Fon krizinde neler kaybettik?
- Memleketimizin çok sorunu var elbette
- Saymaya kalksak bitiremeyiz
Memleketimizin çok sorunu var elbette. Saymaya kalksak bitiremeyiz. Hadi biz yine sadece ekonomi ile alakalı olan sorunlarına odaklanalım. Orada da sorunlar bitmiyor. Ama en büyük problem yolsuzluk. Yarım milyon insanı doğrudan, milyonları dolaylı yoldan vuran bu kriz, sadece bir finansal çöküş değil; toplumsal güvenin de eridiği tarihî bir eşiktir.
Güven erozyonu 6 buçuk trilyondan çok daha beter bir kayıp. BÜYÜK YIKIMSon yaşanan fon krizinde yaklaşık 455 bin, yani neredeyse YARIM MİLYON yatırımcımız büyük bir mağduriyet yaşadı. Dile kolay diyeceğim de dile bile kolay değil.
Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) kayıtlarında adları geçen bu kurgunun sorumlularının ve aktörlerinin kim olduğu da hâlâ meçhul durumda. Bizi bu zarara uğratanların kim olduğunu hâlâ tam anlamıyla bilmiyoruz! Doğrudan yaklaşık 2 trilyon TL, dolaylı yoldan ise borsadaki kayıplarla birlikte 4 buçuk trilyon TL bu süreçte buharlaştı.
Böylece Borsa İstanbul toplamda 6,5 TRİLYON TL kayıp yaşadı! Bu devasa rakamı zihinlerde somutlaştırmak gerekirse bu kayıp, Türkiye'deki her bir kişi başına yaklaşık 80 BİN TL demekti! Kundaktaki bebekten yaşlıya, öğrenciden emekliye kadar her vatandaşın payına düşen acı tablo işte bu rakamdır.
6,5 trilyon lira ne anlama geliyor? Ankara’da 6,5 milyon TL’lik lüks bir evden tam BİN tane aldığınızı düşünün. Bu, 3 bin kişilik koca bir belde demektir. Yetmez, bunu bir de BİN ile çarpın: 1 MİLYON LÜKS EV eder! Tüm koca Bursa şehri veya Yozgat’ın 7 katı büyüklüğündeki bir yerleşim yerindeki tüm konutların yok olması demektir.
ERİYEN BORSAMIZKrizin etkilerini çarpanlarıyla incelediğimizde tablo daha da vahimleşmektedir. Hane başına ortalama 3 kişi varsayarsak bu krizden yaklaşık 1 buçuk milyon insan doğrudan ya da dolaylı olarak sarsıldı. Yalnızca fonlarla ilgisi olmayıp Borsa İstanbul'da yatırımı bulunan sıradan yatırımcılar bile bu dalgadan nasibini aldı; çünkü borsa 14.000 seviyelerinden 10.000 seviyelerine kadar geriledi.
Bu da yatırımcıların mal varlıklarında yaklaşık%30'luk keskin bir erime meydana getirdi.● Doğrudan Mağduriyet: Yaklaşık yarım milyon doğrudan fon yatırımcısı.● Dolaylı Yıkım: Borsa İstanbul genelinde yaşanan%30'luk sermaye erimesi.● Ülke Riski: Artan risk primleri nedeniyle Türkiye'nin uluslararası alanda yatırım çekme kabiliyetinin zayıflaması.2000 ve 2008 krizlerini gölgede bırakacak nitelikteki bu sarsıntı, makroekonomik istikrarımıza doğrudan darbe vurdu. Hükümetin mali disiplin araçları ve atacağı adımlar bu noktada hayati önem taşıyor.
Ekonomi yönetimi ve ilgili kurumlar, bu vurgunun arkasındaki odakları ivedilikle aydınlatmalı, hak arayan vatandaşların kimlere karşı ses yükselteceğini net bir şekilde ortaya koymalıdır. Adalet ve şeffaflık tesis edilmeden bu yaraların sarılması mümkün değildir.
ZOR AMA DERS ÇIKARALIMTürkiye’nin geleceği, toplumsal kesimlerin ve dar gelirli kitlelerin haklarını koruyan, adil paylaşımı esas alan, dengeli ve üretim merkezli bir modele geçmek zorundadır. Bu ekonomik sistem bunu karşılayamıyor.
Eski bakanların bu çarpıklıktan yararlanarak kazanç sağlaması artık bir şeylerin değişmesi gerektiğini çok net şekilde gösteriyor. Siyasi ve ekonomik arenada yüksek itibara sahip, toplumun her kesiminin (solundan sağından inançlı kesimine kadar geniş bir mutabakatla) desteğini alabilecek kapsayıcı bir sistem inşa etmeliyiz. Hakikate yakın, yalana beri kalın, hoşça kalın.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Ekonomi
Yayın: 06 Kasım 2026 06:29 · Kaynak: yeniankara.com.tr