Zafer Partili Büyükşen: ‘Terör bitti mi?’
- Zafer Partisi Kastamonu İl Başkanı Özcan Büyükşen, AK Parti Kastamonu Milletvekili Halil Uluay’ın Terörsüz Türkiye Süreci konusundaki açıklamalarının ardından, “Terör bitti mi, yoksa sadece yer mi değiştirdi?” sorusunu yöneltti
Zafer Partisi Kastamonu İl Başkanı Özcan Büyükşen, Milletvekili Halil Uluay’ın Terörsüz Türkiye Süreci ile ilgili açıklamalarına yönelik konuştu.
Zafer Partisi Kastamonu İl Başkanı Özcan Büyükşen, AK Parti Kastamonu Milletvekili Halil Uluay’ın Terörsüz Türkiye Süreci konusundaki açıklamalarının ardından, “Terör bitti mi, yoksa sadece yer mi değiştirdi?” sorusunu yöneltti.
Halil Uluay’ın açıklamalarını dikkatle takip ettiklerini belirten Büyükşen, “Sayın Uluay, PKK'nın silahlı unsurlarının Türkiye dışına çıkarıldığını ancak örgütün dünyanın birçok ülkesinde varlığını sürdürdüğünü, uluslararası destek gördüğünü ve propaganda faaliyetlerine devam ettiğini açıkça ifade etmiştir.” dedi.
"SİLAH BIRAKMA İDDİASI SOMUT SONUÇLARLA KANITLANMALI" İl Başkanı Büyükşen, “Bir terör örgütünün Türkiye sınırları dışına çekilmesi, ortadan kaldırıldığı anlamına mı gelir? Silahlı unsurların yer değiştirmesi, örgütün tasfiye edildiğini gösterir mi?” sorularını yönelterek, “Genel Başkanımız Sayın Prof.
Dr. Ümit Özdağ'ın da vurguladığı gibi, PKK'nın yalnızca Türkiye'deki değil, Suriye, Irak ve İran'daki uzantılarıyla birlikte bütün yapılanması tasfiye edilmelidir. Silah bırakma iddiası, somut ve denetlenebilir sonuçlarla kanıtlanmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Meclis çoğunluğunun milletin vicdanının yerine geçmeyeceğinin altını çizen Büyükşen, “Sayın Uluay, Meclisteki milletvekillerinin sürece destek vermesini vatandaşların kaygılarına karşı bir gerekçe olarak göstermektedir. 367 milletvekilinin bir düzenlemeye destek vermesi, o düzenlemenin her yönüyle doğru olduğunu kanıtlamaz.
Milletvekillerinin kararlarını sorgulamak ve eleştirmek vatandaşın demokratik hakkıdır. Demokrasi, çoğunluğun kararını tartışılmaz hâle getirmek değildir.” diye konuştu.
"DEVLETİN GÖREVİ EGEMENLİĞİ KORUMAKTIR" Büyükşen terörün muhatabının Abdullah Öcalan değil, Türk milleti olduğunu vurgulayarak, “Programda gazeteci İrfan Salcı'nın sorduğu, toplumun en büyük rahatsızlığını ortaya koyan soru şudur: ‘Terörsüz Türkiye olsun ama niye bebek katili Abdullah Öcalan'la görüşülüyor?’ Bu soruya tatmin edici bir cevap verilmiş değildir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş bir terör örgütü elebaşının siyasi sürecin merkezine yerleştirilmesi ve kendisine yeni bir statü kazandırılması tartışmaları, şehit ailelerimizi, gazilerimizi ve milletimizin vicdanını yaralamaktadır.
Devletin görevi terör elebaşını siyasi muhatap hâline getirmek değil, milletin güvenliğini ve devletin egemenliğini korumaktır.” dedi
Türkiye'nin üniter devlet yapısının, pazarlık konusu yapılamayacağını hatırlatan Büyükşen, “ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Temmuz 2025'te Türkiye için, Osmanlı millet sistemini uygun bir model olarak değerlendiren açıklamaları da dikkat çekicidir. Türkiye Cumhuriyeti, etnik ve dinî topluluklar üzerinden değil, eşit vatandaşlık temelinde birleşmiş Türk milletinin egemenliği üzerine kurulmuştur.” ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ, TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİYASİ BEKLENTİLERİYLE ŞEKİLLENDİRİLEMEZ" İl Başkanı Büyükşen açıklamasına şu ifadelerle devam etti:
“PKK'nın arkasındaki uluslararası desteklerin ve örgütün siyasi hedeflerinin Türkiye'nin üniter ve ulus devlet yapısını hedef aldığı biliniyorken, bu açıklamalar nasıl görmezden gelinebilir? Sayın Uluay, bu tehdit ortadayken PKK elebaşına verilebilecek siyasi ve hukuki tavizlerin yarın Türkiye'nin üniter devlet yapısı, millî egemenliği ve anayasal düzeni açısından nelerin önünü açabileceği endişesini hiç mi taşımıyorsunuz?
Türkiye'nin geleceği, dışarıdan önerilen modellerle veya terör örgütünün siyasi beklentileriyle şekillendirilemez.”
Türkiye Cumhuriyeti bütünlüğünün, Zafer Partisi'nin kırmızı çizgisi olduğunu söyleyen Büyükşen, “Zafer Partisi olarak terörsüz bir Türkiye istiyoruz. Ancak bunun yolu terör örgütüyle siyasi pazarlık yapmak, elebaşını meşru muhatap hâline getirmek veya Türkiye Cumhuriyeti'nin millî ve üniter devlet yapısını tartışmaya açmak değildir.
Mücadelemiz hiçbir vatandaşımıza veya etnik kimliğe karşı değil; terör örgütüne, bölücülüğe ve Türkiye'nin millî bütünlüğünü hedef alan siyasi projeleredir.” şeklinde konuştu.
"NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!" Özcan Büyükşen şu ifadelerle açıklamasını sonlandırdı:
“Sayın Halil Uluay'a son kez soruyoruz: Terör gerçekten sona mı eriyor, yoksa yalnızca Türkiye sınırları dışına mı taşınıyor? Türk milletinin ihtiyacı temenni değil güvence, siyasi söylem değil somut sonuçtur. Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği, terör örgütünün elebaşının beklentilerine göre değil, Türk milletinin iradesine göre şekillenir. Ne mutlu Türküm diyene!
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 05 Kasım 2026 11:37 · Kaynak: kastamonuguncel.com