Yunan asıllı ABD'li vekil Türkiye'ye karşı çıktı: F-35'ler Ankara'ya verilmemeli!
Yunan asıllı Amerikalı Cumhuriyetçi Kongre üyesi Nicole Malliotakis, Türkiye'nin şu aşamada ABD'nin en gelişmiş askeri ekipmanlarına erişmemesi gerektiğini söyledi. ABD Başkanı Donald Trump'ın güçlü ve kamuoyu önündeki desteğine sahip olan ve New York'taki seçim bölgesinde sağlam bir siyasi tabanı bulunan Malliotakis, Beyaz Saray'a doğrudan erişimi olan ve bu erişimini Yunanistan ile Kıbrıs'ı desteklemek için kullanmaya açık az sayıdaki Yunan asıllı Amerikalı siyasetçiden biri olarak öne çıkıyor.
Kathimerini gazetesine konuşan Malliotakis, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yu ABD-Yunanistan-Kıbrıs ilişkilerinin en güçlü destekçilerinden biri olarak nitelendirirken, Amerikan yapımı F-35 savaş uçaklarının Türkiye'ye verilmesi ihtimalinden ciddi endişe duyduğunu ifade etti.
Ara seçimler Trump'ın başkanlığı için referandum niteliğinde mi?
Bence her ara seçim mevcut yönetim için bir referandum niteliğindedir. Trump'tan memnun olmayan insanlar sandığa gitmek için motive olacaktır. Ondan memnun olanların da aynı şekilde sandığa gitmeleri umuluyor. Temsilciler Meclisi ve Senato'daki Cumhuriyetçi çoğunluğu korumamız ve mümkünse daha fazla sandalye kazanmamız önemli. Böylece özellikle Senato'daki oy sayısı nedeniyle ilerleyemeyen birçok popüler gündem maddesini hayata geçirebiliriz.
Seçmen kimliği zorunluluğu geniş kesimler tarafından destekleniyor. Kongre üyelerinin hisse senedi alıp satmasını yasaklamak da aynı şekilde destek görüyor. Bu düzenlemeleri Temsilciler Meclisi'nden geçirdik ancak Senato'da 60 oy barajına ulaşmak için birkaç Demokrat senatörün desteğine ihtiyaç duyulduğundan süreç ilerlemedi.
Dolayısıyla insanlar orta sınıf aileler için yapılan ve ülke tarihindeki en büyük vergi indirimlerinden biri olan düzenlemelerden, ülkeye trilyonlarca dolarlık özel ve yabancı yatırım gelmesinden, tedarik zincirimizi güçlendirmek amacıyla yerli üretimin genişlemesinden, güvenli sınır politikasından ve suçluların sınır dışı edilmesinden memnunsa, oylarıyla bizi ödüllendirmeli, çoğunluğumuzu artırmalı ve işi tamamlamamıza izin vermeliler.
ABD'deki siyasi kutuplaşma konusunda endişeli misiniz?
Amerika Birleşik Devletleri siyasi açıdan derin biçimde bölünmüş durumda. MAGA hareketinin kanadı ile Demokrat Parti'nin ilerici kanadı arasındaki mesafenin giderek açılması sizi endişelendiriyor mu? Siyasi merkezin hâlâ bir yeri var mı?
Amerikalıların büyük çoğunluğunun merkezde olduğunu düşünüyorum. Hem aşırı sağ hem de aşırı sol var ancak bunlar kendi partilerinin nispeten küçük uçlarını temsil ediyor. Kendimi merkez sağda görüyorum.
Demokratların yüzde 40, Cumhuriyetçilerin ve muhafazakârların yüzde 27 oranında kayıtlı olduğu bir bölgeyi temsil ediyorum. Geri kalan seçmenler ise bağımsızlar ve üçüncü parti seçmenlerinden oluşuyor. Demokratların kayıtlı seçmen sayısında çift haneli bir üstünlüğü olmasına rağmen, insanların nasıl oy kullandığına, sahip oldukları görüşlere ve paylaştıkları değerlere baktığımda bölgemi yine de merkez sağ olarak tanımlıyorum.
Özellikle New York'ta Demokrat Parti çok fazla sola kaydı. Sosyalizmi ve bir ölçüde komünizmi benimsiyorlar. Temsil ettiğim bölgedeki Demokratlar ise bunu kabul etmiyor. Bunun sonucunda giderek daha fazla Cumhuriyetçilere oy veriyorlar.
Yunanistan ve Kıbrıs'ın Washington'daki sesi
Kongre'de görev yapan az sayıdaki Yunan asıllı Amerikalıdan birisiniz ve başkana doğrudan erişimi bulunan çok az sayıdaki isimden birisiniz. Yunanistan ve Kıbrıs'ın Washington'da güçlü bir sese sahip olmaya devam etmesini sağlama konusunda özel bir sorumluluk hissediyor musunuz?
Bence Yunanistan ve Kıbrıs'ı önemseyen çok sayıda Kongre üyesi var. Bunun nedeni bu ülkelerin çok önemli müttefikler olması. Bu üyelerin Yunan asıllı olup olmaması önemli değil.
Farklı kökenlerden gelen Kongre üyeleri arasında güçlü bir destek var. Bu kişiler Yunanistan'ı özellikle bir NATO müttefiki, Akdeniz'de güvenlik açısından çok önemli bir ortak, Avrupa'ya açılan bir kapı ve potansiyel olarak bölgede önemli bir enerji aktörü olarak görüyor.
ABD ile Yunanistan arasındaki ilişkinin uzun bir geçmişe dayandığının farkındalar. Açıkçası Yunan asıllı Amerikalı Kongre üyeleri daha güçlü bir ses çıkarıyor çünkü bu ilişkinin önemini biraz daha iyi anlayabiliriz ve bizim için bu ilişkiyi güçlü tutmak bir öncelik.
Ayrıca meslektaşlarımızı Yunanistan ve Kıbrıs'ın ne kadar önemli olduğu konusunda bilgilendiriyoruz. Onlara Türkiye'nin Kıbrıs'taki yasa dışı işgalinden, Yunan adaları üzerindeki yasa dışı uçuşlardan ve Türkiye'ye F-35 verilmesine ilişkin endişelerimizden bahsediyoruz. Bu nedenle Kongre'de bu ilişkinin önemini anlayan Yunan asıllı Amerikalıların bulunması kesinlikle önemli.
Türkiye'nin F-35 programına dönüşüne neden karşı çıkıyor?
Türkiye konusuna dönelim. Türkiye'nin F-35 programına geri dönmesine karşı çıktınız. Bu konunun yalnızca Yunanistan ve Kıbrıs açısından değil, ABD'nin ulusal güvenliği açısından da önemli olduğunu neden düşünüyorsunuz?
ABD'nin endişelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Türkiye kâğıt üzerinde bir NATO müttefiki olsa da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminde çoğu zaman diğer NATO üyelerine ve bölgedeki ülkelere karşı bir hasım gibi hareket ediyor.
İsrail, Ermenistan, Kıbrıs ve Yunanistan'ın tamamı Türkiye'nin F-35 savaş uçaklarına sahip olmasından endişe ediyor. Türkiye'nin Rusya ve İran'la yakın ilişkileri, Hamas liderliğine ev sahipliği yapması, Erdoğan'ın İsrail'in yok edilmesi yönündeki çağrıları ve Türkiye'nin ABD'nin DEAŞ'la mücadele operasyonları karşısındaki tutumu konusunda endişelerimiz var.
Dolayısıyla Türkiye'nin bu uçakları alması konusunda endişe etmek için birçok neden bulunuyor. Daha önce de söylediğim gibi, Kıbrıs'ın yasa dışı işgali ve Türk askeri uçaklarının Yunan adaları üzerinde gerçekleştirdiği yasa dışı uçuşlar da söz konusu. Bu, başka bir NATO müttefikine zorbalık yapılması anlamına geliyor.
Türkiye'nin şu aşamada en gelişmiş askeri ekipmanlarımızı alması gerektiğini düşünmüyorum. Özellikle de Erdoğan'ın Rusya ve İran'la yakın ilişkileri göz önüne alındığında.
Kongre böyle bir satışın önüne geçebilir mi?
Kongre'nin bunu gerçek anlamda engelleyebileceğini düşünmüyorum. Ancak sesimizi ve siyasi girişimlerimizi kullanabiliriz. Biz de bunu yaptık. Bu konuda çok açık biçimde karşı çıktık. Fakat yönetimin bunu kendi başına yapma yetkisine büyük ihtimalle sahip olduğunu düşünüyorum çünkü yasağı koyan kişi de kendisiydi.
Washington Yunanistan'ın Türkiye konusundaki endişelerini tam olarak anlıyor mu?
Bence anlıyor. Yönetim içerisinde bu endişeleri anlayan kesinlikle bazı isimler var. Marco Rubio, ABD-Yunanistan-Kıbrıs ilişkilerinin en güçlü destekçilerinden biri. Bu nedenle Yunanistan ve Kıbrıs'ın ABD'nin stratejik çıkarları açısından önemini çok iyi anladığını biliyorum.
Aynı zamanda Senato'daki çalışmaları ve aldığı pozisyonlar nedeniyle Türkiye'nin oluşturduğu tehditleri de anladığına inanıyorum. Bu nedenle Başkan Trump'ın Dışişleri Bakanı olarak Rubio'ya sahip olmasından, onun dış politikanın şekillenmesinde danışman ve kilit bir aktör olmasından memnunum. Bence Yunanistan da bundan memnun olmalı.
Yunan asıllı Amerikalı toplumunun Washington'daki etkisi
Yunan asıllı Amerikalı toplumu tarihsel olarak Washington'da çok etkili bir siyasi güç olarak kabul edildi. Bugün de durum böyle mi?
Öyle. Yunan asıllı Amerikalı toplumu hâlâ çok güçlü ve etkili. Ancak kuruluşlara da söylediğim gibi biraz daha birlik içinde olmaları gerekiyor.
Ayrıca endişelerini paylaşan diğer gruplarla ittifaklar kurmaları ve birlikte çalışmalarının önemli olduğunu düşünüyorum. Örneğin AIPAC ve Ermeni kuruluşları birçok konuda benzer endişeleri paylaşıyor.
Bu gruplarla birlikte çalışmak, Yunan asıllı Amerikalı toplumunun daha etkili olmasını sağlayacaktır. Özellikle Türkiye'nin F-35 edinmesini engelleme konusunda ortak bir mesajın daha güçlü biçimde duyurulmasına yardımcı olacaktır.
Yunan asıllı Amerikalı olmak sizin için ne ifade ediyor?
Yunan asıllı bir göçmenin kızısınız ve Yunan mirasınızdan her zaman gururla söz ettiniz. Yunan asıllı Amerikalı olmak sizin için kişisel olarak ne ifade ediyor ve bu kimlik Kongre'deki çalışmalarınızı nasıl şekillendirdi?
Büyürken Yunanistan'ın medeniyet ve demokrasi tarihindeki rolünü öğrenmek, Yunan asıllı Amerikalı olmaktan her zaman büyük gurur duymamı sağladı.
Babam bu ülkeye cebinde 50 dolarla geldi. Burada ne ailesi ne de arkadaşları vardı ve dili bilmiyordu. Buna rağmen çok çalıştı, küçük bir işletme kurdu, bir ev sahibi oldu ve Amerikan rüyasını yaşadı.
Bu çalışma ahlakı, Yunanların demokrasiye ve tarihe duyduğu tutku ile birlikte kim olduğumu ve Kongre'deki çalışmalarıma nasıl yaklaştığımı şekillendirdi.
Göçmenlerin kızı olmaktan büyük gurur duyuyorum. Bence bu hikâye Amerikan rüyasını yansıtıyor.
Kategori: Siyaset
Yayın: 15 Eylül 2026 20:30 · Kaynak: yenibakishaber.com