Habermetrik
← Ana Sayfa
Sakarya/Karasu 04 Kasım 2026 13:27 · Güncelleme 13:29
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Başkan Sarı Vali Doğan’ı Hedef Aldı!

Başkan Sarı Vali Doğan’ı Hedef Aldı!
⏱️ 13 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Medyarota.com Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı’nın bugün düzenlediği basın toplantısı, Sakarya gündeminde geniş yankı uyandırdı
  • Sakarya Valisi Rahmi Doğan’ı hedef alan açıklamalarda bulunan Sarı, Valilik makamının ilçedeki bazı yatırım ve projelerin önünde engel oluşturduğunu iddia etti
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Medyarota.com

Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı’nın bugün düzenlediği basın toplantısı, Sakarya gündeminde geniş yankı uyandırdı. Sakarya Valisi Rahmi Doğan’ı hedef alan açıklamalarda bulunan Sarı, Valilik makamının ilçedeki bazı yatırım ve projelerin önünde engel oluşturduğunu iddia etti.

Sarı’nın açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri, Sakarya’da yaşanan sel felaketinin ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Karasu’ya yapması beklenen ziyaretin son anda değiştirilmesi oldu. Başkan Sarı, Bakan Çiftçi’nin Karasu ziyaretinin Valilik makamında değiştirildiğini öne sürerek, selden etkilenen vatandaşların devlet yetkililerinden beklediği ziyaretin gerçekleşmediğini savundu.

İMAR PLANLARI VE OSB KAMULAŞTIRMASI İDDİALARI

Basın toplantısında yalnızca sel ziyaretini değil, ilçede uzun süredir gündemde olan birçok konuyu da ele alan Sarı; Denizköy sahil bandındaki yapıların yıkımı, Küçük Karasu ve Kuyumcullu mahallelerinin imar planları, OSB kamulaştırması ve spor yatırımlarına ilişkin süreçlerde Vali Doğan’ın tutumunu eleştirdi. Özellikle OSB kamulaştırması konusunda 15 yıldır çözülemeyen sorunun çözümü için uzlaşma oranını yüzde 25’ten yüzde 75’e çıkardıklarını belirten Sarı, değerleme raporlarında 6-7 TL olarak belirlenen arazi için 1 TL bedel önerildiğini iddia etti. Sarı, bu yaklaşımın kamulaştırma sürecini yeniden çıkmaza soktuğunu ileri sürdü.

DEMİRYOLU YATIRIMINDA ARAÇ İDDİASI

Sarı’nın açıklamalarında Sakarya-Karasu demir yolu projesi de yer aldı. Projeyi üstlenen firmanın şantiye kurulum sürecinde Valilik tarafından şirketten araç talep edildiğini iddia eden Sarı, bu talebin ardından gerekli izin ve işlemlerin geciktiğini öne sürdü.

Ayrıca bir kamu müdürünün Ankara’daki bir yatırım görüşmesinin ardından gece saat 03.00’e kadar Vali Konağı önünde bekletildiğini ancak kendisiyle görüşülmediğini de iddiaları arasında sıraladı.

SELİN ARDINDAN BELEDİYEYE GİZLİ EVRAK İDDİASI

Başkan Sarı, sel felaketinin ikinci gününde belediyeye üzerinde ‘Gizli’ ibaresi bulunan bir evrak gönderildiği de iddiaları arasındaydı. Üç CİMER şikâyeti üzerinden belediye hakkında araştırma komisyonu kurulduğunu belirten Sarı, söz konusu işlemlerin kendilerine gözdağı verme amacı taşıdığını iddia etti.

Sarı, belediye şirketinin sermaye artırımları ve şirket harcamalarına ilişkin incelemelerin gizli şekilde yürütüldüğünü savunarak, gerekli görülmesi halinde İçişleri Bakanlığından mülkiye müfettişi talep edilmesi gerektiğini söyledi.

YEREL BASININ TUTUMU NASIL?

Basın toplantısında çok sayıda ağır iddiayı peş peşe sıralayan İshak Sarı, açıklamalarının sonunda konuyu Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanı’nın takdirine sundu. Öte yandan Sarı’nın açıklamalarının ardından Sakarya yerel basınının toplantıyı nasıl ele aldığı, iddialara ne ölçüde yer verdiği ve konuyu ne kadar tarafsız aktardığı da bir diğer tartışma konusu.

İDDİALARIN YANITI BEKLENİYOR

Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı’nın Sakarya Valisi Rahmi Doğan hakkında dile getirdiği iddialar henüz Sarı tarafından kamuoyuna sunulan somut belgelerle desteklenmiş değil. Gözler İddiaların muhatabı olan Sakarya Valisi Rahmi Doğan’ın konuya ilişkin yapacağı açıklamada.

Sarı’nın gündeme getirdiği bu ağır suçlamaların önümüzdeki günlerde nasıl bir karşılık bulacağı, iddialarını belge ve bilgilerle destekleyip desteklemeyeceği ve sürecin nasıl ilerleyeceği Sakarya kamuoyunun gündeminde olacak.

İŞTE İSHAK SARI’NIN BASIN TOPLANTISINDAKİ AÇIKLAMALARININ TAMAMI:

“Öncelikle, bu açıklamayı yapmak mecburiyetinde kaldığımı üzülerek ifade etmek istiyorum. Önceki deneyimlerimiz ve gözlemlerimiz, ilimizin mevcut konjonktürü de dikkate alındığında, konuyu üst mercilere taşısak dahi meselenin çözümsüz kalmasının ötesinde sorunlarla karşılaşacağımızı göstermektedir.

Benzer birçok konuda olduğu gibi, sorumluluğun ve tepkinin yine en alttaki muhataba yöneltileceği; tam olarak dinlenmeyeceğimiz, baskı altında kalacağımız ve meselenin üzerinin örtüleceği kanaatindeyim. Konuyu dile getirdiğimiz için suçlanacağımızı, milletimizin çözüm bekleyen işlerinin bütünüyle sonuçsuz kalacağını ve bürokratlarımızın bu işleri daha da çıkmaza sürükleyeceğini düşünüyorum.

Böyle bir ortamda bizler de milletimizin gözünde başarısız seçilmişler olarak, görevimizi imkanlarımız ölçüsünde yerine getirmeye çalışacağız. İlçemizin Denizköy Mahallesi sahil bandında, bir gruba ait ve görev dönemimizden önce yapılmış yapıların yıkılmaması meselesi, il ve ilçe gündeminde sıkça yer almaya başlamıştı.

Yerel basının bu konudaki sürekli eleştirilerine yalnızca bizim muhatap olmamız üzerine bir açıklama yaptık. Açıklamamızda, öncelikle tamamlanması gereken bir hukuki süreç bulunduğunu, bu ilde söz konusu işten sorumlu ve yetkili tek kişinin belediye başkanı olmadığını, ilin bir valisi, bir büyükşehir belediyesi ve bir kaymakamı bulunduğunu, belediye olarak gerekli adımları zaten attığımızı ifade ettik.

Bu açıklamanın da Sayın Valimizin bize yönelik olumsuz yaklaşımında üçüncü bir gerekçe haline geldiğini o sırada bilmiyorduk. Bütün bunları, çok daha sonra farklı konular vesilesiyle bir araya geldiğimizde, zaman içinde fark ettik.

Söz konusu yapıları yıkarak ortadan kaldıracağımı, yıkım günü gerçekleştirdiğim bir ziyarette kendisine bildirdim ve ilden gerekli güvenlik takviyesini talep ettim. Sayın Valimiz bu gelişmeden büyük memnuniyet duymasına rağmen, ilden gerekli kolluk desteği sağlanmadı; konu ilçe kaymakamına havale edildi.

Yıkımı, ilçemizdeki jandarma kuvvetlerinin desteğiyle gerçekleştirdik. Jandarma komutanımıza ve ekip arkadaşlarına bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu çalışmanın ardından Sayın Valimizin bize ve ilçemize yönelik ilgi ve sempatisi bir ölçüde artmıştır.

İlçemizde birkaç kez ağırladığımız Sayın Valimiz, tescilli yapının kamulaştırmasını tamamladığımız ve projesini Anıtlar Kurulundan geçirdiğimiz Kültürevi projemiz kapsamındaki yapıyı da ziyaret etmiştir. Belediyemiz, emlak vergisinden her ay kültür payı ayırarak valiliğe en fazla pay aktaran ilçe belediyelerinden biridir.

Buna rağmen kendisi, ziyaret sırasında ‘Bu nedir? Ben Hatay’da gerçek tarihi yapı çok restore ettirdim’ diyerek bütün heyecanımızı, emeğimizi ve bu iş için kullandığımız kamu kaynağını bir anda boşa çıkarmış, projemizi akamete uğratmıştır.

Oysa bir önceki valimiz bu projeye destek vereceği sözünü vermişti. İki önceki valimiz döneminde çalışmalarına başladığımız ve Toprak Kurulu ile Tarım Bakanlığımızdan onay aldığımız Küçük Karasu ve Kuyumcullu mahallelerimizin imar izinlerine ilişkin jeolojik etüt çalışmaları, beklenmedik sebeplerle uzamıştır.

Bu nedenle iki yıllık imar izin süremizin yenilenmesi gerekmiş; bir başkan yardımcımızla birlikte, ön istişarede bulunmak üzere Sayın Valimizi ziyaret etmiştik. Konuyu bütün ayrıntılarıyla anlattıktan sonra kendisi, ‘Kurul günü teknik arkadaşlarınızı da getirin.

Taleplerinizin gerekçelerini kurulda anlatırsınız, sorun yok’ demiştir. İki mahallemiz için elzem olan ve mahalle sakinlerimizin yıllardır beklediği imar planı meselesini, vatandaşlarımızın yoğun baskısı üzerine milletvekillerimize taşıdık.

Plan olmadan yapılaşmaya izin vermememiz, ayrıca doğal gaz ve SASKİ altyapı çalışmalarının hazırladığımız ancak onaylatamadığımız imar planı taslağına göre yürütülmesi, planın ivedilikle tamamlanmasını zorunlu kılmaktadır. Sayın Valimiz, milletvekillerimize ‘Gidin, yerinde inceleyin.

Alanın tarım arazisi olmadığı konusunda kanaatiniz tamsa benim için sorun yok.’ demiştir. Bunun üzerine milletvekillerimiz ilçemize geldi ve araziyi birlikte gezdik. Arazinin kumluk olduğu ve herhangi bir sakınca bulunmadığı milletvekillerimizce de bir kez daha teyit edilmiş, fotoğraflar çektirilmiştir.

Ardından milletvekilimiz, yanımızda Sayın Valimizi arayarak arazide uygunsuz bir durum bulunmadığını söylemiştir. Sayın Valimizin ‘Ben bir arkadaşları göndereyim, baktırayım’ demesinin ardından konu Toprak Kuruluna sunulmuş, ancak yine reddedilmiştir.

Mahalle sakinlerimizin yoğun baskı ve talepleri sürerken, bir meclis toplantımızda meclis üyelerimiz de konu hakkında açıklama istemiştir. Bunun üzerine bir başkan yardımcımız, ‘Vali Bey izin vermiyor, artık ona sorun’ şeklinde cevap vermiştir.

Bir başka açıklamamda ise bizzat ben, ‘Toprak Kurulundan geçiremiyoruz, artık bundan sonrasını kurulun ilgililerine sorun’ dedim. Bu sözlerimiz de Sayın Valimizin bize yönelik olumsuz tutumunda dördüncü gerekçe haline gelmiştir.

Bu aşamadan sonra, toplantılarda yaşanabilecek gerginliklerin sahaya olumsuz yansımasından endişe ederek valilikçe düzenlenen toplantılara vekillerimiz aracılığıyla katılım sağladık. Ancak bu tutumumuz da bize yönelik olumsuz yaklaşımın daha da artmasına neden olmuştur.

Belediyemizi temsil eden vekillerimiz ve ilgili personelimiz, hemen her toplantıdan Sayın Valimizin sert azarlamalarına maruz kalmış ve bize sözlü mesajlar iletmek durumunda bırakılmış olarak dönmüştür. Bu sebeplerle katılmadığımız, ilçemizdeki organize sanayi bölgemizin (OSB) bir müteşebbis heyeti toplantısında da benzer bir durum yaşanmıştır.

OSB’mizin 15 yıldır çözülemeyen kamulaştırma sorunu için hak sahipleriyle bizzat ve tek tek görüşerek uzlaşma oranını yüzde 25’ten yüzde 75’e çıkarmıştık. Büyük hak sahiplerinden biriyle de uzlaşma aşamasına gelmiştik. Bu konuyu da çözdüğümüzde, ilçemizin OSB’deki sorunu giderilecek ve alan gerçek bir OSB kimliğine kavuşacaktı.

Süreci sonuçlandırmak üzere konu müteşebbis heyetine taşınmıştır. Gayrimenkul değerleme uzmanlarının raporlarında değeri 6–7 TL olarak belirlenen yer için Sayın Valimiz, heyette bulunan bir kişiye o bölgedeki yerlerin değerinin 1 TL olduğunu söyletmiştir.

Toplantıya katılan bazı arkadaşlarımız bu bedelin mümkün olamayacağını belirtmesine rağmen, kendisi hak sahibi için ‘İşine geliyorsa alsın, yoksa elli sene daha beklesin’ demiştir. Böylece konuyu bizzat ve kasıtlı olarak çözümsüzlüğe sürüklemiş, bütün emek ve mücadelemizi bir anda boşa çıkarmıştır.

Sayın Valimiz orada hak sahibi olsaydı, arazisi 15 yıldır OSB alanı olarak tutulduğu için çözüm bekleseydi ve bir yetkili de ‘Yerini 50 yıl daha kullanalım, beklesin’ deseydi, acaba kendisi ne hissederdi? Kamuoyu bunu merak etmektedir.

Mera vasfını kaybetmiş, ilçe merkezine yakın bir araziyi spor alanı olarak projelendirdik. İlçe stadını bu alana taşıyarak mevcut stadın yerine yüzme havuzlu kapalı spor salonumuzu yapmayı planladık. Projenin ihalesi tamamlanıp yer teslimi aşamasına gelindiğinde Sayın Valimiz, ‘Bunu hangi vali imzalamış?

Ben olsam imzalamazdım’ diyerek tahsis yazısını aylarca imzada bekletmiştir. Bu durum, spor sahasının taşınmasının gecikmesine ve çalışmaların yağmurlu aylara kalmasına sebep olmuştur. Sonuç olarak bugün Karasuspor başta olmak üzere ilçemizdeki kulüplerimiz, her defasında maçlarını oynayabilecekleri bir yer aramak zorunda kalmaktadır.

Söz konusu yazı, ilimizdeki bir siyasi temsilcimizin telefonla arayıp ısrarlı ricalarda bulunması sonucunda güçlükle imzalanabilmiştir. Teknik sebeplerle akamete uğradığını bildiğimiz Sakarya–Karasu demir yolu projemiz, ilimizin siyasi temsilcilerinin konuyu yeniden gündeme getirmesiyle tekrar ihaleye çıkarılmıştır.

İhaleyi alan firma da hızla şantiyesini kurmaya başlamıştır. Bu kurulum ve birtakım ocak izinleri gibi işlemler sırasında Sayın Valimiz, özel kalem görevlisini şantiye müdürüne göndererek valiliğe kaç araç vereceklerini sordurmuştur.

Bu yöntem ve üslup karşısında şaşkınlık yaşayan şantiye müdürü, şirket yetkilileriyle temasa geçmiş ve talebe şimdilik herhangi bir karşılık verilmemesi, sessiz kalınması yönünde talimat almıştır. Bu sebeple şirketin işe başlaması, ocak kurması ve benzeri faaliyetleri için gerekli iş ve işlemler, çeşitli gerekçelerle imzalanmamış; çalışmalar yavaşlatılmıştır.

Şirket müdürü konuyu şirket sahiplerine aktarmış, onlar da ‘Böyle ufak şeyleri Cumhurbaşkanımıza taşımayalım. Çözelim, çözemezsek söyleriz’ yaklaşımıyla süreci idare etmeye çalışmıştır. İşleri hızlandırmak ve Sayın Valimizin tutumunu yumuşatmak amacıyla Büyükşehir Belediye Başkanı başta olmak üzere çeşitli isimlerin araya girmesini sağlayarak çalışmalarını yürütmeye gayret etmişlerdir.

Siyasi temsilcilerimiz, halkımız ve ilimiz bir an önce yatırıma, hizmete ve gelişme imkanına kavuşmak için büyük çaba gösterip beklerken bürokratlarımızın daha öncelikli gördükleri başka meseleleri bulunduğunu öğreniyoruz. Bütün bunlar şehir genelinde konuşulmaktadır.

İlimizde görev yapan bir müdür, ilimize yapılacak bir yatırımın sözleşmesi için milletvekillerimizce ivedilikle Ankara’ya çağrılmıştır. Şehirde konuşulanlara göre Sayın Valimiz, durumu öğrenince ‘Kimden izin aldın da gittin?

Gelince, geç de olsa konuta gelin, görüşeceğiz’ demiştir. Bunun üzerine konuta giden müdür ve vali yardımcısı, gece saat 03.00’e kadar konutun önünde bekletilmiş, ancak kendileriyle görüşülmemiştir. Sonunda müdürün, ‘Yapacak bir şey yok, ne işlem yaparsa yapsın’ diyerek oradan ayrıldığı anlatılmaktadır.

Ülkemizin siyasi temsilcileri, giydikleri gömleklerin kollarına italik yazıyla isimlerini yazdırarak milletin huzuruna çıksa ve misafirlerini bu şekilde ağırlasa; birlikte çalıştıkları ve yönettikleri personele tepeden bakarak onları her gün azarlayıp aşağılasa; siyasi meslektaşlarıyla ilişkilerini de sürekli üstten bakan bir anlayışla yürütse, halkımız bu kişiler hakkında ne düşünürdü? Böyle bir siyasetçiyi yeniden görev yapmak üzere tercih edip seçer miydi?

Kamuoyu bu soruların cevabını merak etmektedir. Kamuoyunun merak ettiği bir başka konu da şudur: Ülkemizin siyasi temsilcileri her gün ‘OSB alanlarımız yeterli ve boş alanımız çok. OSB’lerin genişlemesine kesinlikle karşıyız ve izin vermeyeceğiz’ dese; ardından bir iş insanı, ‘Efendim, bizim OSB’de kamulaştırma ve diğer bütün işlemler tamam.

İzin verin, alanımızı genişletelim; iş yerimizi büyütmeye ihtiyacımız var’ talebiyle gelse; kamu menfaati gerekçesiyle kesin olarak karşı çıkan bu temsilciler, aynı iş insanına ‘Falanca kulübün başkanı olursan olur’ diye cevap verse, milletimiz bu ikircikli tutum hakkında ne düşünürdü? Sayın Valimizin, ilimizin en üst düzey siyasi temsilcilerinin tamamına yakınının ve bir büyükşehir belediye meclis üyesinin katıldığı bir toplantı yapılmıştır.

Bu toplantıda bir siyasi temsilcimiz, ‘Valimiz, işlerin yürümemesine ve gecikmesine sebep olan birçok konuda imza atmaktan imtina ediyorsa o zaman merkez valisi olsun’ anlamına gelen bir cümle kurmuştur. Bunun üzerine Sayın Valimiz masaya elini sertçe vurarak ‘Bu masayı dağıtırım, bu masa bir daha toplanmaz’ diyorsa, halkla doğrudan muhatap olan ve halka hesap vermekle yükümlü bulunan biz siyasi temsilcilerin görevlerini bürokrasiye bırakıp geri çekilmesi gerekir.

Böyle bir durumda bürokratlarımız halkımızla her konuda doğrudan muhatap olmalı, vatandaşlarımızın bütün dertlerini dinleyip çözüm aramalı, sorumluluk üstlenmeli ve günün sonunda da halkın değerlendirmesine kendileri çıkmalıdır. Masaya vuran Sayın Valimiz, milletvekillerimizin de katılıp konuşma yaptığı, ilimizdeki bir iş yeri açılışında da protokol konuşmalarının uzun sürdüğünü belirterek konuyu krize dönüştürmüştür.

Açılışın hemen ardından, bütün ikna çabalarına rağmen iş yerinden ayrılmıştır. Yerel basının kameraları önünde gerçekleşen bu tutumu da kamuoyunun değerlendirmesine sunuyorum. Sayın Valimiz, kriz yaşanmaması için toplantılarına bizzat katılmayıp vekillerimiz aracılığıyla katılım sağlamamızı da bir mesele haline getirmiştir.

Kanaatimce, bizi cezalandırma düşüncesiyle ilçemizi cezalandırmayı daha ileri bir boyuta taşımaya karar vermiştir. İstanbul’un Beykoz ilçesinden sonra en fazla yağış alan ilçemizde sel afeti yaşanmıştır. Bu nedenle, Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda sel bölgelerini ziyaret edecek bakanlarımızdan İçişleri Bakanımızın Karasu ziyareti, son anda Valilik makamında değiştirilmiş; Sayın Bakanımız selden etkilenen bir dere yatağı bölgesine götürülmüştür.

Oysa sabah saatlerinde Bakanımızın ilçemizi ziyaret edeceği öğrenilmişti. Evlerini ve iş yerlerini su basan, araçları ve hayvanları sele kapılan onlarca vatandaşımızın, devlet erkanından beklediği geçmiş olsun ziyareti gerçekleşmemiştir.

Belediye olarak selin ardından enkaz kaldırma çalışmalarımızı büyük bir gayretle sürdürürken selin ikinci günü valiliğin talimatıyla defterdarlıktan bir memur, elinde ‘Gizli’ ibareli bir evrakla ve tedirgin bir halde belediyemize gelmiştir. Sisteme yüklenmemiş üç CİMER şikayeti bulunduğu iddiasıyla Sayın Valimizin bir araştırma komisyonu kurdurduğu anlaşılmıştır.

Sonradan kurgulandığı açıkça belli olan bu şikayetlerden biri bir buçuk yıl önceki bir konuya ilişkindir ve şikayetlerin tamamı yasal çerçevede yürütülen işlemlerle ilgilidir. Kurulan komisyon, bu şikayetlere dayalı iddiaları araştırmak üzere sorular hazırlamıştır.

Bu soruların cevaplarının sisteme yüklenmesi kesinlikle istenmemiş; ayrıca yazılı soruların dışında, ‘Gizli’ ibareli evrakta yer almayan bazı sözlü sorulara da cevap talep edilmiştir. İstenen bilgiler özetle, belediye meclisi kararıyla şirketimizde yaptığımız sermaye artışlarına, bu artışlar kapsamında şirkete yasal olarak aktardığımız menkul ve gayrimenkullere ve sözlü olarak sorulan, bunlarla bağlantılı şirket harcamalarına ilişkindir.

Bunlar, şirketi bulunan belediyelerin ve özellikle büyükşehir belediyelerinin sıkça gerçekleştirdiği işlemlerdir. Bütün bunlardan anladığımız, Sayın Valimizin ‘Buralarda kesin bir şey vardır’ düşüncesiyle bize gözdağı vermeye, hakkımızda bir operasyon yürütmeye ve bizi boyun eğmeye zorlamaya çalıştığıdır.

Sayın Valimize buradan sesleniyoruz: Önünüze her gün onlarca CİMER şikayeti gelmektedir. Bugüne kadar bunlardan hangilerini, hangi belediye için biriktirdiniz? Kaç araştırma komisyonu kurdunuz ve kaç konuyu soruşturmaya dönüştürdünüz?

Bu işleri gizli biçimde yürütmek yerine, gerekli gördüğünüz hususları açıkça bir araya getirerek doğrudan İçişleri Bakanlığından mülkiye müfettişi talep edin. Şirketimiz de Sayıştay denetimine açıktır. Bizi yakından tanıyanlar bilir ki en hassas olduğumuz konu, kamu malının korunması ve milletimize hizmet için kullanılmasıdır.

Bu kısa dünya hayatını onurumuz, haysiyetimiz ve şerefimizle yaşamaya, milletimize hizmet etmeye çalışıyoruz. Yüce Allah, hiçbir dünyevi karşılık uğruna bu duruşumuzdan vazgeçmeyi bizlere nasip etmesin. Düzenlediği toplantılarda dahi bürokratik vesayeti hissettiren, tekebbürü devlet adamlığının önüne geçmiş olan ve burada yalnızca küçük bir kısmına değindiğimiz konularda görüldüğü üzere bizleri cezalandırmak isterken ilimizi, ilçemizi ve diğer ilçelerimizi cezalandıran Sayın Valimizin bu tutumunu; Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın İçişleri Bakanımızın ve kamuoyunun bilgi ve takdirine saygılarımla arz ederim. Kamuoyuna saygılarımla.”

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: medyarota.com
Haber metni ve görseller medyarota.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset · Bölge: Sakarya/Karasu
Yayın: 04 Kasım 2026 13:27 · Kaynak: medyarota.com
Kaynağı Oku ↗