Engelli derneklerinden Üçyol Metro’da ortak çağrı: “Birleşirsek yaşam hakkı kazanır!”
İzmir Metrosu Üçyol İstasyonu’nda 24 Ekim 2026 tarihinde meydana gelen kaza, engelli bireylerin toplu ulaşımda karşılaştığı güvenlik sorunlarını yeniden gündeme getirdi. Görme engelli öğretmen Mehmet Bulut, iki vagon arasındaki boşluğa düşerek ağır yaralanırken, olayın ardından engelli hakları alanında çalışmalar yürüten dernekler, metro ve raylı sistemlerde güvenlik önlemlerinin artırılması için harekete geçti.
Engelli derneklerinden ortak çağrıEğitimde Görme Engelliler Derneği (EGED) ve Engelsiz Erişim Derneği öncülüğünde oluşturulan İzmir Güvenli ve Erişilebilir Ulaşım Girişimi, Üçyol Metro İstasyonu Betonyol çıkışında basın açıklaması gerçekleştirdi. Girişim, engelli bireylerin toplu ulaşım hizmetlerinden güvenli ve bağımsız şekilde yararlanabilmesi için fiziksel güvenlik önlemlerinin alınmasını istedi.
CİMER başvurusunda hangi talepler yer aldı? Basın açıklaması öncesinde ilgili kurumlara CİMER üzerinden başvuruda bulunuldu. Dilekçede Anayasa’nın 10’uncu maddesindeki eşitlik ilkesi ve 17’nci maddesindeki yaşam hakkına dikkat çekildi.
Ayrıca 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun ile Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi kapsamında kamu kurumlarının erişilebilir ulaşım sağlama yükümlülüğü hatırlatıldı.
2020 Erişilebilirlik Yılı hatırlatıldıBaşvuruda, Cumhurbaşkanlığı tarafından ilan edilen 2020 Erişilebilirlik Yılı da gündeme getirildi. Aradan geçen altı yılda İzmir’deki toplu ulaşım sistemlerinde erişilebilirlik hedeflerinin ne ölçüde gerçekleştirildiği ve eksikliklerin giderilmesi için hangi çalışmaların planlandığı soruldu.
Dört temel talep sıralandıDilekçede dört temel talep sıralandı. Bunlar, Mehmet Bulut’un yaralandığı kazanın nedenlerinin araştırılması, Metro ve İZBAN hatlarında bütüncül güvenlik denetimi yapılması, peron ile tren arasına otomatik bariyer veya kapı sistemlerinin kurulması ve çalışmaların takvime bağlanarak kamuoyuna açıklanması oldu.
İzmir Metro’dan yanıtBaşvurunun ardından İzmir Metro A.Ş. tarafından verilen CİMER yanıtı dikkat çekti. İzmir Güvenli ve Erişilebilir Ulaşım Girişimi açıklamasında, idarenin otomatik peron kapısı sistemlerinin mevcut hatta uygulanmasına ilişkin teknik gerekçeler sunduğu aktarıldı.
Yanıtta, 26 yıldır işletilen metro hattında üç farklı vagon tipinin kullanıldığı ve araçların kapı hizalarının birbirleriyle uyuşmadığı ifade edildi. Bu nedenle otomatik peron kapısı sisteminin mevcut hatta uygulanmasının teknik açıdan mümkün olmadığı yönünde değerlendirme yapıldığı belirtildi.
“Bütün güvelik unsurları incelensin”İzmir Güvenli ve Erişilebilir Ulaşım Girişimi, başvuruda yalnızca asansör ve yürüyen merdivenlerin değil, raylı sistemlerdeki bütün güvenlik unsurlarının incelenmesinin istedi. Hissedilebilir yüzeyler, peron ile araç arasındaki yatay ve düşey boşluklar, kot farkları ve sesli anons sistemleri de denetim talebinin kapsamına alındı.
Yanıt talepleri karşılamadıİzmir Metro A.Ş.’nin yanıtında ise hat genelindeki 85 asansör, 195 yürüyen merdiven ve geçmişte alınan Kırmızı Bayrak ödülü gibi unsurlara yer verildi. Girişim, bu bilgilerin peron güvenliği ve farklı engel gruplarının ulaşım sırasında karşılaştığı risklere ilişkin talepleri karşılamadığını savundu.
Üçyol’da basın açıklamasıBugün gerçekleştirilen basın açıklamasında farklı engel gruplarının ulaşımda karşılaştığı sorunlar ortak talepler üzerinden ifade edildi. Görme engelli bireylerin peron bariyerleri ve kılavuz izlere, tekerlekli sandalye kullanıcılarının peron ile vagon arasındaki kot farklarının giderilmesine yönelik talepleri dile getirildi.
Neler talep edildi? Açıklamada, otizmli ve duyusal hassasiyeti bulunan bireyler için dengeli sesli ve görsel uyarı sistemlerinin, fiziksel engelli bireyler için ise kesintisiz asansör hizmetinin önemine dikkat çekildi.
“Birleşirsek yaşam hakkı”Yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Mazeret duvarını yıkacak olan kolektif dayanışmadır. Kamu idareleri talepleri, “teknik mazeretler” veya “bütçe imkânsızlıkları” ile yanıtlayıp zamana yayma konusunda uzmandır. CİMER dilekçesine verilen “3 farklı vagon var, yapamayız” yanıtı, bu bürokratik refleksin en somut kanıtı.
Eğer engelli dernekleri bu süreçte kendi içlerine çekilir veya mücadeleyi yalnızca münferit hukuki girişimlerle sınırlı tutarsa, idare mazeret üretmeye devam edecek. Görme, bedensel, işitsel ve zihinsel/duyusal engelli örgütlerinin birlikteliği, erişilebilirliği parçalı bir hizmet değil, kentin tüm sakinlerini kapsayan evrensel bir tasarım standardı haline getirecek.
Birleşirsek yaşam hakkı kazanır! Mehmet Bulut öğretmenimizin Üçyol İstasyonu’nda iki vagon arasına düşerek ölümden dönmesi, artık hiçbir ertelemeye ve mazerete tahammülümüzün kalmadığını gösteren acı bir uyarıdır. CİMER dilekçesinde belirtildiği gibi; Anayasa’nın 10. ve 17. maddeleri ile 5378 sayılı Kanun kağıt üzerinde süs olarak duramaz.
İzmir Güvenli ve Erişilebilir Ulaşım Girişimi’nin 7 Kasım’da ortaya koyduğu irade, mazeret üreten bürokrasiye karşı hakikatin ve yaşam hakkının barikatıdır. Bu dayanışma köprüsü yıkılmamalı, engelli dernekleri arasındaki omuz omuza duruş güçlenerek sürmelidir. Çünkü çok iyi biliyoruz ki: Parçalanırsak mazeretler kazanır, birleşirsek yaşam hakkı!”
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kaza · Bölge: İzmir
Yayın: 07 Kasım 2026 19:08 · Kaynak: gazeteyenigun.com.tr