor. Teşkilat çerçevesinde düzenlenen zirvelerde, bugünkü zirvede de bu meseleye özellikle önem verildi." "GÜVENLİK MİMARİSİ YENİDEN ŞEKİLLENİRKEN ÖN SAFLARDA OLMALIYIZ" Küresel güvenlik düzenindeki değişimlere işaret eden Azimov, Türk devletlerinin uluslararası meselelerde daha güçlü bir ortak tutum ortaya koyması gerektiğini söyledi.
"Güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bir dönemde bizim daha ön saflarda yer almamız gerekiyor. Siyasi politikalarımızı ve pozisyonlarımızı sürekli uyumlu hâle getirmeliyiz. Gerektiğinde ortak bir güvenlik pozisyonuyla, tek ses olarak hareket etmeliyiz.
Böylece güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bu dönemde daha ön saflarda yer alabiliriz. Sesimizi ve ortak gücümüzü birleştirerek dünya ölçeğinde, dünya sahnesindeki yerimizi daha da sağlamlaştırabiliriz." "TDT PLUS FORMATIYLA ÜÇÜNCÜ ÜLKELERLE İŞ BİRLİĞİ ARTACAK" Azimov, zirvede gündeme gelen Türk Devletleri Teşkilatı Plus formatının önemine de değindi.
"Sayın Cumhurbaşkanımız da biraz önce yaptığı konuşmada Türk Devletleri Teşkilatı Plus formatına özellikle dikkat çekti. Bu format çerçevesinde teşkilatın açık, pragmatik ve diyaloğa hazır bir yapı olması gerekiyor. TDT Plus formatında üçüncü ülkelerle çalışırken öncelikle somut ve uygulamaya dönük projelere odaklanmalıyız.
Farklı sektörlerde, ilgili alanların yöneticileri düzeyinde iş birliğini başlatmalıyız. Yani yukarıdan aşağıya değil, aşağıdan yukarıya doğru ilerlemeliyiz. Bu son derece önemli. Türk devletlerinin liderleri de TDT Plus formatına ilişkin görüşlerini ortaya koydu.
Gelecekteki faaliyetlerimiz açısından bu, küresel ölçekte bir diyalog anlamına geliyor. Dünyada yaşanan olaylar karşısında Türk devletlerinin birlik içinde hareket etmesi, en önemli stratejik görevlerimizden biri olacak." "TÜRK DEVLETLERİNİN EKONOMİSİ 2,5 TRİLYON DOLARA YAKLAŞIYOR" Türk dünyasının ekonomik büyümesine ilişkin rakamlar paylaşan Azimov, son yıllarda kaydedilen artışa işaret etti.
"Size bazı istatistikî rakamlar vermek istiyorum. Bundan beş-altı yıl öncesine baktığımızda Türk devletlerinin toplam ekonomik büyüklüğü 1,1 trilyon dolar düzeyindeydi. Aradan beş-altı yıl geçtikten sonra bu rakam 2,2 trilyon dolara çıktı.
Bu yılın sonuna doğru ise biraz önce Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da ifade ettiği gibi 2,4-2,5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu rakamlar çok hızlı bir ekonomik büyüme yaşandığını gösteriyor." "TÜRK DÜNYASI EKONOMİK ÜRETİM MERKEZİNE DÖNÜŞEBİLİR" Azimov, Türk devletlerinin ekonomik ilişkilerinin her geçen yıl geliştiğini belirterek şunları söyledi: "Bu rakamlar ekonomilerimizin ne kadar dinamik bir gelişim sürecinde olduğunu gösteriyor.
Türk devletleri arasındaki ilişkiler yıldan yıla güçleniyor. Bu da ortak platformumuzu daha güçlü hâle getiriyor. Ben Türk devletlerinin güçlü ekonomik üretim gerçekleştiren bir platforma dönüşeceğine inanıyorum. Bunun örneklerini ekonominin farklı alanlarında görebiliriz.
Turizm de bunlardan biri." "TÜRK DEVLETLERİNİ 100 MİLYON TURİST ZİYARET ETTİ" Turizm sektörünün ekonomik iş birliği açısından taşıdığı potansiyele değinen Azimov, 2025 yılına ilişkin rakamları da paylaştı. "Geçtiğimiz yıl, 2025'te dünyanın farklı ülkelerinden Türk devletlerine toplam 100 milyon turist geldi.
Bu küçük bir rakam değil. Sahip olduğumuz büyük potansiyeli gösteriyor. Şimdi önümüzde duran görev, yalnızca dünyanın farklı yerlerinden turist çekmek değil, Türk devletleri arasında karşılıklı seyahatleri de kolaylaştırmak.
Bunun için hava yolu seferlerinde, lojistikte, ulaştırmada ve yolcu taşımacılığında uygun şartları oluşturmalıyız. Bu alanlarda birbirini tamamlayan adımlar atmalıyız." "TÜRKİYE İLE ÖZBEKİSTAN ARASINDA HAFTALIK UÇUŞ SAYISI 250-260'A ULAŞTI" Türk devletleri arasındaki ulaşım bağlantılarının güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Azimov, Türkiye-Özbekistan hattını örnek gösterdi.
"Dünya çapındaki iş birliklerine katılırken kendi aramızdaki uçuşları, ulaşım ve lojistik imkânlarını da artırmalıyız. Örneğin Özbekistan ile Türkiye arasındaki uçuş sayılarına bakalım. Bugün haftalık uçuş sayısı 250-260'a ulaştı.
Beş-altı yıl öncesinde bu rakam 100'ü bile bulmuyordu. Buradaki büyüme eğilimini açıkça görebiliyorsunuz. Gelişmenin hangi yönde ilerlediği ortada. Bu nedenle ben yalnızca Türk dünyasının ekonomik geleceğine inandığımı söylemiyorum.
Son beş-altı yılda bu coğrafyanın gerçek bir ekonomik kalkınma ve refah merkezine dönüşmeye başladığını kendi gözlerimle gördüm." DERYA SOYSAL: "ANKARA'DA ÇİFTE BAYRAM VAR" Zirveyi değerlendiren bir diğer isim ise EUREFLECT Başmuhabiri, Orta Asya ve Kafkasya uzmanı, Kazakistan Turizm Elçisi ve Türkmenistan Dışişleri Bakanlığı nezdinde akredite gazeteci Derya Soysal oldu. Türkiye'nin TDT Dönem Başkanlığını devralmasına değinen Soysal, Türk devletleri arasındaki iş birliklerinin güçlenmesine ve Orta Koridor'un geleceğine ilişkin önemli mesajlar verdi: Alıntı Öncelikle Ankara'da çifte bayram var.
29 Ekim'de bütün Türk devletlerinin ve temsilcilerinin burada olması bizim için çok büyük bir şans. Artık bu teşkilatın yavaş yavaş gerçek anlamda iş birliklerini artırdığını görüyoruz. Bu açıdan teşkilatın geleceğine umutla bakıyorum.
Hava da çok güzel. Ankara'da şu anda Türkiye, TDT Dönem Başkanlığını devraldı. Bunun 29 Ekim'in hemen ardından gerçekleşmesi de bence çok anlamlı bir mesaj barındırıyor. "ERDOĞAN'IN TÜRKMENİSTAN VURGUSU ÖNEMLİ" Çalışmalarında Türkmenistan'a yoğunlaştığını anlatan Soysal, "Ben şu anda Türkmenistan üzerine yoğun şekilde çalışıyorum.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da Türkmenistan'a bilhassa vurgu yaptı. Özellikle Türkmenistan Cumhurbaşkanı Serdar Berdimuhamedov'a ve onun yaptığı çalışmalara değindi. Bence bundan sonra ikili toplantılar da olacak. Yalnızca teşkilat düzeyinde değil, Türk devletleri arasındaki ikili ilişkiler de gerçek anlamda değerlendirilecek ve güçlenecek.
Bu ikili temasların ve anlaşmaların olumlu sonuçlar doğuracağını düşünüyorum. Özellikle ulaştırmadan ekolojiye kadar farklı alanlarda iş birliğinin güçleneceğine inanıyorum." diye konuştu. "TÜRKİYE'NİN BAŞKANLIĞINDA DİPLOMASİ YENİ BİR SEVİYEYE ULAŞABİLİR" Türkiye'nin TDT Dönem Başkanlığını üstlenmesiyle diplomatik iş birliklerinin yeni bir boyut kazanabileceğini belirten Soysal, teşkilatın uluslararası alandaki etkinliğinin artmasını beklediğini söyledi: "Açıkçası geçen yıl da neredeyse Türkiye yılıydı.
NATO Zirvesi de burada gerçekleşti. Türkiye'nin dönem başkanlığından çok güzel şeyler bekliyorum. En azından diplomatik alanda Türk Devletleri Teşkilatı zirveleri gerçek anlamda başka bir seviyeye ulaşabilir. Bunu çok merak ediyorum.
Umarım her şey güzel olur." "AVRUPA BİRLİĞİ ARTIK TÜRK DÜNYASINI STRATEJİK ORTAK OLARAK GÖRÜYOR" Orta Koridor'un geleceğini de değerlendiren Soysal, Avrupa ile Türk dünyası arasındaki bağlantıların önemine işaret etti: "Orta Koridor, Avrupa'yı Orta Asya ile birleştiriyor. Artık Avrupa Birliği, Türk dünyasına gerçek bir stratejik ortak olarak bakıyor.
Ancak bunu sadece Orta Asya bölgesi olarak değil, Türk dünyası olarak algılarlarsa belki daha mantıklı olur. Çünkü Orta Asya'yı birbirine bağlayan önemli noktalardan biri Bakü Limanı. Ardından Bakü-Tiflis üzerinden Türkiye'ye uzanan yollar geliyor.
Bundan dolayı doğrudan Türk dünyasıyla iş birliği artarsa veya iki teşkilat arasındaki iş birlikleri gelişirse gerçek anlamda her iki tarafın da kazanacağını düşünüyorum." MEHMET BOZKUŞ: "TÜRKİYE'NİN BAŞKANLIĞINDA KURUMSALLAŞMA HIZLANACAK" Zirvede Türkiye Gazetesi'ne konuşan siyaset bilimci Dr. Mehmet Bozkuş ise Türkiye'nin TDT Dönem Başkanlığında teşkilatın kurumsal yapısının güçlenmesini, ülkeler arasındaki ticaretin gelişmesini ve savunma sanayiinden enerjiye kadar birçok alanda yeni projelerin hayata geçirilmesini beklediğini söyledi: "Türkiye, bir yıl boyunca üstlendiği bu vizyonla birlikte Türk Devletleri Teşkilatı'nın ekonomiden siyasete, güvenlikten diğer birçok alana kadar kurumsallaşmasının giderek hızlanmasını sağlayacak politikalar ortaya koyacaktır.
Ülkeler arasındaki ticaretin büyümesi, gümrük işlemlerinin geliştirilmesi, eğitim ve öğretimden sağlığa kadar birçok alanda yeni perspektiflerin ortaya çıkması için adımlar atılacaktır." "HAZAR ENERJİSİ VE DÜNYA PAZARLARINA ULAŞIM GÜNDEMDE OLACAK" Dr. Bozkuş, Türkiye'nin dönem başkanlığında diplomatik ilişkilerin yanı sıra güvenlik, enerji ve istihdam alanlarında da yeni projeler beklediğini aktardı: "Bu süreçte ülkelerle yürütülen diplomatik ilişkilerde stratejik iş birliği çerçevesinde hareket edilecek.
Güvenlik alanında ortak tatbikatların yapılması, Hazar enerji jeopolitiğinde yatırımların gündeme gelmesi ve enerji kaynaklarının dünya pazarlarına ulaştırılmasına yönelik yol haritalarının hazırlanması önem kazanacak. Siyasetten ekonomiye, ekonomiden istihdama kadar birçok alanda projeler geliştirilecektir.
Aynı zamanda geleceğimiz olan gençlerin Türk Devletleri Teşkilatı içindeki varlığının ve kapasitesinin artırılmasına yönelik yatırımlar da bu bir yıllık dönemde gündeme gelecektir. Türkiye'nin dönem başkanlığında bu projelerin üst düzeye taşınmasını sağlayacak politikalar oluşturulacağını düşünüyorum." "TÜRKİYE'NİN SAVUNMA SANAYİİ TECRÜBESİ TÜRK DÜNYASINA KATKI SAĞLAYACAK" Savunma sanayii alanındaki iş birliğinin geleceğine ilişkin sorumuzu da cevaplayan Dr.
Bozkuş, "Türkiye, dünyanın en büyük 20 ekonomisi arasında yer alan, savunma sanayiinde de ilk 10 içerisinde bulunan bir ülke. Yeni nesil savaş teknolojilerinde ise dünyadaki ilk üç ülkeden biri olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla Türkiye'nin bu teknik bilgi birikimi ve operasyonel yetkinliği, Türk Silahlı Kuvvetlerinin tecrübesiyle birlikte hem sahada hem masada hem de Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde yapılacak ortak tatbikatlarda kendisini gösterecektir." şeklinde değerlendirmede bulundu.
"DİJİTAL İPEK YOLU TÜRK DÜNYASININ GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİRECEK" Bozkuş, savunma alanındaki iş birliklerinin yalnızca askeri kapasiteyle sınırlı olmadığını, teknoloji ve uzay çalışmalarını da kapsadığını kaydetti: "Bu durum barış için caydırıcılığı ortaya koyarken insanlığın geleceği ve Türk Devletleri Teşkilatının gelecek vizyonu açısından uzaya kadar uzanan birçok teknolojik alanda var olmasını sağlayacak bir altyapıyı da beraberinde getiriyor. Son toplantıda Dijital İpek Yolu da konuşuldu.
Dijital İpek Yolu sayesinde Türk dünyasının verileri, istihbarat kaynakları ve hayatın her alanındaki teknolojik imkanları daha bütünleşik bir yapıya kavuşabilir. Güvenliğin de güvenliğinin tartışıldığı günümüz dünyasında son derece stratejik bir teknopolitik çağdan geçiyoruz.
Türk Devletleri Teşkilatının bu alanda gerekli seviyeye ulaşması ve teknolojiyi caydırıcı güç olarak kullanabilmesi için adımlar atılması gerekiyor. Türkiye de bu konuda dünyanın önde gelen ülkelerinden biri." ZİRVENİN MUTFAĞINDA DA BÜYÜK EMEK VARDI Türk Devletleri Teşkilatının 13.
Zirvesi'nde diplomatik görüşmeler kadar organizasyonun perde arkasındaki emek de öne çıktı. Yerli ve yabancı basın mensupları için hazırlanan yemekler ve sunulan ikramlarda görev alan şefler, Türkiye Gazetesi objektifine özel poz verdi.
Zirve boyunca gazetecilerin çalışmalarına sağladıkları kolaylıklar ve gösterdikleri misafirperverlik dolayısıyla başta İletişim Başkanlığı Uluslararası Medya Koordinatörü Gözde Kirişçioğlu olmak üzere tüm organizasyon ekibine ve mutfakta görev yapan şeflere teşekkür ederiz.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset · Bölge: Ankara
Yayın: 31 Ekim 2026 09:05 · Kaynak: turkiyegazetesi.com.tr