65 Yıllık Tanık Erzincan’da Konuştu
27 Mayıs 1960 askeri darbesinin ardından Yassıada’da yargılanan ve 17 Eylül 1961’de İmralı’da idam edilen dönemin Başbakanı Adnan Menderes’in yargılama sürecine yakından tanıklık eden 88 yaşındaki Halit Selvi, aradan geçen 65 yılın ardından o günlerde yaşadıklarını Erzincan’da anlattı.
Giresun’un Çamoluk ilçesinde yaşayan ve tedavi amacıyla Erzincan’a gelen Selvi, 1960 darbesi sırasında İstanbul Yeşiltepe’deki birlikte askerlik yaptığını söyledi. Adnan Menderes’in tutuklanarak Yassıada’ya götürülmesinin ardından kendisinin de adada görevlendirildiğini belirten Selvi, hafızasında kalanları yle paylaştı.
Merasim Bölüğü’nde askerlik yaptığını anlatan Selvi’nin görevi, Menderes ile dönemin hükümet yetkililerinin kaldıkları yerden duruşma salonuna götürülmesi ve duruşmaların ardından yeniden cezaevine getirilmesiydi.
Selvi, Menderes’i mahkeme salonunda çok yakından gördüğünü belirterek, “Yassıada’da Adnan Menderes’i cezaevinden alarak duruşmalara götürme ve tekrar cezaevine geri getirme görevi bölüğümüzdeki askerlere verildi. Ben de o askerlerden biriydim. Duruşmalarda benim görevim onun arkasında durmaktı” dedi.
Yıllardır Sakladığı Fotoğrafı Gösterdi
Emekli olduktan sonra yaşamını Çamoluk’ta sürdüren 6 çocuk babası Halit Selvi, Menderes’in arkasında görev yaptığı sırada çekilen ve yıllardır sakladığı fotoğrafı da gösterdi.
Yassıada’daki duruşmalarda yaşananlara ilişkin kişisel gözlemlerini anlatan Selvi, Menderes’in savunmalarını yakından dinlediğini söyledi.
Selvi, o günlere ilişkin değerlendirmesinde, “Menderes çok iyi bir insandı. Menderes’i ‘Niye yaptın, niye ettin?’ diyerek boşuna idam ettiler. Onun başbakanlık yaptığı dönemde kıtlık, hırsızlık yoktu. Hükümeti döneminde yaptığı önemli ve başarılı işler dava konusu yapılarak savunması istendi. Ancak rahmetlinin sözünü tamamlamadan mahkeme başkanı tarafından azarlanarak yerine oturtulmasına çok tanık oldum” ifadelerini kullandı.
“Vatan Caddesi’ni Anlatırken Sözünü Tamamlayamadı”
Selvi’nin hafızasında kalan duruşmalardan biri de İstanbul’daki imar çalışmalarıyla ilgiliydi.
Menderes’in Vatan Caddesi konusunda yaptığı savunmayı hatırladığını belirten Selvi, “Menderes, Türkiye Başbakanı olduğu dönemde İstanbul’un nüfusunun yaklaşık 1,5 milyon olduğunu, ancak nüfusun 2 milyonun üzerine çıktığını ve ileride yolların yetersiz kalacağını anlatıyordu. Buna rağmen sözünü tamamlamasına izin verilmedi” diye konuştu.
Menderes Dönemindeki Ezan Düzenlemesini de Hatırladı
Selvi, Demokrat Parti iktidarı döneminde Arapça ezan okunmasının önündeki cezai engelin kaldırılmasını da hatırladığını söyledi. TBMM kayıtlarına göre, 16 Haziran 1950’de Türk Ceza Kanunu’nun 526’ncı maddesinde yapılan değişiklikle Arapça ezan ve kamet okunmasına yönelik cezai düzenleme kaldırıldı.
İmralı’daki İnfaz Günlerini de Unutamadı
Yassıada’daki yargılamaların tamamlanmasının ardından verilen idam kararlarıyla birlikte İmralı’ya geçiş hazırlıkları yaptıklarını söyleyen Selvi, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın idam edildiği günlerde de adada bulunduğunu anlattı.
Tarihsel kayıtlara göre Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül 1961’de, Adnan Menderes ise 17 Eylül 1961’de İmralı Adası’nda idam edildi.
Selvi, o sabaha ilişkin hafızasında kalanları şu sözlerle aktardı:
“Sabah kalktığımda Fatin Rüştü Zorlu’yu astıklarını söylediler. Bunun üzerine nerede astıklarını sorarak oraya koştum. Gittiğimde onu idam sehpasından indirmişlerdi, Hasan Polatkan’ı asmışlardı.”
65 Yıl Geçti, O Günleri Unutmadı
Yassıada ve İmralı’da yaşananların üzerinden 65 yıl geçmesine rağmen gördüklerini unutamadığını ifade eden Halit Selvi, Adnan Menderes’i duruşma salonunda yakından görmesinin ve sonrasında yaşananlara tanıklık etmesinin hayatının hafızasından silinmeyen dönemlerinden biri olduğunu söyledi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 17 Eylül 2026 06:22 · Kaynak: nehaber24.com