Budama yapmıyorlar, ağaçları doğruyorlar!
Orman mühendisi olmayan bilmez; ormanlarda “doğal budama” oluşur. Ormanı oluşturan ağaçların tacı genişledikçe ışık alımı biten dallar, gövdeye bağlantı yerlerinden kuruyup düşerler. Bu yerleri gövde kabuğu tarafından örtülür, koptuğu yerin izi kalmaz. Bu dalların yerine, gövdenin daha yukarı, ışık alabilen kısımlarında oluşan ve uzayan yeni dallar taşıdıkları yapraklar ile doğal budama sonucu oluşan beslenme açığını kapatırlar. Bu nedenle ağaç bu doğal budamadan olumsuz olarak hiç etkilenmez. Hatta sağlığı iyiye gider. İnsanlarımızın fark edemediği bir budamadır. Öyle ki yaşlı doğal bir ormana ilk defa gidenler metrelerce boyda, dalsız -budaksız gövdeleri görünce “bunları kimler nasıl budamış?” gibi garip bir düşünceye sahip olurlar.
Önce şunu hiç unutmayın: Bitkiler ve bu anlamda ağaçlar hayvansal varlıklardan farklı olarak yaprakları sayesinde fotosentez yoluyla besinlerini kendileri üretirler. Bu nedenledir ki kentimizde uygulanan yoğun budamalar ağaç için genelde ölümcül etkide bulunur. Çünkü budama adı altında ağaçların dalları doğranır. Bunu uygulayanların tamamına yakınının fotosentezden haberi yoktur. Hiç bilmezler ki ağaçlar havadan aldıkları, biz insanlar ve diğer bütün hayvansal varlıkların işine yaramayan karbondioksit gazını yaprakları yoluyla bünyesine alıp kökten temin ettikleri su ile birleştirip ihtiyaçları olan besini oluşturup dışarıya bütün hayvansal varlıkların yaşaması için elzem olan oksijen salmaktadırlar. Bizim insanımızın çok büyük çoğunluğunun yoğun budama sonucu yaprakları gereken sayının altına inen ağacın, kendisi için gereken miktarda besin üretemediğinden gelişmekte zorluk çekeceğinden, hatta kuruyup öleceğinden ve yaprakları yoluyla dışarı daha az oksijen salacağından haberi yoktur. Halbuki budama yapıyorum diye bir ağacın dallarını aşırı miktarda keserek üstündeki yaprak sayısını azaltmak onun beslenmesini kısıtlamak değil midir?
Budama normal dozda yapılsa, ağacı besleyici işlevi yapan yaprak sayısı yine azalacak ama bazı dalların alınması sonucu tacın güneş ışığı alamayan veya az alan kısımları ışığa kavuşarak fotosentez yapmaya başlayacaklardır. Gel de yaprağı sadece süs gören, eli testereli adama bunu anlat!
Özetlersek; Yoğun budama ile ağaç yapraklarını kaybedince fotosentez yapamaz ve köklerinde depoladığı enerjiyi tüketmeye başlar. Yapraklardan köklere besin gitmediği için kök sistemi hızla geriler, küçülür ve devrilme konumuna girer. Hiç unutmayınız ki hiçbir ağaç kökü küçük olduğundan değil, kökü küçüldüğünden devrilir.
Yoğun budama sonucu başka şeyler de olur: Kalın dalların kesilmesiyle açılan büyük yaralar ağaç tarafından kolayca kapatılamaz. Bunlar açık yara konumunda zararlı mantar, bakteri ve böcekler için açık giriş yerleridir. Ağaç içten içe çürümeye başlar ve kaybettiği yaprakları hızla geri kazanmak için " su sürgünü” denilen dikey konumlu ve çok hızlı büyüyen zayıf dallar üretir. Bu dallar rüzgarla çok kolay kırılıp çevreye zarar verebilirler. İnanmayacaksınız: Fevziye caminin bulvara bakan tarafındaki çınarların yoğun şekilde budanması sonrası çapı 50-60 cm olan dip kısımlarından bile dal sürgünler verdiğini görmüştüm. Bunun örneklerini belediyelerin budattığı birçok ağaçta görmek mümkündür. Tabii benim gibi görebilenler olursa…
Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır
80 GR 1. HAMUR RENKLİ BASKI TASARIM DAHİL 1800 TL+KDV
350 GR MAT KUŞE MAT SELEFON 2 YÖN BASKI TASARIM DAHİL 1000 TL+KDV
Zayi ilanı (kayıp ilanı) vermek için arayınız.
Hızlıca eleman bulmak mı istiyorsunuz? Tam yerindesiniz. İlanınızın burada ve basılı gazetemizde çıkmasını ister misiniz? İlan metninizi ilanservis...

Kategori: Siyaset · Bölge: Kocaeli
Yayın: 25 Eylül 2026 15:02 · Kaynak: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr