Uzmandan Yozgat’a Kritik Uyarı! Bu Hastalık Sessizce Büyüyor
702px)" srcset=" 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü öncesinde yapılan açıklamalar, Türkiye’de Alzheimer ve diğer demans türleriyle yaşayan kişi sayısının önümüzdeki yıllarda ciddi şekilde artabileceğini gösteriyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, bugün yaklaşık 700 bin olduğu tahmin edilen hasta sayısının 2050’ye kadar 2 ila 2,5 katına çıkabileceğini belirterek erken belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Yozgat’ta özellikle ileri yaştaki vatandaşları ve ailelerini ilgilendiren önemli bir sağlık uyarısı gündeme geldi. 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, yaşlanan nüfusla birlikte Alzheimer ve diğer demans türlerinin önümüzdeki yıllarda çok daha fazla konuşulacağını belirtti.
Türkiye genelindeki tahminlere göre yaklaşık 700 bin kişi Alzheimer ve benzeri demans türleriyle yaşıyor. Nüfusun yaşlanmasıyla birlikte bu sayının 2050 yılına kadar 2 ila 2,5 katına çıkabileceği öngörülüyor.
Buradaki rakamların Yozgat’a özel olmadığını özellikle ayırmak gerekiyor. Ancak yaşlı nüfus oranının arttığı şehirlerde olduğu gibi Yozgat’ta da Alzheimer ve demans konusunda farkındalık giderek daha önemli hale geliyor.
Prof. Dr. Gömceli’nin paylaştığı bilgilere göre dünya genelinde yaklaşık 57 milyon kişi demansla yaşıyor.
Alzheimer hastalığının ise tüm demans vakalarının yaklaşık yüzde 60 ila 70’ini oluşturduğu belirtiliyor. Her yıl dünya genelinde yaklaşık 10 milyon yeni demans vakasının ortaya çıktığı ifade ediliyor.
Türkiye’de bugün yaklaşık 700 bin kişinin Alzheimer ve diğer demans türleriyle yaşadığı tahmin edilirken, nüfusun giderek yaşlanması nedeniyle bu rakamın ilerleyen yıllarda belirgin biçimde artabileceği değerlendiriliyor.
65 yaş üzerindeki nüfus oranının önümüzdeki yıllarda yüzde 23 seviyelerine ulaşmasının beklenmesi de Alzheimer’ı geleceğin önemli halk sağlığı sorunlarından biri haline getiriyor.
Alzheimer konusunda en sık yapılan hatalardan biri, unutkanlığı doğrudan yaşlanmanın doğal sonucu olarak görmek.
Uzmanlara göre Alzheimer, normal yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu değil. Hastalık, beyindeki sinir hücrelerinin zaman içinde zarar görmesiyle ortaya çıkıyor ve ilerleyen dönemlerde kişinin hafızasını, konuşma yeteneğini, yön bulma becerisini ve günlük yaşamını etkileyebiliyor.
Bu nedenle özellikle giderek artan ve günlük hayatı bozan unutkanlıkların “yaşlılıktandır” denilerek geçiştirilmemesi gerekiyor.
Alzheimer ve demansın erken dönem belirtileri kişiden kişiye değişebiliyor. Ancak bazı işaretler daha dikkat çekici kabul ediliyor.
Özellikle günlük hayatı etkilemeye başlayan unutkanlık, sık kullanılan kelimeleri bulmakta zorlanma, tanıdık yerlerde yön şaşırma ve günlük işlerin yapılmasında güçlük yaşanması durumunda uzman değerlendirmesi öneriliyor.
Bu tür belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden nöroloji uzmanına başvurulması, hastalığın erken dönemde değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.
Erken tanı hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor ancak tedavi ve destek sürecinin daha erken başlamasına yardımcı olarak kişinin yaşam kalitesine katkı sağlayabiliyor.
Alzheimer hastalığında en önemli risk faktörlerinden biri ileri yaş.
Bunun yanında yaşam tarzı ve bazı kronik hastalıklar da risk üzerinde etkili olabiliyor. Uzmanlar; yüksek tansiyon, diyabet, obezite, fiziksel hareketsizlik, sigara kullanımı, sosyal izolasyon ve kafa travmalarının Alzheimer ve demans riskini artırabilecek faktörler arasında bulunduğuna dikkat çekiyor.
Bu faktörlerin mümkün olduğunca kontrol altına alınması, özellikle ileri yaş döneminde beyin sağlığının korunması açısından önemli görülüyor.
Hastalığı kesin olarak önleyen bir yöntem bulunmasa da, riski azaltmak ve sağlıklı yaşlanmayı desteklemek için bazı alışkanlıklara dikkat edilmesi öneriliyor.
Haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapmak, Akdeniz veya DASH tipi beslenme düzenini benimsemek, tansiyon, kan şekeri ve kolesterolü düzenli takip etmek önerilerin başında geliyor.
Bunun yanında sosyal ve zihinsel olarak aktif kalmak, işitme ve görme sorunlarını ihmal etmemek, sigara ve aşırı alkolden uzak durmak, kaliteli uyku düzeni sağlamak ve kafa travmalarına karşı önlem almak da önemli adımlar arasında yer alıyor.
Alzheimer yalnızca hastayı değil, ailesini ve yakın çevresini de doğrudan etkileyen bir sağlık sorunu.
Bu nedenle özellikle ileri yaşta yakını bulunan Yozgatlı ailelerin davranış ve hafıza değişikliklerini dikkatle takip etmesi, şüpheli durumlarda profesyonel destek alınmasını teşvik etmesi büyük önem taşıyor.
Uzmanların Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla yaptığı açıklamalar, hastalıkta en önemli noktalardan birinin erken farkındalık olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Türkiye’de bugün yaklaşık 700 bin olduğu tahmin edilen Alzheimer ve demans hastası sayısının önümüzdeki yıllarda katlanabileceği öngörülürken, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi ve erken belirtilerin göz ardı edilmemesi giderek daha kritik hale geliyor.
702px)" srcset=" Yozgat’ta Yeni Tarım Kuralı! Yanlış Araziye Meyve Diken Yasal İşlemle Karşılaşabilir 702px)" srcset=" Yozgat’ta 41 Yıldır Aynı Lezzet!

Kategori: Sağlık
Yayın: 20 Eylül 2026 17:54 · Kaynak: yozgatcamlik.com