Bayer'den tarımda dengeleri değiştirecek hamle: Hedef 85 milyar dolarlık pazar
- Alman ilaç ve tarım teknolojileri şirketi Bayer, tarım sektöründe gübre kullanımını azaltabilecek yeni bir teknoloji için önemli bir adım attı
Alman ilaç ve tarım teknolojileri şirketi Bayer, tarım sektöründe gübre kullanımını azaltabilecek yeni bir teknoloji için önemli bir adım attı. CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekonomi, iş dünyası, piyasalar ile ilgili en güvenilir ve en detaylı haberlere en hızlı şekilde ulaşın. + Ekle BigGo Finance'nin haberine göre şirket, California Üniversitesi Davis (UC Davis) tarafından geliştirilen gen düzenleme teknolojisinin ticari lisansını alarak havadaki azottan yararlanabilen yeni tahıl çeşitleri geliştirmeye hazırlanıyor.
Buğday, mısır ve pirinç gibi temel tarım ürünlerinin sentetik azotlu gübreye bağımlılığını azaltmayı amaçlayan teknoloji, tarımsal üretim maliyetlerinde ve küresel gübre pazarında önemli değişimlerin önünü açabilir. Buğdayın gübre ihtiyacını azaltacak teknolojiCRISPR gen düzenleme yöntemine dayanan teknoloji, bitki köklerinden salgılanan maddelerin yapısını değiştirerek topraktaki azot bağlayıcı bakterilerin kök çevresinde toplanmasını sağlıyor.
UC Davis Öğretim Üyesi Eduardo Blumwald liderliğindeki araştırma ekibi, buğdayda doğal olarak bulunan apigenin adlı bileşiğin üretimini artırdı. Köklerden toprağa salınan apigenin, azot bağlayıcı bakterileri çekerek atmosferdeki azotun bitkilerin kullanabileceği forma dönüştürülmesine yardımcı oluyor.
Denemelerde, genetik olarak düzenlenen buğdayın son derece düşük azotlu gübre kullanılan koşullarda kontrol grubundan daha yüksek verim sağladığı görüldü. Bayer'in hedefinde 85 milyar dolarlık üre pazarı varBayer Kamu İlişkileri ve Sürdürülebilirlik Başkanı Matthias Berninger, teknolojiyi sektörün uzun süredir ulaşmaya çalıştığı en önemli hedeflerden biri olarak değerlendirdi.
Berninger, yeni yöntemin gübreye bağımlı tarım ürünlerinde köklü bir dönüşüm yaratabileceğini belirterek bunun şirket açısından büyük bir fırsat olduğunu söyledi. Küresel büyüklüğü 85 milyar dolar olarak belirtilen üre pazarına dikkat çeken Berninger, teknolojinin yaygınlaşması halinde çiftçilerin gübreye ayırdığı harcamaların bir bölümünün tohumlara kayabileceğini ifade etti.
Bu dönüşümün Bayer için yeni bir gelir kaynağı oluşturabileceği değerlendiriliyor. Gübre ithalatına bağımlılık azalabilirTeknolojinin stratejik önemi, küresel gübre tedarik zincirinde yaşanan kırılganlıklarla da bağlantılı.
Dünya genelindeki gıda üretiminin yaklaşık yarısı sentetik gübre kullanımına dayanırken bu ürünlerin üretimi ve kullanımı önemli miktarda sera gazı emisyonuna neden oluyor. Soya fasulyesi gibi baklagiller köklerindeki bakteriler sayesinde atmosferdeki azottan yararlanabilirken buğday, mısır ve pirinç büyük ölçüde sentetik gübreye ihtiyaç duyuyor.
Dünyadaki günlük kalori tüketiminin yaklaşık yarısını karşılayan bu üç ürünün gübre ihtiyacının azaltılması, hem üretim maliyetleri hem de gıda güvenliği açısından kritik görülüyor. İran'daki savaşın gübre tedarikini aksatması ve fiyatları yükseltmesi de ithalata bağımlılığın oluşturduğu riskleri yeniden gündeme taşıdı.
Avrupa'dan gen düzenleme teknolojilerine yeşil ışıkAvrupa Parlamentosu'nun haziran ayında yeni genomik tekniklerle geliştirilen bitkilere ilişkin düzenlemeleri onaylaması da sektör açısından önemli bir gelişme oldu. Yeni düzenlemeler, gen düzenleme yöntemiyle geliştirilen tarım ürünlerinin pazara sunulmasına yönelik süreçlerde yeni bir çerçeve oluşturuyor.
Bayer, bu alandaki çalışmalarını yalnızca bitkilerin genetik yapısını değiştirmekle sınırlı tutmuyor. Şirket, Stanford Üniversitesi araştırmacıları tarafından kurulan biyoteknoloji girişimi Switch Bioworks ile de işbirliğine gitti.
Bu ortaklıkta, bitki genleri yerine köklerde yaşayan mikroorganizmaların genetik yapısının değiştirilerek azot alımının artırılması hedefleniyor. Ticarileşmesi 2030'lu yılları bulabilirTeknolojinin yarattığı beklentiye rağmen Bayer, ticari kullanım konusunda temkinli bir yaklaşım benimsiyor.
Şirket, gen düzenleme teknolojisinin piyasaya sunulmasının gelecek on yılı bulabileceğini ve araştırmaların beklenen sonuçları vermesinin henüz kesin olmadığını belirtiyor. Bu nedenle teknolojinin Bayer'in kısa vadeli finansal sonuçlarına önemli bir katkı sağlaması beklenmiyor.
Ancak başarılı olması halinde yeni nesil tahılların, uzun vadede tohum ve gübre sektörlerindeki gelir dağılımını değiştirebileceği değerlendiriliyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Ekonomi · Bölge: Rize/Pazar
Yayın: 30 Ekim 2026 09:16 · Kaynak: cnbce.com