Habermetrik
← Ana Sayfa
30 Ağustos 2026 22:09 · Güncelleme 29 Eylül 22:07
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Hakkâri’nin Sokaklarında Kaybolan Güven

Hakkâri’nin Sokaklarında Kaybolan Güven
⏱️ 3 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Bir zamanlar bu topraklarda bir kapının çalınması, yalnızca bir ziyaret anlamına gelmezdi

Bir zamanlar bu topraklarda bir kapının çalınması, yalnızca bir ziyaret anlamına gelmezdi. O kapının ardında bir güven, bir dayanışma, bir kardeşlik vardı.

Hakkâri’de komşuluk, bugün kullandığımız anlamıyla yalnızca aynı apartmanda, aynı sokakta ya da aynı mahallede yaşayan insanların ilişkisi değildi. Komşu, adeta aileden biriydi. Komşunun çocuğu kendi çocuğun, komşunun derdi kendi derdin, komşunun sevinci kendi sevincin sayılırdı.

Bir anne sabah erkenden işine ya da tarlasına giderken çocuğunu gönül rahatlığıyla komşusuna bırakabilirdi. Çünkü bilirdi ki o çocuk yalnız değildi. Komşusu onu kendi evladı gibi koruyacaktı.

İşte böyle bir toplumdu bizim toplumumuz.

Kapılar açıktı, sofralar paylaşılırdı. Bir evde yemek pişmişse kokusu komşuya gider, bir evde sıkıntı varsa mahalle o sıkıntının etrafında kenetlenirdi. İnsanlar birbirinin malına, canına, namusuna ve evladına sahip çıkardı.

Belki de bu yüzden bu topraklar yalnızca doğasıyla değil, yetiştirdiği insanlarla da anılırdı.

Aynı sokaklarda, aynı mahallelerde bugün farklı bir gerçekle karşı karşıyayız.

Uyuşturucu haberleri artık hayatımızın sıradan bir parçası haline gelmeye başladı. Bir gün eroin, başka bir gün esrar, bir başka gün uyuşturucu operasyonu…

“Şu kadar uyuşturucu ele geçirildi, şu kadar şüpheli yakalandı.”

Ama biz çoğu zaman rakamların arkasındaki insan hikâyesini göremiyoruz.

Oysa ele geçirilen her uyuşturucu paketi, yalnızca bir operasyonun sonucu değildir. Belki bir çocuğun geleceğidir. Belki bir annenin geceleri uyuyamamasıdır. Belki bir babanın çaresizliğidir. Belki de bir ailenin sessizce dağılışının başlangıcıdır.

En tehlikelisi ise bütün bunlara alışmaya başlamamızdır.

Uyuşturucu haberlerini duyduğumuzda artık eskisi kadar şaşırmıyoruz.

Bir toplumun başına gelen kötülüğün kendisinden daha tehlikeli olan, o kötülüğe alışmasıdır.

Çünkü alıştığımız anda mücadele etme gücümüz de zayıflar.

Bugün uyuşturucu ticaretini yalnızca bir asayiş sorunu olarak değerlendirmek büyük bir yanılgı olur.

Bu mesele aynı zamanda bir toplumsal ve ahlaki çözülme meselesidir.

Çünkü uyuşturucu ticareti yalnızca uyuşturucu satmaz.

Bir annenin evladına duyduğu güveni de satar.

Birkaç kuruş daha fazla kazanmak uğruna insanların hayatını zehirlemek, aslında yalnızca bir suç işlemek değildir. Bir toplumun ortak vicdanına zarar vermektir.

Dün çocuğunu gözünü kırpmadan komşusuna emanet eden anne-babalar, bugün çocuklarının kimlerle arkadaşlık ettiğini, hangi sokakta bulunduğunu, kiminle görüştüğünü düşünmek zorunda kalıyorsa burada hepimizin durup düşünmesi gerekir.

Çünkü kaybettiğimiz şey yalnızca güvenlik değildir.

Kaybettiğimiz şey birbirimize duyduğumuz güvendir.

İnsanoğlu elbette çalışacak, kazanacak, geçimini sağlayacak.

Ancak para hiçbir zaman hayatın amacı haline gelmemelidir.

Çünkü para amaç olduğunda insan, değerlerini araç haline getirmeye başlar.

Bir paket uyuşturucu karşılığında alınan para belki cebinizi doldurabilir.

Ama o paranın karşılığında bir çocuğun hayatı kararıyorsa, bir aile dağılıyorsa, bir annenin gözyaşı dökülüyorsa o paranın hiçbir değeri yoktur.

Bir annenin uykusunu satın alabilecek para yoktur.

Bir babanın evladına duyduğu güveni satın alabilecek para yoktur.

Bir mahallenin huzurunu satın alabilecek para yoktur.

Ve en önemlisi, kaybedilen vicdanı geri satın alabilecek hiçbir servet yoktur.

Hakkâri’nin geçmişine baktığımızda yalnızca dağları, vadileri, yaylaları ve doğal güzellikleri görmeyiz.

Bu toprakların bir de insanlık mirası vardır.

Büyüklerin sözlerinde, ailelerin terbiyesinde, komşuluk ilişkilerinde, sofraların paylaşılmasında ve birbirine sahip çıkma kültüründe yaşayan bir miras…

“Komşu hakkı” dediğimiz değer, aslında bir toplumun birbirine verdiği güven sözleşmesiydi.

Bugün bu emaneti yeniden hatırlamaya ihtiyacımız var.

Çünkü mesele yalnızca uyuşturucuyla mücadele etmek değildir.

Elbette güvenlik güçleri görevini yapacak, operasyonlar düzenlenecek, suçlular adalet önüne çıkarılacak. Ancak yalnızca operasyonlarla toplumdaki yarayı tamamen iyileştirmek mümkün değildir.

Ailelerin, öğretmenlerin, kanaat önderlerinin, sivil toplum kuruluşlarının, yerel yöneticilerin ve toplumun tamamının bu mücadelede sorumluluğu vardır.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: hakkariobjektifhaber.com
Haber metni ve görseller hakkariobjektifhaber.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel
Yayın: 30 Ağustos 2026 22:09 · Kaynak: hakkariobjektifhaber.com
Kaynağı Oku ↗