Cumhuriyet ilan edilmeden 16 gün önce ne oldu?
- Türkiye Cumhuriyeti ilan edilmeden 16 gün önce başkent olan Ankara, Millî Mücadele'nin merkezi, stratejik konumu ve güvenlik avantajlarıyla öne çıktı
- Peki, İstanbul yerine Ankara neden tercih edildi?
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından yalnızca 16 gün önce, 13 Ekim 1923’te Ankara yeni Türk devletinin başkenti oldu. Karar, Ankara’nın 1919’dan itibaren Millî Mücadele’nin siyasi ve askerî merkezi haline gelmesiyle başlayan yaklaşık dört yıllık sürecin sonucu olarak ortaya çıktı.
Coğrafi ve stratejik konumu, Anadolu’nun merkezindeki yeri, demiryolu bağlantısı, güvenlik avantajı ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin burada faaliyet göstermesi Ankara’yı yeni yönetim merkezi için öne çıkardı. Ancak Ankara’nın başkent yapılmasının zamanlamasında başka bir gelişme daha etkiliydi: Lozan Antlaşması sonrasında İstanbul’daki işgal kuvvetlerinin çekilmesiyle birlikte yeni devletin idare merkezinin nerede olacağına ilişkin belirsizliğin artık kesin biçimde sona erdirilmek istenmesi.
ANKARA'NIN BAŞKENTLİK YOLCULUĞU 1919'DA BAŞLADIMustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye’nin 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelişi, şehrin siyasi tarihinde dönüm noktası oldu. Mustafa Kemal Paşa, Millî Mücadele’nin Anadolu’dan yönetilmesi gerektiği görüşündeydi.
Ankara’nın coğrafi ve stratejik konumu, Anadolu’nun farklı bölgeleriyle bağlantısı ve Batı Cephesi’ne görece yakınlığı şehri önemli bir merkez haline getiriyordu. Ankara’nın demiryoluyla İstanbul ve Eskişehir üzerinden Batı Anadolu hattına bağlı olması da haberleşme ve ulaşım bakımından avantaj sağlıyordu.23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisinin Ankara’da açılmasıyla şehir yalnızca Millî Mücadele’nin karargâhı değil, aynı zamanda yeni siyasi iradenin fiilî yönetim merkezi oldu.
İSTANBUL'UN İŞGALİ ANKARA'YI NEDEN ÖNE ÇIKARDI?İstanbul, Millî Mücadele yıllarında İtilaf Devletlerinin işgali altındaydı.16 Mart 1920’de işgalin resmî olarak genişletilmesi ve Osmanlı Meclis-i Mebusanının çalışmalarının sona ermesi, Anadolu’da yeni bir siyasi merkezin oluşturulmasını zorunlu hale getirdi. Ankara bu dönemde işgal kuvvetlerinin doğrudan denetimi altında değildi.
TBMM’nin burada açılmasıyla birlikte yasama, hükûmet ve savaşın yönetimine ilişkin temel kararlar Ankara’dan alınmaya başladı. Bu nedenle Ankara’nın 13 Ekim 1923’te başkent yapılması, bir anda ortaya çıkan yeni bir tercih değil; 1919’dan beri oluşan fiilî durumun hukuken kesinleştirilmesi anlamına geliyordu.
ANKARA BAŞKENT OLDUĞUNDA İSTANBUL ARTIK İŞGAL ALTINDA DEĞİLDİAncak burada önemli bir tarih ayrımı bulunuyor. Ankara’nın başkent olmasının nedenlerinden biri olarak İstanbul’un işgal yıllarındaki durumundan söz edilebilir fakat 13 Ekim 1923 tarihinde İstanbul artık işgal altında değildi.
Lozan Barış Antlaşması’nın ardından İtilaf kuvvetlerinin İstanbul’dan tahliyesi tamamlandı. Türk ordusu 6 Ekim 1923’te İstanbul’a girdi. İstanbul’un yeniden tamamen Türk egemenliğine geçmesiyle bu kez farklı bir soru ortaya çıktı: Yeni devletin yönetim merkezi yeniden İstanbul’a mı taşınacaktı, yoksa Ankara’da mı kalacaktı?
Başkent tartışmasının 1923 sonbaharında kesin biçimde çözülmesinin temel nedenlerinden biri buydu.9 EKİM'DE İSMET PAŞA VE 14 ARKADAŞI TEKLİF VERDİLozan Antlaşması’nın imzalanması ve yabancı askerlerin İstanbul’dan ayrılmasının ardından hükûmet merkezinin neresi olacağı tartışması yeniden gündeme geldi. Dönemin Dışişleri Bakanı ve Malatya Milletvekili İsmet Paşa ile 14 milletvekili, 9 Ekim 1923’te TBMM Başkanlığına tek maddelik bir teklif sundu.
Teklifin özü son derece açıktı:“Türkiye Devletinin makarrı idaresi Ankara şehridir.”Bugünkü Türkçeyle bu ifade:“Türkiye Devleti’nin yönetim merkezi Ankara şehridir.” anlamına geliyordu. Teklifin gerekçesinde Lozan Antlaşması’na bağlı tahliye protokolünün tamamlandığı, Türkiye topraklarının yabancı işgalinden kurtulduğu ve artık devletin idare merkezinin kesin biçimde belirlenmesi gerektiği vurgulandı.
AMAÇ “İÇ VE DIŞ TEREDDÜTLERE” SON VERMEKTİTeklifin gerekçesindeki en dikkat çekici ifadelerden biri, başkent tartışmasının artık sonuçlandırılması gerektiğine ilişkin bölümdü. İsmet Paşa ve arkadaşları, yeni yönetim merkezinin kuruluşuna başlanması ve bu konudaki “iç ve dış tereddütlere” son verilmesi gerektiğini belirtiyordu.
Bu ifade, Ankara-İstanbul tartışmasının yalnızca Türkiye içindeki bir siyasi tercih olmadığını gösteriyor. Yeni devletin diplomatik temsilcilikleri de hangi şehirde kabul edeceği, yabancı elçiliklerin nerede bulunacağı ve hükûmetin kalıcı merkezinin neresi olacağı uluslararası düzeyde de önem taşıyordu.
Nitekim Ankara’nın başkent ilan edilmesinden sonra bazı Avrupa devletleri elçiliklerini uzun süre İstanbul’da tutmayı tercih etti. NEDEN İSTANBUL DEĞİL ANKARA?Ankara’nın tercih edilmesini yalnızca tek bir nedenle açıklamak mümkün değil.
Kararda birbiriyle bağlantılı birçok unsur etkili oldu. Millî Mücadele'nin merkezi olması:1919’dan itibaren direniş hareketinin siyasi ve askerî yönetimi Ankara’da toplandı. TBMM'nin Ankara'da bulunması:23 Nisan 1920’den itibaren yeni siyasi iradenin merkezi Ankara oldu.
Coğrafi ve stratejik konumu: Anadolu’nun iç kesimlerinde bulunması, kıyılardan gelebilecek dış askerî baskılara karşı daha güvenli bir konum sağlıyordu. Ulaşım ve haberleşme imkânları: Demiryolu bağlantısı sayesinde İstanbul, Eskişehir ve Batı Anadolu ile ulaşım kurulabiliyordu.
Yeni devletin Anadolu merkezli yapısı: Ankara, Osmanlı devlet merkezinden farklı olarak Millî Mücadele sırasında ortaya çıkan yeni siyasi düzenin merkezi haline gelmişti. Başkent tartışmasını sona erdirme ihtiyacı: İstanbul’un kurtarılmasından sonra hükûmet merkezinin yeniden İstanbul’a taşınıp taşınmayacağı tartışmasına kesin cevap verilmesi gerekiyordu.13 EKİM 1923'TE MECLİSTE TARTIŞILDITeklif, ilgili komisyonlardan geçtikten sonra 13 Ekim 1923’te TBMM Genel Kurulunun 35’inci birleşiminde görüşüldü.
Mecliste Ankara’nın başkent olmasına karşı çıkan milletvekilleri de vardı. Özellikle İstanbul’un tarihî, ekonomik ve kurumsal ağırlığını vurgulayan bazı milletvekilleri yönetim merkezinin İstanbul olması gerektiğini savundu.
Ancak yapılan oylamada Ankara’nın yönetim merkezi olması önerisi büyük çoğunlukla kabul edildi. Tutanaklardaki dikkat çekici ayrıntılardan biri de oylamanın oy birliğiyle yapılmamış olması. Oturum Başkanı Ali Fuat Paşa’nın “büyük çoğunlukla kabul edilmiştir” açıklamasına bazı milletvekilleri “oy birliğiyle” diyerek karşılık verdi.
Ali Fuat Paşa ise kalkmayan eller gördüğünü belirterek kararın oy birliğiyle değil büyük çoğunlukla alındığını kayda geçirdi. CUMHURİYET'TEN 16 GÜN ÖNCE BAŞKENT BELLİ OLDUAnkara’nın başkent ilan edilmesiyle Cumhuriyet’in ilanı arasında yalnızca 16 gün vardı.13 Ekim’de devletin yönetim merkezinin Ankara olduğu kesinleşti.29 Ekim 1923’te ise 1921 Anayasası’nda yapılan değişiklikle:“Türkiye Devletinin hükümet şekli Cumhuriyettir.” hükmü kabul edildi.
Aynı gece Mustafa Kemal Paşa Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi. Böylece Ekim 1923 içerisinde yeni devletin iki temel meselesi art arda çözüldü: Önce başkent Ankara olarak belirlendi, ardından devletin yönetim biçimi Cumhuriyet olarak açıkça tanımlandı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel
Yayın: 29 Ekim 2026 05:01 · Kaynak: yeniankara.com.tr