Özgür Özel'den AKP'ye:'Operasyonun fon krizinin üzerini örteceğini umuyorlar
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Üsküdar ve Ataşehir'deki belediye meclisi gelişmeleri üzerinden AKP'ye tepki gösterdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi'ndeki siyasi dengenin değiştirilmek istendiğini savunan Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek, “İstanbul'u böyle mi kazanacaksın?” dedi. Özel, Mersin'deki belediye operasyonlarına ilişkin de “Biz seçilmişlerin arkasındayız” ifadelerini kullandı.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'nin yeni yasama yılının açılışı öncesinde yaptığı açıklamalarda İstanbul'daki belediye meclislerindeki parti değişiklikleri, Mersin'deki belediye operasyonları ve'fon' soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Özel, Üsküdar Belediye Başkanvekilliği seçimi ve Ataşehir Belediye Meclisi'ndeki parti değişiklikleri üzerinden AKP'yi eleştirerek, İBB Meclisi'ndeki dengelerin değiştirilmesinin amaçlandığını öne sürdü.
Üsküdar'da yenilenen ve CHP'li meclis üyelerinin AKP'ye geçmesiyle başkanvekilliği seçimini AKP'nin adayı Dündar Ziya Gültekin kazanmıştı.
TBMM’de gazetecilerin sorularını yanıtlıyorum.
Özel, Üsküdar'da yaşanan sürece ilişkin şunları söyledi:
"Üsküdar'da yaşananları hep birlikte izledik. Üsküdar'da suçüstü yakalandılar. Önce operasyon, sonra önceden tehdit, şantaj ya da parayla ikna ettikleri birtakım kişileri ya da çocuğunu yurt dışından getirmeyle ilgili ikna ettikleri birtakım kişilere oy kullandırdılar.
Bu sefer İstanbullu dedi ki: ' Vay, önce belediye başkanvekilinin seçimini yenileyip bir günde 5 transfer.' "
Özel'in sözünü ettiği Üsküdar'daki ilk başkanvekilliği seçimi mahkeme kararı sonrasında yenilenmiş; yeni seçimde AKP'nin adayı Gültekin 23, CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya ise 19 oy almıştı.
Ataşehir'deki gelişmelere de değinen Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Şimdi Ataşehir'e bakın. 6 kişiyi birden çeşitli yöntemlerle taraf değiştirtiyorlar. Durum şu anda 18-18'e geliyor ve bizim Ataşehir Belediye Başkanvekilimize... Bakın, şimdiden ihbar ediyorum. Daha bir ay önce seçilmiş, ne olabilir? Gizli tanık var; "Ya istifa edersin ya seni içeri atarız" tehditleri üzerinden orada seçim yeniletmeye çalışıyorlar.”
Ataşehir Belediye Meclisi'nde CHP'den altı üyenin AKP'ye katıldığı, bunlardan Oğuz Sarul'un aynı zamanda İBB Meclisi üyesi olduğu kamuoyuna yansıdı.
Özel, yaşananların İBB Meclisi'ndeki siyasi dengeyle bağlantılı olduğunu ileri sürerek şöyle devam etti:
"Maksat ne? Buradaki her bir belediye başkanvekili İBB'de görev yapar. Şu andaki partisinden değil de AK Parti'den bir başkanvekili seçildiğinde bir oradan sil, bir buraya yaz. Beraberinde operasyon yaptıkları, partilerine devşirdikleriyle İBB'deki denklemi değiştirip milletin üç seçimdir vermediği İstanbul'u..."
Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenerek şu ifadeleri kullandı:
"Birincisinde mazbataya itiraz etmişlerdi; milyon farkla... Bunların 13 bin farkı sindiremediğinde 806 bin, onu sindiremediğinde 1 milyon 150 bin farkla İstanbul'u bunlara vermedikleri hâlde şimdi İstanbul'u almaya çalışıyorlar.
Buradan Tayyip Bey'e soralım: "İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder, kazanan Türkiye'yi kazanır"dı; böyle mi kazanacaksın İstanbul'u? Sen İstanbul'u böyle yaptın; 13 bin farktı, 45 gün sonra 800 bin kişi... Hacı amcalar, hacı teyzeler "Hak geçti" dedi de sana demokrasi tokatını attılar da sen şimdi bu yaptıklarınla İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni almaya kalkarsan İstanbul'u mu almış olacaksın, yoksa İstanbullunun ve Türkiye'nin zihninde, gönlünde yeni bir yara açıp yapılacak ilk seçimde bunun hesabının görülmesi üzerine bir siyasi kapkaca mı gireceksin? Bu kadar açık ortada!"
Özel, belediye başkanları ve meclis üyelerinin parti değiştirmelerine ilişkin de şu ifadeleri kullandı:
"Milletvekillerine teker teker rozet takmanın, belediye başkanlarına daha yolda herkesin gözü önünde canlı yayında'Geleceksen bize gel, müsaitiz' demeyle övünüyor. Ar damarları çatlamış, utanmaları kalmamış. Kendisi söylüyordu,'Bir partiden seçildiysen, o partiden istifa ediyorsan görevinden de istifa et' diye. Şu anda içindeki duruma bakın.”
Özel, Mersin'deki belediyelere yönelik operasyonlara da tepki gösterdi:
"Bu konuyla ilgili bir başka hususa daha dikkat çekmek isterim; Mersin operasyonlarıyla ilgili. Biz seçilmişlerin arkasındayız. Belediye başkanlarının nasıl yargılanacağı, sorgulanacağı bellidir.
Müfettiş raporu, bakanlık izni, sorgu, gerekiyorsa soruşturma, dava... Yok bir savcı eliyle doğrudan sabahın altısında belediye başkanı almayı, siyasi operasyondur, hepimiz biliyoruz.
Belediyede ihaleye giren herkese'Mal varlığına çökerim. Şöyle mi oldu, böyle mi oldu, acaba mı?' diyerek oraya operasyon yapmak siyasidir. Bu kişi İYİ Partili olsa da siyasidir, CHP'li olsa da siyasidir, DEM Partili olsa da siyasidir, İYİ Partili olsa da siyasidir. Biz siyasi operasyonlara karşı ayrımsız net dururuz.
Mersin operasyonunun yani güneyden gelen bu sis ve örtünün fon krizinin üzerini örteceğini umuyorlar. Bu açıdan operasyonun yapılış zamanı da şekli de manidardır."
Özel, Mersin operasyonuna verilen tepkiler üzerinden “ikiyüzlülük” eleştirisinde bulunarak şunları söyledi:
“Bir ikiyüzlülükle karşı karşıyayız çok net bir şekilde. Bizim arkadaşlarımız, bize yakın siyasiler, bizim yol arkadaşlarımız operasyona uğradığında'Arınma, arınma' diyenlerin; bize yakın arkadaşlar olunca'Bu davalar siyasi değil ki, bu davalar adli süreçler, o yüzden gitsinler arınsınlar, hesap versinler' diyenlerin; kendilerine bir gıdım, yani'Ben partide kalacağım' diye söyleyen bir belediye başkanına aynı şey yapıldığında heyet görevlendirmeleri ve buna tepki gösteren yaklaşımları ikiyüzlülüğün dik alasıdır. Bizim isyanımız bunadır.
Bizim diğerlerinden bizi ayıran, ayrıştıran, yeni partiyi yeni yapan, onları köhnemiş ve eski anlayışta bırakan budur. AK Parti'nin operasyon yaptığı sendense sahiplen, senden değilse AK Parti ile aynı sözleri sahiplen'Arınma' de.”
“Arkadaşların namusuna, aileleri, çocukları var, onları yalnız bırak,'Arınacaklar gelecekler' de, ondan sonra sana bir miktar meyilli kendince gördüğün kişiler olduğunda bu sefer savunma diline geç.
Bu ikiyüzlülüğü milletimizin önünde teşhir ediyorum ve bunu tarih önünde kınıyorum.
Bugüne kadar hep sustuk. Sanki hep tuttular. Sonra gördük, Etimesgut olunca git cezaevinde ziyaret et. Bir başka mevzu olduğunda tebrik tweetleri at. Arkadaş cezaevinden çıktığında CHP'de kalmayı düşünüyorsa ki biz kimseye YENİ Parti'ye gelin demedik belediye başkanlarından.
Ama tarih önünde o kadar ağırıma gitti ki... Böyle ben gencecik yeni evlilere, küçücük çocuğu olanların yüzüne bakıyorum. Sırf'AK Parti'nin iktidar yürüyüşü kesiliyor, yerine yeni parti iktidara gelecek, iktidar değişecek' diye hırsız damgası vurulan arkadaşlarımın ben çocuklarının, eşlerinin, annesinin, babasının yüzüne bakıyorum.
Oradan çıkmışlar büyük büyük'İddianameler siyasi değil, iddianameler hukuki' diyorlar, iş bu tarafa dönünce makas değiştiriyorlar. Bunu tarih önünde milletimize bu ayıbı şikayet ediyorum.
Bu kabul edilebilecek bir tutum değildir. Bugün suçüstü yakalanmışlardır ve utanç verecek bir tutum içindedirler. Geçmiş tutumları utanç vericidir, bugünkü tutum bizim her yerde takındığımız tutumdur. Ama mağduru, saldırıya uğrayanı parti içindeki siyasi tutumuna göre hırsız ya da masum diye nitelendirmenin savunulabilecek tarafı yoktur. İkiyüzlülüğün dik alasıdır.”
Özel, “fon” soruşturmasına ilişkin de sert tepkilerde bulundu.
Soruşturmada adı geçen kişilerin Erdoğan'ın atamasıyla görevlerinde bulunduğunu söyleyen Özel, Erdoğan'ın ihmali olduğunu savundu.
Özel ayrıca Hayati Yazıcı'nın oğlu hakkındaki tedbir kararının kısa sürede kaldırılmasına işaret ederek bunun soruşturmanın siyasi olduğunun göstergesi olduğunu öne sürdü. Özel, mağduriyetlerin giderilmesi gerektiğini belirterek, Meclis'te kurulacak bir komisyona katılacaklarını, ancak kendi iktidarlarında “araştırma değil soruşturma komisyonu” kuracaklarını söyledi.

Kategori: Siyaset
Yayın: 01 Ekim 2026 11:20 · Kaynak: sozcu18.com