Düğün Takıları Artık Kime Takıldıysa Onundur: Yargıtay’ın Ezber Bozan Kararı ve Boşanmalarda Altın Krizi
- Furkan AKTI • Mevzuat: TMK m
- 285 • Emsal: Yargıtay 2
Yazar: Av. Furkan AKTI • Mevzuat: TMK m. 220, TMK m. 6, TBK m. 285 • Emsal: Yargıtay 2. HD. 2024/2402 K.
Yargıtay İçtihat Değişikliği Özeti Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 04.04.2024 tarihli ve E. 2023/5704, K. 2024/2402 sayılı kararıyla on yıllardır süregelen'takılar kime takılırsa takılsın kadına bağışlanmış sayılır' kuralı değiştirilmiştir.
Yeni içtihat gereğince; kadına özgü olmayan altınlar (çeyrek, yarım, gram altın) ve nakit paralar kime takıldıysa o eşin kişisel malıdır. Yalnızca bilezik, kolye gibi münhasıran kadına özgü ziynetler kime takılırsa takılsın kadının kişisel malı kabul edilmeye devam etmektedir.
Türk toplumunda düğün merasimleri yalnızca iki insanın hayatını birleştirmesi değil; aynı zamanda yeni kurulan yuvanın ekonomik temelinin atıldığı en somut törendir. Düğün salonunda çalınan müziklerin arasından yükselen anonslar ve gelinle damadın boynuna iliştirilen kurdeleler, yıllarca tek bir kabule dayanıyordu:'Düğünde takılan altın kadının hakkıdır.'
Toplumda yerleşmiş bu kabul, yalnızca bir gelenek değil; Yargıtay’ın on yıllardır süregelen köklü içtihatlarıyla da korunan sarsılmaz bir hukuki kaideydi. Eski yerleşik uygulamaya göre; takı merasiminde takılan ziynetler kime takılmış olursa olsun, aksine bir anlaşma veya yerel örf-âdet bulunmadıkça erkeğe takılanlar da dahil olmak üzere tamamı kadına bağışlanmış sayılıyor ve kadının kişisel malı kabul ediliyordu.
Ancak Türk aile yapısındaki sosyoekonomik dönüşüm ve mülkiyet hakkının adil dengelenmesi gerekliliği, yargı pratiğinde tarihi bir kırılmayı beraberinde getirdi. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.04.2024 tarihli emsal kararıyla yerleşik içtihadından döndüğünü ilan etti.
Artık ezberler bozuldu: Düğünde takılan ziynet ve nakit değerler, kural olarak kime takıldıysa onun kişisel malı sayılacak.
Eski İçtihattan Yeni Kurala: Neden Değişti?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun geçmiş kararlarında (örneğin HGK, 04.03.2020, E. 2017/3-1040, K. 2020/240), kadının ekonomik olarak daha kırılgan görüldüğü ve evlilik birliğinde erkeğin geleneksel iaşe yükümlüsü kabul edildiği dönemlerin izleri mevcuttu.
Bu anlayış uyarınca damadın yakasına takılan çeyrek altın dahi kadına bağış sayılmaktaydı.
Oysa 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 220. maddesi, kişisel malları açıkça tanımlar. Maddenin 1. fıkrasına göre eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar ile 2. fıkrasına göre bir eşin karşılıksız kazanma (bağışlama) yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri o eşin kişisel malıdır.
Damadın yakasına akrabaları veya arkadaşları tarafından takılan bir cumhuriyet altınının peşinen kadına bağışlandığı varsayımı, hem 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 285. maddesindeki bağışlama iradesine hem de mülkiyet hakkının özüne aykırı düşmekteydi.
Yeni Formül: Hangi Ziynet Kime Ait Sayılacak?
<![if!supportLists]>· <![endif]> Kadına Özgü Ziynet Eşyaları: Bilezik, kolye, gerdanlık, küpe, taşlı yüzük gibi münhasıran kadının kullanımına özgü takılar, merasimde kime takılırsa takılsın (ister damadın yakasına asılsın ister kayınvalidesi tarafından verilsin) kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malıdır (TMK m. 220/b.1).
<![if!supportLists]>· <![endif]> Kadına Özgü Olmayan Ziynetler ve Nakit Paralar: Çeyrek altın, yarım altın, tam altın, gremse, gram altın ve nakit Türk Lirası/döviz gibi cinsiyetsiz ekonomik değerler; kime takıldıysa o eşin kişisel malı kabul edilir. Damadın yakasına takılan altınlar damada, gelinin yakasına veya kurdelesine takılanlar ise geline aittir.
<![if!supportLists]>· <![endif]> Sandığa, Torbaya veya Masaya Bırakılanlar: Takı sandığına, kutusuna ya da ortak takı torbasına atılan, kime takıldığı tespit edilemeyen cinsiyetsiz altın ve paralar ise aksi ispat edilmedikçe eşler arasında yarı yarıya (yüzde 50 - yüzde 50) paylaştırılır.
İspat Külfeti ve Düğün Videolarının Hayati Rolü
Boşanma davalarının en çetin cephesi her zaman ziynet eşyalarının iadesi davasıdır. Davacı taraf çoğunlukla altınların evlilik birliği içinde erkek tarafından alındığını ve bozdurulduğunu iddia ederken; davalı taraf ya altınların hiç var olmadığını ya da düğün borçlarına, ev peşinatına harcandığını savunur.
Burada temel kural, TMK’nın 6. maddesinde yer alan genel ispat ilkesidir:'Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.' Yeni içtihatla birlikte ispat külfeti daha da teknik bir boyut kazanmıştır. Mahkemeler artık düğün video kayıtlarını ve fotoğraflarını doğrudan kuyumcu ve bilişim bilirkişilerine tevdi etmektedir.
Bilirkişi, damadın yakasındaki kurdelede yer alan çeyrek altınların adedini, gelinin üzerindeki takıları saniye saniye durdurarak tek tek tespit etmektedir.
Çok kritik bir diğer husus ise bozdurulan altınların iadesi kuralıdır. Yargıtay’ın yerleşik prensibi gereği; eşlerden biri diğerinin kişisel malı niteliğindeki altınları bozdurup araç, ev veya düğün borcu için harcamışsa, bozduran eş bu altınları aynen veya nakden iade etmekle yükümlüdür.'Borçlarımızı ödedik' savunması, altınları bozdurulan eşin geri istememek üzere açıkça rıza gösterdiği bir belgeyle ispatlanmadıkça mahkemelerce kabul görmemektedir.
Sonuç: Adalet Terazisinde Yeni Denge
Yargıtay’ın bu yeni kararı, özellikle son yıllarda artan boşanma davalarında erkek tarafının'tüm emeğimiz ve ailemizin taktıkları kadına gidiyor' şeklindeki haklı tepkilerini karşılamayı ve anayasal mülkiyet hakkını korumayı amaçlamaktadır. Cinsiyet ayrımı gözetmeksizin'hediyeyi verenin gerçek iradesine' saygı duyulması hukuki belirlilik açısından sevindirici bir adımdır.
Ancak bu durum, düğün salonlarında yeni bir hassasiyeti de tetikleyecektir: Takı takarken damadın kurdelesine mi yoksa gelinin yakasına mı iliştirildiği artık bir nezaket detayı değil, yarın açılabilecek yüz binlerce liralık bir davanın doğrudan delilidir. Hukuk hayatın gerisinde kalmaz; ancak hayat da hukukun kurallarını düğün salonlarının içine kadar sokmuş durumdadır.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Asayiş · Bölge: Elazığ
Yayın: 04 Kasım 2026 09:28 · Kaynak: gunisigigazetesi.net