Avrupa’daki üsler artık denklemde: Menzil kalktı, nükleer kapıda
- İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu, cumartesi günü balistik füze menziline getirilen 2 bin kilometrelik sınırın kaldırıldığını duyurdu
- Sınırlama 2017 yılında İran’ın Şehit Lideri Ali Hamaney tarafından getirilmişti
İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu, cumartesi günü balistik füze menziline getirilen 2 bin kilometrelik sınırın kaldırıldığını duyurdu. Sınırlama 2017 yılında İran’ın Şehit Lideri Ali Hamaney tarafından getirilmişti. İran Lideri Mücteba Hamaney, 31 Ekim’de savaşın yeniden başlaması durumunda “coğrafi sınır tanımadan yanıt vereceğiz” sözleriyle bu doktrinel değişimin sinyalini vermişti.
ABD’nin saldırılarının yeniden başlayabileceği haberleri arasında alınan bu kararın ardından İranlı yetkililer genişletilmiş menzilin olası hedeflerini de açıkladı: Avrupa’daki ABD üsleri. Devrim Muhafızları ve İran Ordusu sözcülerinin “Batı Asya dışındaki Amerikan çıkarları da füzelerimizin kapsama alanındadır.” açıklamalarını, kıdemli milletvekili Hüseyin Ali Hacı Deligani’nin tehdidi izledi:“İngiltere veya Almanya’daki üslerden yapılacak bir saldırı, Avrupa’daki hedeflerin vurulmasıyla sonuçlanır.
Bu da petrolü varil başına 150 doların üzerine çıkarır.”Eski Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Şehit Ali Laricani’nin ağabeyi, akademisyen ve eski bakan Muhammed Laricani ise şu ifadeleri kullandı:“Amerikalılar şunu anlamalıdır ki Almanya veya İngiltere’deki üslerinden bize karşı bir saldırı düzenlenirse bu üsler bizim için meşru hedefler haline gelecektir!”Donald TrumpELDEKİLER DE GİDERKEN DENKLEM DERİNLEŞİYORİran, savaş boyunca Körfez veya Ürdün’den başlatılan Amerikan saldırılarına ABD üslerine misilleme yaparak yanıt vermişti. Avrupa’daki bazı üsler de bu süreçte ABD Hava Kuvvetlerinin kullanımına açılmış ancak İran tarafından hedef alınmamıştı.
Menzil sınırlamasının kalkmasıyla Körfez’deki denklem Avrupa’ya da taşınabilir. İran’ın füze menzilini 2 bin kilometrenin de altına düşürmesi, ABD ve İsrail’in savaştan önce masaya koyduğu hedeflerden biriydi. Ancak çatışmanın gelişimi, yalnızca bu hedefin uzağında kalınmasına neden olmadı, aynı zamanda Hürmüz Boğazı gibi eldeki kozların da yitirilmesine yol açtı.
Bunun bir diğer çarpıcı örneği ise nükleer silah yasağının kaldırılmasının da tartışılmaya başlanması. İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi, Trump yönetiminin bir numaralı hedefiydi. ATOMİK DÖNÜŞÜM VE TRUMP’IN BOZGUNUYasağın kaldırılabileceği yönündeki ilk açık sinyali geçen hafta Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızayi verdi.
Rızayi, ABD ile savaşın yeniden başlaması durumunda nükleer silah yasağının sürdürülüp sürdürülmeyeceğinin Tahran’da tartışıldığını belirtti. Muhammed Laricani ise geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, “Nükleer silah üretmek bizim için su içmek kadar kolaydır.
Eğer lider izin verirse kısa süre içerisinde çok sayıda nükleer silah üretebiliriz.” diye konuştu.2000’lerin başında Ali Hamaney, nükleer silahları yasaklayan bir fetva yayımlamıştı. Yasağa rağmen Tahran, 1990’lardan beri nükleer silah edinmeye çalışmakla suçlanıyor.
Bu suçlamalar nedeniyle ülke mali yaptırımlara ve askeri saldırılara maruz kalıyor. İran’ın elinde yaklaşık 440 kilogram yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum olduğu biliniyor. Uygun ekipman ve koşullarda, bu düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun nükleer silah üretmek için gerekli olan yüzde 90 oranına yükseltilmesi birkaç haftalık bir süreç gerektiriyor.
ABD’nin başlıca hedefleri arasında İran’ın söz konusu uranyum stokunun yurt dışına çıkarılması veya imha edilmesi bulunuyor. Fakat Tahran, zenginleştirilmiş uranyumun İran’dan çıkmayacağını vurgulamaya devam ediyor. Tahran, Barack Obama döneminde imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA)’na göre uranyum zenginleştirme işlemini 15 yıl boyunca yüzde 3,67 ile kısıtlamayı kabul etmişti.
Bu anlaşmayı 2018’de bozup İran’a yönelik azami baskı kampanyasını başlatarak Tahran’ın uranyum zenginleştirme seviyelerini yükseltmesine neden olan ise ABD Başkanı Donald Trump’ın ta kendisiydi. SINIRLI ÇATIŞMALARABD Ordusu’nun cumartesiyi pazara bağlayan gece İran’ın Keşm Adası’na sınırlı bir saldırı düzenlediği iddia edildi.
Ne Washington ne de ABD’li yetkililer konuya ilişkin bir açıklama yaptı. Yerel kaynaklar, adadan patlama sesleri geldiğini ve İran’ın Umman Denizi’ndeki ABD savaş gemilerine füze saldırılarıyla yanıt verdiğini söyledi. Saldırılardan önce İran, 56. kez fiyatı 35 ila 55 milyon dolar arasında değişen MQ-9 Reaper tipi Amerikan İHA’sını düşürdü.
Öte yandan son bir haftada Hürmüz Boğazı’nda on bir geminin vurulduğu ya da mayına çarptığı belirtildi. SALDIRI LOTOSUAmerikan medyasında İran’a saldırıların ne zaman başlayacağı tartışılmaya devam ediyor. Fox News, olası saldırı için pazartesi gününü işaret etti.
NBC’ye göre Beyaz Saray danışmanları Trump’a, İran’a yönelik büyük bir operasyon başlatmak için yeni Kongre ocakta göreve başlayana kadar vakti olduğunu söyledi. Wall Street Journal ise ABD yönetimi içinde İran’a karşı savaşı sona erdirmek ile saldırıları yeniden başlatmak arasında görüş ayrılığı yaşandığını bildirdi.
Trump seçim hezimetinden sonra İran’a saldırmak için acelesi olmadığını söylemişti. ÇARESİZLİK GÜCÜABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın gelişmiş silah ve mühimmat sevkiyatını engellemek amacıyla yeni bir birim kurulduğunu duyurdu.
Florida’daki bir karargahta 20 kişilik personelden oluşan görev gücü, İran’ın kara sınırları ile Hazar Denizi üzerinden yapacağı gelişmiş silah, çift kullanımlı teknoloji ve yaptırıma tabi malzeme geçişlerini engellemeye odaklanacak. KIZILDENİZ ABLUKASI GENİŞLİYOR MU?Yemen’in 2023/25 ablukasında çok sayıda gemi vurulmuştu.
Yemen, Kızıldeniz’den güvenli geçiş yapmak isteyen ticari gemilere yönelik yeni bir uygulama başlattı. Wall Street Journal’a göre deniz taşımacılığı şirketleri, Yemenli yetkililere e-posta göndererek geçiş izni talebinde bulunabiliyor.
Gemi işletmecileri, Kızıldeniz’in girişinde ve Süveyş Kanalı’na geçiş güzergahında Kızıldeniz gemi trafiğini denetlemek için kurulan İnsani Operasyonlar Koordinasyon Merkezi ile irtibata geçiyor. Yemen karasularına girmeden önce geminin mülkiyet bilgileri, yük manifestoları ve varış noktalarına ilişkin ayrıntılar yetkililere iletiliyor.
Koordinasyon merkezi, gemilerin ABD, İngiltere, İsrail veya Suudi Arabistan ile herhangi bir varış noktası bağlantısı ya da ticari ilişkisinin bulunmadığından emin olmak için başvuruları değerlendiriyor. Merkez 24 saat içinde yanıt vererek geminin Yemen Ordusu tarafından hedef olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğini bildiriyor.
Geçiş izinleri yedi gün boyunca geçerli oluyor. Yemen’den henüz resmi açıklama gelmese de bu gelişme, ablukanın ABD, İngiltere ve İsrail gemilerine yönelik olarak genişletildiğini düşündürüyor. RİYAD NEFES ALAMIYORVurulduğu belirtilen Aramco binası.
Yemen Ordusu, cumartesi günü Yemen ve Suudi Arabistan’daki Suudi birliklerine saldırı düzenlediklerini duyurdu. Açıklamada, ayrıca Riyad Kral Halid Havalimanı ve Aramco tesislerinin de çok sayıda füze ve İHA ile hedef alındığı belirtildi.
Saldırı dalgası pazar günü de devam etti. Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan görgü tanıkları, Riyad’daki Kral Abdullah Finans Merkezi’nde Aramco’ya ait bir binanın hasar gördüğünü bildirdi. Yemen Sağlık Bakanlığı ise cumartesiyi pazara bağlayan gece yaptığı açıklamada, son 24 saat içinde Suudi hava saldırıları sonucu aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu 34 sivilin hayatını kaybettiğini, 49’unun yaralandığını duyurdu.
Bakanlık, çatışmaların yeniden başlamasından beri 340 sivilin Suudi saldırıları sonucu yaşamını yitirdiğini, toplam yaralı sayısının ise 724’e yükseldiğini kaydetti.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Siyaset
Yayın: 08 Kasım 2026 21:07 · Kaynak: aydinlik.com.tr