Batı Nil Virüsü Alarmı: Can Kaybı 51'e Yükseldi
- Yunanistan'da Batı Nil virüsü vakalarındaki artış endişe yaratıyor
- 2026 yılının başından 22 Ekim'e kadar ülkede 453 vaka tespit edilirken, hayatını kaybedenlerin sayısı 51'e yükseldi
Yunanistan'da Batı Nil virüsü vakalarındaki artış endişe yaratıyor. 2026 yılının başından 22 Ekim'e kadar ülkede 453 vaka tespit edilirken, hayatını kaybedenlerin sayısı 51'e yükseldi. Yoğun bakımda tedavi gören 12 kişinin bulunduğu bildirildi.
Salgının özellikle Atina ve çevresinde etkili olduğu belirtilirken Nea Smirni, Nea Filadelfia, Dafni, Nikaia ve Peristeri yüksek riskli bölgeler arasında gösterildi.
İklim değişikliği riski artırıyor
Marmara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Anabilim Dalı'ndan Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Turan, artan sıcaklıkların virüsü taşıyan Culex cinsi sivrisineklerin üremesini hızlandırdığını belirtti.
Turan, iklim değişikliği nedeniyle sivrisineklerin aktif kaldığı sürenin uzadığını, kuraklık ve göçmen kuşların hareketliliğinin de virüsün yayılmasını kolaylaştırdığını ifade etti.
Türkiye için de risk oluşturuyor
Yunanistan'daki vaka artışının Türkiye açısından da dikkate alınması gerektiğini belirten Turan, özellikle Trakya ve Ege kıyılarının risk altında olabileceğini söyledi.
Virüsün insandan insana doğrudan bulaşmadığını hatırlatan Turan, göçmen kuşların virüsü taşıyarak Türkiye'deki sivrisineklere bulaştırabileceğine dikkat çekti. Yunan adaları ile İzmir ve Muğla arasındaki yoğun ulaşım trafiğinin de sivrisineklerin taşınması açısından risk oluşturabileceğini belirtti.
Asya Kaplan sivrisineğine dikkat!
Turan, Asya Kaplan sivrisineğinin İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin birçok kıyı bölgesinde kalıcı hale geldiğini ifade etti.
Gündüz saatlerinde de saldırabilen bu türün, balkonlardaki saksı altları, kovalar ve atık lastikler gibi küçük su birikintilerinde üreyebildiğini belirten Turan, yalnızca gece yapılan ilaçlamaların mücadelede yeterli olmayabileceğini vurguladı.
Batı Nil virüsünün belirtileri neler?
Uzmanlar, sivrisinek ısırıklarının hafife alınmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Isırık sonrasında aşırı şişlik, su toplaması ve iltihaplı yaralar oluşması durumunda dikkatli olunması gerekiyor.
Özellikle ısırmadan sonraki 2-14 gün içerisinde ortaya çıkabilecek şu belirtiler önem taşıyor:
Yüksek ateş
Şiddetli baş ve kas ağrısı
Geçmeyen halsizlik
Ense sertliği
Bilinç bulanıklığı
Bu belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.
Sivrisinek ısırığında nelere dikkat edilmeli?
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, özellikle çocuklarda sivrisinek ısırıklarına karşı basit önlemlerin önemine dikkat çekti.
Diktaş, ısırılan bölgenin sabunlu suyla yıkanmasını, soğuk uygulama yapılmasını ve kaşımanın önlenmesini önerdi.
Kaşıntı ve şişlik durumunda antihistaminiklerin hekim veya eczacı önerisiyle kullanılabileceğini belirten Diktaş, kortizonlu kremlerin ise uygun durumlarda ve kısa süreli kullanılması gerektiğini ifade etti.
Ateş, akıntı, hızla yayılan kızarıklık veya ağrı görülmesi halinde evde tedaviyle zaman kaybedilmemesi gerektiğini vurguladı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Hava
Yayın: 30 Ekim 2026 10:21 · Kaynak: tvbolu.com.tr