İngiltere Dışişleri Bakanı İsrail'e ateş püskürdü
The Rest Is Politics podcastinde Alastair Campbell ve Rory Stewart'ın sorularını cevaplayan İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, Gazze, İsrail hükümeti, iki devletli çözüm ve İngiltere'nin dış politikasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Miliband, özellikle "etnik temizlik" ve "savaş suçları" gibi ifadeler konusunda ne söylemesi ve ne kadar ileri gitmesi gerektiğini uzun süre düşündüğünü anlattı. "FİLİSTİNLİLERİN BAŞINA GELENLERE BAKIN" Miliband, mayıs ayı sonunda hayatını kaybeden annesinin, babasını ve 60 akrabasını toplama kamplarında kaybettiğini anlattı. Annesinin yaklaşık 20 yıl boyunca Filistinlilerin yaşadıklarıyla yakından ilgilendiğini söyleyen Miliband, Gazze konusunda nasıl bir tutum sergilemesi gerektiğini düşünürken sık sık onun ne söyleyeceğini düşündüğünü aktardı: "Annem bana'Filistinlilerin başına gelenlere bakın. Bu zavallı insanların yaşadıklarına bakın. Bu yanlış ve buna karşı çıkmalısınız.' diyebilir" "BU PEK DE ATEŞKES SAYILMAZ" Hamas'ın 7 Ekim saldırısını en güçlü şekilde kınadığını söyleyen Miliband, bunun Gazze'de daha sonra yaşananları haklı gösteremeyeceğini savundu. "Hepimiz Hamas'ın 7 Ekim'de yaptıklarını en güçlü şekilde kınıyoruz ancak o tarihten bu yana Gazze'de yaşananları hiçbir şey haklı çıkaramaz." Miliband, ateşkese rağmen can kayıplarının sürdüğünü öne sürerek şöyle devam etti: "Sözde ateşkesin başlamasından bu yana 1.200 Filistinli öldürüldü. Bu pek de ateşkes sayılmaz." "ANLATTIKLARI TARİF EDİLEMEZ" Gazze'de görev yapan yardım çalışanları ve bir doktorla görüştüğünü söyleyen Miliband, kendisine anlatılan insani koşullara da değindi. "Gazze'de çalışmış bir grup yardım görevlisi ve bir doktorla görüştüm. Anlattıkları gerçekten tarif edilemezdi. İlaçların geciktirilmesi ya da verilmemesi, çocukların ölmesi, insanların dışarı çıkamaması, nispeten basit tıbbi tedaviler için beklemek zorunda kalması... Liste uzayıp gidiyor. Bu tarif edilemez ve dehşet verici." Miliband ayrıca çift kullanımlı ürünlere yönelik kısıtlamaların çok sayıda temel ürünün Gazze'ye girişini engellediğini söyledi. Bunun "tamamen bilinçli bir strateji gibi göründüğünü" savunan İngiliz Bakan, bazı İsrailli bakanların sözlerinin, Gazze'deki Filistinlilerin bölgeden çıkarılması ve yerinden edilmesinin hedeflendiğini düşündürdüğünü dile getirdi. "İSRAİL HÜKÜMETİ HER YERDE MÜTTEFİK KAYBEDİYOR" İngiltere hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşimlerin genişlemesini hedef alan yeni yaptırımlarını da savunan Miliband, uluslararası kamuoyundaki tepkiye dikkat çekti. "İsrail hükümetinin dost kaybettiğini düşünüyorum. Müttefik kazanmıyor, müttefik kaybediyor. Her yerde müttefik kaybediyor." Yaptırımların sonuç verip vermeyeceğine ilişkin ise kesin konuşmayan Miliband, diğer ülkelerin de harekete geçmesi halinde tedbirlerin etkili olabileceğine değindi. "İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM YOK EDİLİYOR" Miliband, iki devletli çözüm konusunda da mevcut gidişata tepki gösterdi. "İki devletli çözümün sahadaki gerçekler tarafından yok edildiğini görüyoruz. İki devletli çözümün yok edildiğini görürken bu konuda basmakalıp sözler söylemek hiçbir işe yaramıyordu. Bu nedenle aldığımız bütün önlemler bu durumu değiştirmeyi amaçlıyordu." Yakın gelecekte iki devletli çözüm ihtimalini düşük gördüğünü söyleyen Miliband, "Önümüzdeki ay ya da gelecek yıl iki devletli bir çözüme ulaşacağımız düşüncesi pek olası değil. Ancak tamamen yanlış yöne doğru ilerliyoruz. Yönümüzü değiştirmemiz gerekiyor" diye konuştu. ABD İLE İLİŞKİLERİ DEĞERLENDİRDİ İngiltere'nin ABD ile değişen ilişkileri hakkında konuşan Miliband, Washington ile ittifakın önemini koruduğunu ancak Londra'nın Avrupa ve diğer ülkelerle ilişkilerini de güçlendirmesi gerektiğini paylaştı: "ABD ile ittifakımız önemlidir ancak dünyanın değiştiğini kabul etmemiz gerektiğini söylüyorsanız, özellikle Avrupa ile ilişkimizin ve Avrupa Birliği ile ilişkimizin önemi konusunda, aynı zamanda bunun ötesindeki orta ölçekli güçlerle de çalışmak konusunda yüzde yüz katılıyorum. Yapacağımız şey de tam olarak budur." İRAN KARARINI AÇIKLADI İran ile yaşanan çatışmanın başlangıcında İngiltere'nin askeri harekata katılmasını desteklemediğini söyleyen Miliband, Başbakan Keir Starmer'ın aldığı kararı savundu: "İran ile çatışmanın başlangıcında bu eyleme katılmamızdan yana değildim. Bence Keir Starmer doğru kararı verdi. Bunun zor bir karar olduğunu düşünüyorum çünkü İngiliz başbakanlarının genellikle yaptığı bir şey değil." Miliband, diplomatik açıdan önceliklerinden birinin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması olduğunu da söyledi. Boğazın kapalı olmasının İngiltere'deki hayat pahalılığı üzerinde etkili olduğunu savunan Miliband, mevcut krizden diplomasi yoluyla çıkılması gerektiğini söyledi.

Kategori: Siyaset
Yayın: 16 Eylül 2026 07:24 · Kaynak: turkiyegazetesi.com.tr