Habermetrik
← Ana Sayfa
06 Kasım 2026 06:29
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Av. Uzm. Kılınç: Doğum izni sonrası işten çıkarılan kadın çalışanlar hak kaybı yaşamamak için yasal süreyi kaçırmamalı

Av. Uzm. Kılınç: Doğum izni sonrası işten çıkarılan kadın çalışanlar hak kaybı yaşamamak için yasal süreyi kaçırmamalı
Görsel kaynağı: ilkhaber-gazetesi.com
⏱️ 8 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Dönem İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Komisyonu Başkanı Av
  • Günay Kılınç, doğum izninin ardından işten çıkarılan kadın çalışanların belirli şartları taşımaları hâlinde işe iade davası açabileceğini belirterek, fesih bildiriminin ardından bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerektiğini söyledi

Adana Barosu 33. Dönem İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Uzm. Arb. Günay Kılınç, doğum izninin ardından işten çıkarılan kadın çalışanların belirli şartları taşımaları hâlinde işe iade davası açabileceğini belirterek, fesih bildiriminin ardından bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle kamu ve özel sektörde çalışan annelerin doğum izni süresi 24 haftaya yükseltildi. Adana Barosu 33. Dönem İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Komisyonu Başkanı Av.

Uzm. Arb. Günay Kılınç, doğum izni, süt izni, ücretsiz izin, kısmi süreli çalışma ve annelik nedeniyle işten çıkarılma gibi konularda kadın çalışanların yasal hakları hakkında İlkhaber Gazetesi’ne önemli açıklamalarda bulundu.

“DOĞUM İZNİ BİTİNCE ANNENİN SORUMLULUKLARI BİTMİYOR” Av. Uzm. Arb. Günay Kılınç iş hayatıyla anneliği birlikte yürütmenin önemli fedakârlıklar gerektirdiğine dikkat çekerek, “2026 yılında doğum izinleriyle ilgili önemli bir değişiklik yapıldı.

1 Mayıs 2026'da yürürlüğe giren 7578 sayılı Kanun'la analık izni 16 haftadan 24 haftaya çıkarıldı. Kadın çalışanlar doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra 16 hafta izin kullanabiliyor. Çoğul gebelikte doğum öncesine iki hafta daha ekleniyor ve toplam süre 26 haftaya ulaşıyor.

Doktor uygun görürse anne adayı doğuma iki hafta kalana kadar çalışabiliyor. Doğumdan önce kullanmadığı izin süreleri de doğum sonrasına ekleniyor. Doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılmasını oldukça olumlu buluyorum.

Fakat anne işe döndüğünde çocuk bakımıyla ilgili sorumlulukları aynı şekilde devam ediyor. Ben 23 yıldır yoğun bir tempoda avukatlık yapan, aynı zamanda iki çocuk annesi olan bir kadınım. Mesleğin sorumluluklarıyla anneliği bir arada yürütmenin ne kadar emek ve özveri gerektirdiğini kendi hayatımdan biliyorum.

Özellikle çocukların küçük olduğu dönemlerde iş hayatıyla aile hayatı arasında denge kurmak hiç de kolay değil. Çünkü doğum izni bittiğinde annenin sorumlulukları bitmiyor. Çocuğun bakımı, hastalıkları, emzirme süreci ve kreş ihtiyacı devam ediyor.

Üstelik işyerindeki sorumluluklar da aynı şekilde sürüyor. Bu nedenle izin süresinin uzatılmasını önemli bir adım olarak görüyorum. Bunun yanında kreş imkânlarının artırılması, esnek çalışma modellerinin yaygınlaştırılması ve çocuk bakımında babaların da daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğine inanıyorum” şeklinde konuştu.

“KADIN ÇALIŞANLARIN DOĞUM SONRASI İZİN HAKLARI BULUNUYOR” Doğum sonrası analık izninin bitiminden itibaren kadın çalışanların talep etmeleri hâlinde altı aya kadar ücretsiz izin kullanabildiğini belirten Av. Günay Kılınç, “İş Kanunu'nun 74. maddesi gereğince kadın çalışanlar, çocukları bir yaşına gelene kadar günde toplam bir buçuk saat süt izni kullanabiliyor.

Bu saatleri kadın çalışan kendisi belirliyor ve süt izni çalışma süresinden sayılıyor. Bunun yanında altı aya kadar ücretsiz izin, doğum sonrası yarım çalışma ve şartları varsa kısmi süreli çalışma hakları da bulunuyor. Kadın işçi analık izninin bitiminden itibaren talep ederse altı aya kadar ücretsiz izin kullanabilir.

Doğum sonrası analık izninin bitiminden itibaren çocuğun bakımı amacıyla birinci doğumda 60 gün, ikinci doğumda 120 gün, sonraki doğumlarda 180 gün süreyle haftalık çalışma süresinin yarısı kadar ücretsiz izin kullanılabilir. Çoğul doğumlarda bu sürelere 30 gün ekleniyor.

Ayrıca kanundaki şartları sağlayan ebeveynlerden biri, çocuğun zorunlu ilköğretim çağının başladığı tarihi takip eden ay başına kadar kısmi süreli çalışma talep edebiliyor. Bunun için işverene en az bir ay önce yazılı başvuru yapılması gerekiyor.

Diğer ebeveynin çalışıyor olması şartı ve bunun istisnaları da bulunuyor” dedi. “KADIN ÇALIŞANLAR SGK KAYITLARINI KONTROL ETMELİ” Av. Günay Kılınç, “Özel sektörde doğum izni süresince işverenin ödediği ücretle SGK'nın ödediği analık geçici iş göremezlik ödeneğini birbirinden ayırmak gerekiyor.

İşverenin doğum izni boyunca her durumda tam ücret ödeme zorunluluğu bulunmuyor. Gerekli sigortalılık şartlarını sağlayan kadın çalışanlara bu dönemde SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği ödeniyor. Bunun için kural olarak doğumdan önceki bir yıl içerisinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması gerekiyor.

Ödenek, ayaktan tedavide kanuni hesaba esas günlük kazancın üçte ikisi üzerinden hesaplanıyor. Analık izni 2026 yılında uzatılınca ödenek ödenebilecek doğum sonrası süre de 16 haftaya çıkarıldı. İş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde çalışan lehine daha avantajlı haklar varsa bunlardan da yararlanılabilir.

Bu nedenle kadın çalışanların yalnızca izin sürelerini değil, SGK kayıtlarını ve ödenek haklarını da kontrol etmelerini öneriyorum” diye ifade etti. “KADINLAR ANNELİK NEDENİYLE İŞTEN ÇIKARILAMAZ” Hamilelik veya annelik gerekçesiyle işten çıkarılan kadınların yasal hakları bulunduğunu vurgulayan Av.

Kılınç şunları söyledi: “Bir kadın doğum izninden döndüğü için işten çıkarılamaz. Bu, annelik nedeniyle ayrımcılık olur. Elbette işverenin annelikle ilgisi olmayan, hukuka uygun bir fesih nedeni bulunabilir. Örneğin doğum izninden dönen bir kadın, performans düşüklüğü gerekçesiyle işten çıkarılmış olabilir.

Böyle bir olayda ben öncelikle çalışanın doğum öncesindeki performansına, işverenin elindeki belgelere ve fesih sürecine bakarım. Önemli olan, gösterilen gerekçenin gerçekten var olup olmadığıdır. Annelik nedeniyle yapılan bir fesih, başka bir gerekçe gösterilerek hukuka uygun hâle getirilemez.

Hamileliği veya anneliği nedeniyle işten çıkarılan bir kadının başvurabileceği hukuki yollar mevcuttur. İş Kanunu'nun 5. maddesi gebelik nedeniyle ayrımcılığı yasaklıyor. Şartları varsa dört aya kadar ücret tutarında ayrımcılık tazminatı ve yoksun kalınan haklar talep edilebilir.

İş güvencesi kapsamında olan kadın çalışanlar ise işe iade talebinde bulunabilir. İş güvencesi kapsamında bulunmayan çalışanlar bakımından ise şartları varsa kötü niyet tazminatı gündeme gelebilir.” Av. Kılınç doğum izninden dönen kadınların uygulamada çeşitli hak ihlalleriyle karşılaştığını belirterek, “Uygulamada en sık karşılaştığımız sorunlar arasında doğum izninden sonra çalışanın görevinin değiştirilmesi, daha alt bir pozisyona alınması, süt izninin kullandırılmaması veya kısmi süreli çalışma talebinin hukuka aykırı biçimde reddedilmesi bulunuyor.

Beni en çok rahatsız eden yaklaşımlardan biri, kadınların çocuk sahibi olduktan sonra işlerine eskisi kadar bağlı olmayacakları yönündeki önyargı. Kendi meslek hayatımda da özellikle çocukların ilk yıllarında annelik sorumluluklarıyla yoğun çalışma temposunu bir arada yürütmenin güçlüklerini yaşadım.

Ancak bir kadının çocuklarına zaman ayırması, mesleğine olan bağlılığının veya işindeki başarısının sorgulanmasına gerekçe oluşturmamalıdır. Bir kadın anne olduğunda mesleki birikimini, bilgisini veya yeteneğini kaybetmiyor.

Bir kadının işindeki başarısını çocuklarına ayırdığı zamana göre değil, yaptığı işe göre değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Kadın çalışanların bir kısmı haklarını yeterince bilmediği için bu hakları kullanamıyor veya başvuru sürelerini kaçırıyor.

Örneğin doğum izninden sonra işten çıkarılan bir kadın, işe iade talebiyle bir ay içinde arabulucuya başvurması gerektiğini bilmeyebiliyor. Süt izninin işverenin onayına bağlı olduğunu düşünen çalışanlar da var. Ücretsiz izin ile yarım çalışmanın aynı hak olduğu da sanılıyor.

Özellikle yeni doğum yapmış bir annenin bebeğiyle ilgilenirken bütün bu hukuki süreleri takip etmesi kolay değil. Bu nedenle kadınların haklarını ve bunları hangi sürelerde kullanabileceklerini önceden öğrenmeleri mağduriyetleri büyük ölçüde önleyebilir” şeklinde konuştu.

“İŞTEN ÇIKARILAN KADIN İŞE İADE DAVASI AÇABİLİR” Av. Kılınç doğum izni sonrasında işten çıkarılan bir kadın işe iade davası açabileceğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Evet, açabilir. Ancak bunun için bazı şartların bulunması gerekiyor.

Genel olarak çalışanın belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışması, en az altı aylık kıdeminin olması ve işverenin aynı işkolundaki işyerlerinde toplam en az 30 işçi çalıştırması gerekiyor. Kanunda bu şartların bazı istisnaları da var.

Bu şartları taşıyan işçi, fesih bildiriminin kendisine tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalı. Arabuluculukta anlaşma olmazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde işe iade davası açılabiliyor.

İşe iade şartlarını taşımayan çalışanların da fesih nedenine göre tazminat ve işçilik alacağı hakları bulunabilir.” “ANNE OLMAK, KADININ MESLEKİ HEDEFLERİNDEN VAZGEÇMESİNİ GEREKTİRMEZ” Çalışan annelerin en önemli ihtiyaçlarından birinin ekonomik ve güvenilir kreş imkânları olduğunu belirten Kılınç, çocuk bakımının yalnızca annelerin sorumluluğu olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Özel sektör çalışanları için babalık izninin 2026 yılında beş günden 10 güne çıkarılmasını olumlu değerlendiren Kılınç, babaların çocuk bakımına daha fazla katılımını sağlayacak düzenlemelerin de geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Kadınların hem iyi bir anne hem de mesleğinde başarılı olabileceğini ifade eden Kılınç, “Analık izni, süt izni, ücretsiz izin veya kısmi süreli çalışma gibi haklar bir ayrıcalık değil, kanunla tanınmış haklardır. Anne olmak, bir kadının mesleki hedeflerinden vazgeçmesini gerektirmez.

Çocuğunuzla ilgilenmek istemeniz, işinizi daha az önemsediğiniz anlamına gelmez. Kadınların kendilerine tanınan hakları kullanırken suçluluk veya çekingenlik hissetmemeleri gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu. “ÇALIŞAN ANNENİN KISMİ ÇALIŞMA TALEBİ MOBBİNG İDDİASIYLA SONUÇLANDI” Av.

Günay Kılınç geçmişte benzer hak ihlallerine ilişkin bir dosyayla da karşılaştığını belirterek,, “Uzun yıllar bir bankada çalışan kadın müvekkilim, doğum izninin bitmesinin ardından çocuğunun bakımıyla ilgilenebilmek için kısmi süreli çalışma hakkını kullanmak istedi. Ancak bu talebinden sonra işyerinde baskıya ve mobbinge maruz kaldı.

Yaşadığı süreç nedeniyle müvekkilimin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettik ve kıdem tazminatının ödenmesi için dava açtık. Dava sonunda müvekkilimin kıdem tazminatını almasını sağladık. Bu davada da gördük ki bir kadının çocuğuna daha fazla zaman ayırmak istemesi, yıllarca emek verdiği işyerinde ciddi sorunlarla karşılaşmasına neden olabiliyor” dedi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: ilkhaber-gazetesi.com
Haber metni ve görseller ilkhaber-gazetesi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık
Yayın: 06 Kasım 2026 06:29 · Kaynak: ilkhaber-gazetesi.com
Kaynağı Oku ↗