Habermetrik
← Ana Sayfa
03 Kasım 2026 21:03
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Rusya’dan ABD ve Avrupa ablukasını yarma hamleleri

Rusya’dan ABD ve Avrupa ablukasını yarma hamleleri
⏱️ 7 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Moskova Ekim sonunda iki önemli zirveye ev sahipliği yaptı
  • Birincisi: Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu (GECF- Gas Exporting Countries Forum)İkicisi: Rusya Afrika zirvesiGaz İhraç Eden Ülkeler Forumu (GECF- Gas Exporting Countries Forum) 28

Rusya, kendisini Avrupa’nın Yeni Sömürgecilik anlayışına karşı Afrika'nın "eşit ve bağımsız ortağı" olarak konumlandırma stratejisinde mesafe kat etmiş oldu... Moskova, Sahel bölgesi başta olmak üzere silah satışları ile Afrika'daki güvenlik mimarisinde belirleyici bir aktör olma iddiasını yeniledi Moskova Ekim sonunda iki önemli zirveye ev sahipliği yaptı.

Birincisi: Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu (GECF- Gas Exporting Countries Forum) İkicisi: Rusya Afrika zirvesi Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu (GECF- Gas Exporting Countries Forum) 28. Bakanlar toplantısı 26 Ekim’de, 8. Liderler zirvesi ise 27 Ekim’de Rusya’nın Başkenti Moskova’da yapıldı.

Forum toplantısında, Rusya ile İran arasında yapılan ikili görüşmelerde enerji alanındaki iş birliğinin genişletilmesine yönelik önemli adımlar atıldı. Öncelikle GECF’nin ne olduğuna ve nasıl çalıştığına göz atmakta fayda vardır.

GECF, doğal gaz üreten ve ihraç eden ülkeler için piyasa geliştirme, enerji güvenliği, arz ve talebi, sıvılaştırılmış doğal gaz taleplerini (LNG) ve yatırım ihtiyaçlarını tartışan hükümetler arası bir forumdur.19-20 Mayıs 2001 tarihinde İran'ın başkenti Tahran'da düzenlenen ilk Bakanlar Toplantısı ile kurulmuştur. Merkezi Katar’ın Başkenti Doha’da bulunmaktadır.

12 asil, 8 gözlemci üyesi bulunmaktadır. Asil üye ülkeler: Rusya, İran, Katar, Cezayir, Libya, Nijerya, Venezuela, Mısır, Ekvator Ginesi, Bolivya, Trinidad ve Tobago, Birleşik Arap Emirlikler Gözlemci ülkeler: Angola, Azerbaycan Cumhuriyeti, Irak, Malezya, Moritanya, Mozambik, Peru ve Senegal GECF’nun 12 asil üyesi, dünyanın kanıtlanmış doğal gaz rezervlerinin yaklaşık%70'ine, ticari doğal gaz üretiminin%38'ine, küresel doğal gaz ihracatının%42'sine ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatının%47’sine sahipler.

GECF’in bu yılki toplantısı; Rusya-Ukrayna, ABD-İran, Suudi Arabistan -Yemen savaşları ve ABD’nin yaptırımları nedeni ile enerji arz krizlerinin yaşandığı bir dönemde yapıldı. Bu krizden en çok Avrupa kıtası etkilenmektedir.

Böylesi bir dönemde toplanan GECF’in de gündeminde doğal olarak bu konular vardı. Formun açılış konuşmasını yapan Putin, gazın dünya enerji dengelerindeki yerine dikkat çekerek, "Dünya enerji dengesinin dörtte biri gaza dayanıyor.

Geçen yıl tüketim yüzde 1,2 artışla 4,2 trilyon metreküpe ulaştı. Yüzyılın ortasında küresel talebin 5,5 trilyon metreküpe çıkması bekleniyor" dedi. Putin, gaz piyasasında arz güvenliğinin önemine vurgu yaparak, "Bazı ülkelerin Rusya'yı gaz piyasasından dışlama girişimleri, başta Avrupa olmak üzere tüketiciler için ağır maliyetler doğuruyor" ifadelerini kullandı.

Putin, Avrupa'nın Rus enerjisinden vazgeçmesini "kendi sanayisine ve sosyal alanına darbe" olarak nitelendirdi. "Rus gaz boru hatlarına yönelik terör saldırıları gerçekleştirildi, bazı ülkeler ekipman ve teknoloji tedarikine engeller koydu.

Tüm bunlar piyasada belirsizlik yaratıyor" dedi. Putin ayrıca, "Rusya'ya yönelik yaptırımların sonuçlarından en çok Avrupa'daki haneler ve işletmeler zarar görüyor" diye ekledi. Forumun diğer bir konuşmacısı İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD’nin yaptırımlarını “ekonomik terörizm" olarak nitelendirdi.

Pezeşkiyan, “ABD ve Siyonist rejimin İran'a yönelik askeri saldırganlığı, enerji güvenliğine yönelik en tehlikeli eylemlerden biridir. Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlık tüm dünya ekonomisini tehdit ediyor" dedi. İran lideri, yaptırımlara rağmen gaz üretimini 300 milyar metreküpe çıkardıklarını ve dünyanın üçüncü büyük üreticisi olduklarını belirtti.

Toplantı sonunda Moskova Deklarasyonu kabul edildi Forum sonunda kabul edilen Moskova Deklarasyonunda, ABD’nin yaptırımlarının kabul edilemez olduğu belirtildi. Gaz piyasasında arz güvenliğinin sağlanması, altyapıya yönelik tehditlere karşı iş birliği ve gelişmekte olan ülkelerin enerji erişiminin kolaylaştırılması taahhüt edildi.

Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumunda (GECF) yapılan değerlendirmelerde; 2055'e kadar dünya doğalgaz talebinin 5.5 Trilyon metreküpe ulaşacağı, sıvılaştırılmış doğalgazın (LNG) küresel doğalgaz ticaretindeki payının 2055'e kadar yüzde 64'e ulaşacağı belirtildi. 2055 yıllarında dünya doğalgaz talebinin%84’nün yeni sahalardan karşılanacağı öngörülmekte.

Dünya enerji tüketiminin%25’nin doğalgazla karşılandığını dikkate aldığımızda GECF ve çalışmalarının ne kadar önemli olduğu anlaşılır olur. Dünya doğalgaz rezervlerinin birincisi Rusya ve ikincisi İran, ABD’nin tüm engellemelerine rağmen gelecek öngörüleri ışığında sektöre öncülük etme iddiasını sürdürmek için yeni adımlar atmaktalar.

Rusya ile İran arasında enerji iş birliği genişliyor. 1-Rusya ile İran arasında gaz takası anlaşması yapıldı. Bu anlaşma kapsamında Rusya’dan Azerbaycan üzerinden İran’a yapılacak olan doğalgaz boru hattı projesinin inşasına başlanması kararı alındı.

Bu boru hattı ile yıllık 55 milyar metreküp gaz taşınması hedeflenmektedir. Boru hattı çift taraflı çalışacak şekilde tasarlanacak. Başlangıçta Rusya’dan İran’ın kuzey bölgelerine doğalgaz verilecek, karşılığında İran’ın güney bölgesinden çıkarılan doğalgaz LNG olarak Rusya’ya verilecek.

Böylece ABD’nin yaptırımları belli ölçüde bypass edilmiş olunacak. 2- Petrol sektörünün geliştirilmesi için İran’daki dört büyük petrol sahasında üretim geliştirilmesi ve alt yapı çalışmaları Rusya tarafından yürütülmekte.

Bu çalışmaların hızlandırılması ve İran petrol ve doğalgazının dünya piyasalarına ihracı için yeni çalışmalar yapılacak. 3-Yapımı Rusya tarafından sürdürülen, İran’daki Buşehr Nükleer Enerji Santrali inşasının hızlandırılması ve enerji altyapısının güçlendirilmesi kararları alındı.

4- Putin ile Pezeşkiyan arasındaki baş başa görüşmede, ABD’nin İran’a saldırıları, Hürmüz boğazının durumu ve Ortadoğu’daki gelişmelerin ayrıntılı olarak değerlendirildiği bildirildi. Ayrıca İran, Libya, Katar heyetleri ortak bir toplantı yaparak enerji sektöründe ortaklaşma, altyapılarının geliştirilmesi konusunda güç birliği yapmayı taahhüt ettiler.

GECF toplantısında yapılan değerlendirme ve öngörülere bakıldığında önümüzdeki 30 yılda doğalgazın dünya enerji tüketimi içerisinde payı giderek artacak. Bu artış sektörün büyük yatırımlar ve iş birlikleri yapmasını gerektirecek.

Boru hatlarındaki arz güvenliği sorunları nedeniyle, bugün dünya gaz tüketimindeki payı%14 civarında olan LNG’nin 30 yıl içinde%64’e çıkarılması planlanmaktadır; bu durum, sektörde çok büyük yatırımların gerçekleşeceği anlamına gelmektedir. Rusya ve İran; bu toplantı kapsamındaki kararları ve açıklamalarıyla, küresel piyasaların gelecek yıllardaki gaz talebini karşılayabilecek ve gerekli arz altyapısını tesis edebilecek imkanlara sahip olduklarını kamuoyuna duyurmuş oldu.

ABD ise çatışma alanları oluşturarak arz güvenliğini tehlikeye atıyor ve ekonomik yaptırımlar vasıtasıyla altyapı yatırımlarını sekteye uğratıyor. ABD yaptırımları sadece ekonomik zarar vermekle kalmıyor; Avrupa ve ABD menşeli petrol ve doğalgaz ekipmanlarının yanı sıra, çıkarma, arz ve depolama süreçlerinde ihtiyaç duyulan teknik ekipmanların tedarikini de sekteye uğratıyor.

Rusya ve İran uzun yıllardır tüm sektörlerde kendisine yetebilecek bir yaklaşımla endüstrisini geliştirmekteler. Ancak ABD ve Avrupa ülkeleri uzun yıllardır Rusya, Çin ve İran ürünlerinin kendi normlarına uygun olmadığı propagandası ve şartnamelerle engellemeye çalıştılar.

Bu yöntemle başarılı olamayan ABD şimdi ise ağır yaptırımlarla engel olmaya çalışıyor. Rusya ve İran bu engelleri aşmanın yollarını arıyor. Rusya, Afrika’daki etki alanlarından vaz geçmiyor. Moskova, GECF toplantısından bir gün sonra 28-29 Ekim’de üçüncü Rusya-Afrika zirvesine ev sahipliği yaptı.

Zirve 48 Afrika ülkesinden temsilcilerin ve 22 devlet başkanının katılımıyla gerçekleşti. Moskova’nın ev sahipliğinde “Barış, Güvenlik ve Kalkınma” mottosuyla düzenlenen zirve kapsamında ticaret, yatırım, enerji, savunma ve teknoloji alanlarında toplam 146 anlaşma ve belge imzalandı.

Zirve’nin Rusya bakımından kazanımları üç madde halinde sıralanabilir; 1-Ukrayna savaşı nedeniyle ABD ve Batı tarafından izole edilmeye çalışılan Moskova, zirvede 48 Afrika ülkesinin heyetini ve 22 Lideri (Devlet/Hükümet Başkanı) ağırlayarak küresel düzeydeki diplomatik ağırlığını göstermiş oldu. 2023 St.

Petersburg Zirvesi’ndeki lider katılımı sayısı (17 lider) aşılmış ve bu durum Moskova için Avrupa’ya verilmiş güçlü bir mesajdır. 2- Rusya, kendisini Avrupa’nın Yeni Sömürgecilik anlayışına karşı Afrika'nın "eşit ve bağımsız ortağı" olarak konumlandırma stratejisinde mesafe kat etmiş oldu.

Rusya’nın zirvede Afrika Birliği’nin BM Güvenlik Konseyi'nde daimî üyelik kazanmasına destek verdiğini açıklaması, kıtadaki siyasi desteğini güçlendirecektir. 3-Moskova, Sahel bölgesi başta olmak üzere silah satışları ile Afrika'daki güvenlik mimarisinde belirleyici bir aktör olma iddiasını yeniledi.

Rosatom (Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu) aracılığıyla nükleer ve sivil enerji yatırımlarını yeni anlaşmalar ve mutabakatlarla uzun vadeli stratejik bağlar kurmaya çalışmaktadır. Rusya, GECF Forumu ve Afrika Zirvesi ile ABD ve Avrupa karşısında kolay lokma olmadığını kanıtladı.

Bu zirveler sayesinde siyasi ve diplomatik hedeflerinde önemli bir yol kateden Moskova'nın ekonomik hedeflerini gerçekleştirmesi ise ancak varılan anlaşmaların ve belirlenen projelerin hayata geçirilmesiyle mümkün olacaktır.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: artigercek.com
Haber metni ve görseller artigercek.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Ekonomi
Yayın: 03 Kasım 2026 21:03 · Kaynak: artigercek.com
Kaynağı Oku ↗