“Salihli’yi hesaba katmayan harita eksik kalır”
- Özer, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Türkiye'de il sayısının 100'e, ilçe sayısının ise 1000'e çıkarılmasına yönelik önerisi kapsamında il olabilecek 19 ilçe arasında Manisa’dan Akhisar ilçesine yer vermesine tepki gösterdi
Özer, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Türkiye'de il sayısının 100'e, ilçe sayısının ise 1000'e çıkarılmasına yönelik önerisi kapsamında il olabilecek 19 ilçe arasında Manisa’dan Akhisar ilçesine yer vermesine tepki gösterdi.
Özer ‘Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin 2 Kasım 2026 tarihinde kamuoyuyla paylaşılan “100 İl, 1000 İlçe” önerisinde Manisa’dan Akhisar’a yer verilirken Salihli’nin adının anılmaması, sadece yerel bir tercih meselesi değildir. Bu tablo, ülkemizin mülki idare anlayışı, kamu kaynaklarının kullanımı ve kararların hangi ölçütlere dayanarak verildiği bakımından cevap bekleyen önemli sorular doğurmuştur.
Biz Salihli’nin hakkını savunurken Akhisar’ın değerini küçümsemiyoruz. Akhisar’ın güçlü zeytin ekonomisini, sanayisini, nüfusunu ve kuzey Manisa’daki işlevini biliyoruz. İtirazımız bir ilçeye değil; Doğu Manisa’nın gerçek hizmet coğrafyası dikkate alınmadan adaylık değerlendirmesi yapılmış olabileceği ihtimalinedir.
COĞRAFYA VE VERİLER GÖRMEZDEN GELİNEMEZ
Anayasa’nın 126’ncı maddesi, mülki idare kuruluşunda coğrafi durumun, ekonomik şartların ve kamu hizmetlerinin gereklerinin esas alınmasını öngörür. Bu ilke, yeni il haritasının seçim meydanlarında verilen sözlerle değil, nesnel ve denetlenebilir bir kamu yararı analiziyle çizilmesini gerektirir.
TÜİK 2025 nüfus verilerine göre Akhisar 181.472, Salihli 165.007 kişidir. Ancak nüfustaki bu fark, tek başına il merkezi tercihini açıklamaz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının İlçe SEGE-2022 araştırmasında Salihli Türkiye genelinde 197’nci, Akhisar 214’üncü sıradadır.
Her iki ilçenin de güçlü ve zayıf yönleri vardır; tam da bu nedenle karşılaştırma çok boyutlu yapılmalıdır.
Salihli; Alaşehir, Kula, Sarıgöl, Selendi, Köprübaşı ve Ahmetli ile ekonomik, tarımsal ve ulaşım yönünden iç içe geçmiş bir bölgesel merkezdir. Bu altı ilçeyle birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık 396 bin kişilik bir hizmet havzası ortaya çıkmaktadır.
Ön teknik karayolu karşılaştırmasında, söz konusu altı ilçenin merkezlerinden Salihli’ye nüfus ağırlıklı ortalama mesafe yaklaşık 45 kilometre, Akhisar’a ise yaklaşık 109 kilometredir. Bu hesap kesin il sınırı kararı değildir; ancak ayrıntılı bir resmî ulaşım etüdünü zorunlu kılacak ölçüde dikkat çekicidir.
CUMHUR İTTİFAKI’NA SORUYORUZ: KAMU HİZMETİ Mİ, SEÇİM HESABI MI?
İşte tam burada siyasi bir soruyu açıkça sorma sorumluluğumuz doğuyor. Yirmi yılı aşkın süredir merkezi iktidarı yöneten AK Parti’ye ve Cumhur İttifakı’na soruyoruz: Bu çalışma gerçekten vatandaşın valiliğe, sağlık hizmetine, eğitim ve tarım idaresine daha hızlı ulaşması için mi hazırlanmıştır?
Yoksa yeni il sınırları, yeni belediye yapılanmaları ve değişebilecek seçim çevreleri üzerinden siyasi avantaj sağlama arayışının da etkisi altında mıdır?
Sayın Bahçeli’nin açıklamasında, yeni belediyelerle birlikte milletvekili dağılımının değişeceği ve “siyaset alanını genişleteceği” de ifade edilmektedir. İdari değişikliklerin siyasi sonuçları olacağı açıktır. Bu sonuçların varlığı tek başına kötü niyet kanıtı değildir.
Ancak tam da bu nedenle iktidarın, tercihlerinin siyasi değil kamusal gerekçelerini somut verilerle açıklaması gerekir.
Açıkça ifade ediyoruz: Bir idari reform, iktidar partilerinin oy potansiyeline göre tasarlanamaz. Devletin teşkilat yapısı siyasi mühendisliğin değil, vatandaşın eşit hizmet alma hakkının konusudur. Siyasi takvimler değişir; fakat kurulacak illerin sınırları, bütçesi ve kamu kurumları gelecek kuşakların hayatını etkiler.
Cumhur İttifakı’nın temsilcileri bu projeyi “vatandaşa hizmet” diye savunuyorsa, bunun ispatı hamaset değil şeffaflıktır. Hangi ilçenin neden seçildiğini; hangi ilçenin neden dışarıda kaldığını; yeni il merkezlerinden kaç kişinin, kaç kilometre ve kaç dakika kazanacağını herkesin görebileceği bir karşılaştırma ile ortaya koymalıdır. Bilimsel dayanağı açıklanmayan her tercih, doğal olarak siyasi saik tartışmasını büyütür.
YENİ PLAKA DEĞİL, HIZLI VE EŞİT KAMU HİZMETİ İSTİYORUZ
Salihli’nin üretim havzası yalnızca ilçe sınırlarından ibaret değildir. Gediz Ovası’ndaki tarım, bağcılık ve gıda sanayisi; organize sanayi faaliyetleri; Alaşehir ve Sarıgöl’le bütünleşen üretim ilişkileri; Kula–Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı ile Sardes ve Bin Tepe’nin kültür mirası, ortak bir bölgesel kalkınma gündemi oluşturmaktadır. Bu yapının idari kapasiteye nasıl dönüştürüleceği araştırılmalıdır.
Doğu Manisa’daki bir çiftçinin tarımsal destek işlemine, bir öğrencinin eğitim hizmetine, bir ailenin sağlık kurumuna, bir esnafın kamu idaresine hangi merkezden daha hızlı erişeceği sorusu cevapsız bırakılamaz. Kaldı ki yeni bir il kurmak, tek başına daha iyi hizmet vermek anlamına gelmez.
Bina, personel, yatırım, afet güvenliği ve geçiş maliyetleri de açıklanmalıdır. Kamu kaynakları bir siyasi vitrinin maliyetine değil, yaşamı kolaylaştıran hizmete ayrılmalıdır.
İKTİDARA VE KARAR VERİCİLERE BEŞ AÇIK TALEP
1. Akhisar’ın aday gösterilmesine, Salihli’nin dışarıda bırakılmasına dayanak olan tüm ölçütler, veri setleri ve ağırlıklandırma yöntemi kamuoyuna açıklansın.
2. Salihli merkezli Doğu Manisa ili alternatifi için, çevre ilçelerin görüşlerinin de alındığı bağımsız ve karşılaştırmalı bir fizibilite çalışması hazırlansın.
3. Mahalle bazında gerçek yolculuk süreleri; sağlık, eğitim, adalet, tarım ve diğer il düzeyindeki hizmetlere erişim bakımından ayrı ayrı hesaplansın.
4. Yeni il ve ilçe düzenlemesinin kamu bütçesi, personel, altyapı, afet riskleri, yerel yönetim yetkileri ve seçim çevreleri üzerindeki etkileri açıkça ortaya konulsun.
5. Nihai karar, siyasi partilerin dar hesaplarıyla değil; TBMM’de, üniversitelerin, meslek odalarının, belediyelerin ve bölge halkının görüşleriyle şekillensin.
SALİHLİ’NİN HAKKINI SORMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ
Bizim meselemiz Akhisar’ın il olmasını engellemek değil, Salihli’nin görmezden gelinmesini önlemektir. Eğer amaç gerçekten etkin ve hızlı kamu hizmetiyse, Salihli merkezli seçenek aynı masada, aynı ölçütlerle ve aynı ciddiyetle incelenmelidir. Bu talep partiler üstü bir kamu yararı meselesidir.
Şunu herkes bilsin: Salihli bir plaka numarası peşinde değildir; hakkaniyetli bir idari düzen, üreticisine değer veren bir kalkınma planı ve vatandaşına yakın bir devlet istemektedir. Cumhur İttifakı da dâhil, hiçbir siyasi yapı Salihli’nin haklı sorularını yanıtsız bırakmamalıdır.
İLİN ADI DEĞİL, HİZMETİN ADRESİ ÖNEMLİDİR.
SALİHLİ’Yİ HESABA KATMAYAN BİR İL HARİTASI EKSİK KALIR!
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Siyaset
Yayın: 02 Kasım 2026 19:39 · Kaynak: salihlipost.com.tr