Mehmet Uçum'dan AYM çıkışı:'Yeni anayasa sürecini denetleyemez
- Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Anadolu Ajansı Analiz için kaleme aldığı yazıda TBMM'nin yeni anayasa yapma yetkisinin halkın iradesinden kaynaklandığını belirten Uçum, darbe dönemlerinde hazırlanan anayasaların dokunulmaz olmadığını ifade etti.
Uçum, Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) yeni anayasa yapma yetkisinin tartışma dışı olduğunu belirterek, milli egemenliğin tek meşru sahibinin halk olduğunu vurguladı.
Darbecilerin hazırladığı bir anayasanın yürürlükten kaldırılamayacağını savunmanın milli egemenliği ve demokrasiyi reddetmek anlamına geldiğini belirten Uçum, seçilmiş Meclisin halk adına yeni anayasa hazırlama yetkisine sahip olduğunu kaydetti.
Anayasa hukukunda yer alan asli ve tali kurucu iktidar ayrımını değerlendiren Uçum, seçilmiş demokratik meclislerin yalnızca mevcut anayasa üzerinde değişiklik yapabileceği görüşüne karşı çıktı.
Asli kurucu iktidar kavramının özellikle darbe, savaş ve olağanüstü dönemlerde ortaya çıkan güç odakları üzerinden değerlendirilmesinin doğru olmadığını ifade eden Uçum, demokratik meşruiyetin halkın iradesine dayandığını belirtti.
Uçum, olağan dönemlerde de yeni anayasa yapılabileceğini savunarak Türkiye'den 1924 Anayasası'nı, dünyadan ise Fransa, İspanya, Brezilya, Güney Afrika ve Polonya gibi ülkelerin anayasa süreçlerini örnek gösterdi.
TBMM'nin yeni anayasa hazırlama yetkisini halktan aldığını belirten Uçum, Meclisin bu süreçte asli kurucu irade olan halkın temsilcisi konumunda bulunduğunu ifade etti.
Uçum'a göre Meclisin hazırlayacağı yeni anayasanın kabul edilmesi için halkın onayına sunulması gerekiyor. Uçum, yeni anayasa hazırlanırken Türkiye'nin tarihsel ve toplumsal birikiminin, demokratik kazanımlarının ve temel hak güvencelerinin korunması gerektiğini de vurguladı.
Bu kapsamda anayasanın değiştirilmezlik ilkesinin de dikkate alınması gerektiğini belirten Uçum, Şili'de 2022 yılında halk oylamasına sunulan yeni anayasanın yüzde 62 oyla reddedilmesini örnek gösterdi.
Uçum'un değerlendirmesinde öne çıkan başlıklardan biri de Anayasa Mahkemesinin (AYM) yeni anayasa sürecindeki yetkisi oldu.
TBMM'nin yeni anayasa çalışmalarında iki farklı sıfatla hareket edeceğini belirten Uçum, Meclisin mevcut anayasa kapsamında görev yapan bir organ olarak faaliyet gösterdiğinde AYM denetimine tabi olduğunu, halk adına temsili kurucu irade olarak yeni anayasa hazırladığında ise bu denetimin dışında kalacağını savundu.
Meclisin mevcut Anayasa'nın 175'inci maddesindeki yöntemi tercih etmesinin de AYM'nin denetim yetkisini doğurmayacağını ifade eden Uçum, yeni anayasa sürecinin Meclis kararıyla başlatılabileceğini veya bu konuda özel bir kanun çıkarılabileceğini belirtti.
Uçum, yeni anayasa hazırlanmasına ilişkin karar ve işlemlerin AYM tarafından şeklen dahi denetlenemeyeceğini savundu.
AYM'nin hazırlanacak yeni anayasayı esastan denetleyebileceği yönündeki görüşleri de eleştiren Uçum, mevcut anayasal sistemde mahkemenin anayasa değişikliklerini yalnızca şekil bakımından inceleyebildiğini hatırlattı.
Uçum, yeni anayasanın AYM tarafından denetlenebileceğini savunmanın yargı yetkisinin sınırlarını aşan bir yaklaşım olacağını ifade etti.
Yüksek yargı mensuplarının yeni anayasa konusundaki görüşlerine başvurulabileceğini belirten Uçum, bunun ancak istişari nitelikte olabileceğini kaydetti.
Mehmet Uçum, değerlendirmesinin sonunda TBMM'nin halk adına temsili kurucu irade olarak yeni anayasa yapma yetkisine sahip olduğunu yineledi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 01 Kasım 2026 11:34 · Kaynak: habersunum.com