Habermetrik
← Ana Sayfa
Bursa/Harmancık 04 Kasım 2026 10:39 · Güncelleme 10:45
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

CHP’li Sarıbal: Çiftçi sadaka değil, emeğinin hakkını istiyor!

CHP’li Sarıbal: Çiftçi sadaka değil, emeğinin hakkını istiyor!
Görsel kaynağı: mansetx.com
⏱️ 6 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 7 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, artan üretim maliyetlerine karşılık ürün fiyatlarının çiftçinin beklentisini karşılamadığını belirterek kamusal alım ve gerçek maliyetlere dayalı taban fiyat çağrısı yaptı

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, düzenlediği basın

toplantısında tarımsal üretimde yaşanan sorunları, üreticilerin alım fiyatlarına ilişkin

Tarımın halkın gıda güvencesi, gıda hakkı ve gıda egemenliği açısından taşıdığı önemi

vurgulayan Sarıbal, iktidar temsilcilerinin tarımı defalarca millî güvenlik meselesi olarak

tanımlamasına rağmen üreticiyi koruyacak politikaları uygulamadığını söyledi.

Mazotun litre fiyatının bir yılda 55–56 liradan 100 lira düzeyine yükseldiğini, gübre

fiyatlarında da yüksek artışlar yaşandığını belirten Sarıbal, TÜİK’in açıkladığı rakamların

halkın karşı karşıya olduğu gerçek enflasyonu yansıtmadığını ifade etti.

“Açıklanan fiyatlar piyasada uygulanmıyor”

Buğdayda ton başına 16 bin 500 lira, arpada ise 12 bin 750 lira olarak açıklanan alım

fiyatlarının üreticinin maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını belirten Sarıbal, buğdaydaki

fiyat artışının yüzde 22,2, arpadaki artışın ise yüzde 15,9 olduğunu kaydetti.

TMO’nun alımlarının piyasayı güvence altına alacak düzeye ulaşmadığını söyleyen

Sarıbal, açıklanan fiyatların bütün üreticiler için geçerli olmadığını vurguladı. Özel sektörde

buğdayın kilogramının 12–13 liraya, arpanın ise 9–10 liraya kadar düşen fiyatlarla

alındığını belirten Sarıbal, kamu kurumlarının açıkladığı fiyatların piyasada üreticiyi

koruyan bir taban oluşturması gerektiğini söyledi.

Ayçiçeğinde yüzde 44 yağ oranlı ürün için açıklanan 37 liralık ön alım fiyatının da

maliyetleri karşılamadığını ifade eden Sarıbal, dekardan alınan ürün miktarı düştükçe

kilogram maliyetinin yükseldiğini anlattı. Sarıbal, fındıkta ise 275–300 lira fiyat talep

ettiklerini, yaklaşık 250 lira düzeyindeki alım fiyatına rağmen piyasada fiyatların 150–160

liraya kadar gerilediğini söyledi.

Yaş çayda kilogram başına 35 lira olarak açıklanan alım fiyatına da değinen Sarıbal,

üreticilerin emeğinin karşılığını alamadığını, bazı üreticilerin bahçelerini kendileri toplamak

yerine aracılara bırakmak zorunda kaldığını belirtti.

Sarıbal, taleplerini şöyle dile getirdi:

“Hiç olmazsa bu rakamlar taban fiyat olsun. Neye göre taban fiyat? Gerçek üretim

maliyetlerine göre.”

Pancar ve çeltikte beklenti karşılanmadı

Şeker pancarında üreticinin ton başına 4 bin–4 bin 500 lira arasında fiyat beklediğini

hatırlatan Sarıbal, kota tamamlama primi dahil açıklanan 3 bin 720 liralık fiyatın bu

beklentinin altında kaldığını söyledi. Üreticilerin nakliye desteği talebinin de

karşılanmadığını belirten Sarıbal, çiftçinin hasat döneminde borcunu ödeyemez duruma

getirildiğini ifade etti.

Çeltikte de üreticinin kilogram başına 50–55 liralık beklentisinin karşılanmadığını söyleyen

Sarıbal, piyasa fiyatlarının 40 lira civarında seyretmesinin üreticinin kaybını büyüttüğünü

kaydetti.

Çiftçinin tam da ürününü satıp gelir elde etmesi gereken dönemde zarar ettiğini vurgulayan

Sarıbal, bankalara ve girdi sağlayanlara yapılacak ödemelerin hasat döneminde biriktiğine

dikkat çekti.

Pamuk üreticisi zarar ederken ithalata milyarlarca dolar

Pamuğun tekstil ve konfeksiyondan yağ ve yem sanayisine kadar pek çok alanda

kullanılan stratejik bir ürün olduğunu belirten Sarıbal, kütlü pamukta maliyetin verime bağlı

olarak kilogram başına 40 liradan 50–55 liraya kadar çıkabildiğini söyledi. Buna karşılık

yaklaşık 41 liralık fiyatın, özellikle düşük verimle üretim yapan çiftçinin maliyetini

karşılamadığını ifade etti.

ödendiğini hatırlatan Sarıbal, pamuk küspesi ve diğer ürünler için yapılan ithalatın bu

tutarın dışında olduğunu belirtti. Sarıbal, ithalata ayrılan kaynaklara karşılık yerli üreticinin

beklentilerinin karşılanmadığını söyledi.

“Üzümle birlikte Anadolu’nun üretim kültürünü kaybediyoruz”

Kuru üzümden sofralık ve şaraplık üzüme kadar üreticilerin ağır bir gelir kaybıyla karşı

karşıya olduğunu belirten Sarıbal, Manisa’da kuru üzümde maliyet ve fiyat beklentisinin

altında kalan alım fiyatlarının daha da gerilediğini anlattı. Sofralık üzümde de fiyatların

10–12 lira düzeyine düştüğünü, bazı bölgelerde bu fiyatlardan bile alıcı bulunamadığını

söyledi.

Elazığ’da üreticilerin satamadıkları üzümleri kesip yere bırakmak zorunda kaldığını belirten

Sarıbal, ürünün bağda kalmasının gelecek yılın üretimini de olumsuz etkilediğini ifade etti.

Cumhuriyet’in 1944’te TEKEL eliyle kurduğu Elazığ Şarap Fabrikası’nın 2004’te

özelleştirilmesi ve daha sonra kapatılmasının ardından üreticinin önemli bir alıcıyı

kaybettiğini hatırlatan Sarıbal, üzüm üreticilerinin özel firmalara bağımlı bırakıldığını

söyledi. Elazığ’da binin üzerinde çiftçinin ürününü satacak yer bulamadığını belirten

Sarıbal, kamu kurumlarıyla alım yapabilecek şirketleri çözüm üretmeye çağırdı.

Öküzgözü, Boğazkere, Kalecik Karası ve Hasandede gibi yerel çeşitlerin geleceğine de

dikkat çeken Sarıbal, şunları söyledi:

“Değerlerimizi kaybediyoruz. Bir dili kaybetmek neyse, bir kültürü kaybetmek neyse, biz

geleceğimizi kaybediyoruz. Anadolu topraklarının önemli ürünlerini kaybediyoruz ve ne

yazık ki iktidar sadece seyrediyor.”

“Kamu alım yapsın, çocuklar meyve yesin”

Narenciyede yüksek rekolteye rağmen ürünün dalında alıcı bulamadığını belirten Sarıbal,

kilogram başına 5–7 liralık fiyatların hasat giderlerini bile karşılamakta yetersiz kaldığını

söyledi.

Kamu kurumlarının devreye girmesi gerektiğini vurgulayan Sarıbal, Millî Eğitim, Ticaret,

Sanayi ve Tarım bakanlıklarına çağrıda bulundu. Üreticiden alınacak mandalina ve

portakalın okullarda öğrencilere dağıtılabileceğini belirten Sarıbal, “Halkımız meyve yesin”

dedi.

Zeytinde de yüksek rekoltenin üreticinin kazancına dönüşmediğini ifade eden Sarıbal,

yağlık zeytinde fiyatların 10 liraya kadar düştüğünü, bazı üreticilerin hasat yapamadığını

söyledi.

İhracatta pazar kayıpları, yükselen nakliye maliyetleri ve sınır kapılarındaki sorunlara da

değinen Sarıbal, üreticinin ve ihracatçının bu sorunlarla tek başına mücadele

edemeyeceğini belirtti. Ürünlerin taşınmasını kolaylaştıracak desteklerin sağlanmasını ve

ihracatın desteklenmesini istedi.

“Trilyon faize veriyorsunuz, neden çiftçiye yok?”

Tarımda izlenen politikaları “ithalat, sözleşmeli tarım ve ne hâlin varsa gör” sözleriyle

eleştiren Sarıbal, çiftçinin üretimin bütün yükünü üstlenmesine rağmen yalnız bırakıldığını

söyledi.

“Çiftçi sadaka değil, emeğinin hakkını istemektedir” diyen Sarıbal, tarımsal üretimin kamu

yararı taşıdığının görülmesi gerektiğini vurguladı. Kamucu, planlı ve çiftçiyi koruyan bir

üretim modelinin hayata geçirilmesini isteyen Sarıbal, kaynakların kullanımına ilişkin şu

tepkiyi gösterdi:

“İthalata verdiğiniz paranın çok az bir kısmıyla bunların hepsi olur. Çiftçi ayakta kalır.

Gelecek sene de üretimine devam eder. Niçin yapmıyorsunuz bütün bunları? Trilyon faize

veriyorsunuz. Neden çiftçiye yok?”

Fon yolsuzluğu: “97,3 milyar lirayı hangi kaynaktan ödediniz?”

Basın toplantısının son bölümünde fon yolsuzluğuna ilişkin açıklamaları değerlendiren

Sarıbal, olayın siyaset, bürokrasi, özel sektör ve medya bağlantılarının bütün boyutlarıyla

ortaya çıkarılmasını istedi.

Soruşturmaya ilişkin “kapsamlı suçlar” ifadesini eleştiren Sarıbal, olayın örgütlü suç

boyutuyla ele alınması gerektiğini söyledi. Belediye soruşturmalarıyla fon

soruşturmasındaki yaklaşım farkını da eleştiren Sarıbal, sorumluların ve bağlantılarının

açıklanmasını talep etti.

Kamuoyuna açıklanan 247 bin 839 yatırımcıya 97,3 milyar lira ödeme yapıldığı, ayrıca

178 bin 537 tekil yatırımcının yaklaşık 76 milyar liralık anaparasının karşılandığı

yönündeki bilgileri hatırlatan Sarıbal, Adalet Bakanı’nın gönüllü iadeler kapsamında

yaklaşık 30 milyar lira değerinde para, taşınmaz ve hisse senedinin geri verildiğini

açıkladığını belirtti.

İade edildiği belirtilen varlıkların tamamının nakit olmadığına dikkat çeken Sarıbal, şu

soruyu yöneltti:

“Bu 97,3 milyar lirayı nereden, hangi kaynaklardan ödediniz? Niye açıklamıyorsunuz? Artık

bu saatten sonra topluma bu bilgileri açık ve net sunmak gerek.”

“Kim ne kadar aldı, kim ne kadar iade etti?”

Açıklanan toplam ödeme tutarının yatırımcı sayısına bölünmesiyle ortalama yaklaşık 392

bin 594 lira çıktığını belirten Sarıbal, ödeme yapılan yatırımcıların toplam alacağının ne

kadar olduğunun da açıklanması gerektiğini söyledi.

Yaklaşık 30 milyar liralık iadeyi yapanların kimler olduğunu soran Sarıbal, bu kişi ve

şirketlerin elde ettikleri kazançla geri verdikleri tutarların ayrı ayrı ortaya konulmasını istedi.

İade etmeyenlerin kimler olduğu, üzerlerinde ne kadar para bulunduğu ve haklarında

hangi işlemlerin yapıldığı sorularının da yanıtsız kaldığını belirtti.

Sarıbal, yatırımcılara ödenmeyi bekleyen toplam tutarın ve sorumluların mal varlıklarına

yönelik işlemlerin açıklanmasını talep ederek, “Hâlâ sadece rakamlar ama rakamların

detayları yok” dedi.

Stopajın tutarı ve iade talepleri açıklansın

Fon işlemlerinden kesilen stopaja da değinen Sarıbal, soruşturmaya konu işlemlerden ne

kadar vergi tahsil edildiğini sordu. Yatırımcıların kendilerinden kesilen stopajın iadesini

talep ettiğini belirten Sarıbal, bu talebin karşılanmasına yönelik hukuki ve yasal düzenleme

beklentisini dile getirdi.

Sarıbal, fon mağdurlarının yaşadığı sorunların zamana bırakılarak unutturulamayacağını

vurgulayarak, sorumluların açıklanmasını ve yatırımcıların sesinin dinlenmesini istedi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: mansetx.com
Haber metni ve görseller mansetx.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Tarım · Bölge: Bursa/Harmancık
Yayın: 04 Kasım 2026 10:39 · Kaynak: mansetx.com
Kaynağı Oku ↗