Kimse seni Allah’ın sevdiği gibi sevmez
- Her gün çayın yanına en az beş doz alınması gereken bir söz var: Kimse sizi Allah’ın sevdiği gibi sevmez
- Bence bu sözü çerçeveletip gönül duvarımıza asmak lazım
Her gün çayın yanına en az beş doz alınması gereken bir söz var: Kimse sizi Allah’ın sevdiği gibi sevmez.
Bence bu sözü çerçeveletip gönül duvarımıza asmak lazım. İnsanlardan sevgi umduğumuzda, bulamadığımızda, bin parçaya kırıldığımızda yıkık bir viraneye dönmek yerine, “Beni seven Rabbim var.” diyebilmeliyiz.
Hem de tüm kusurlarımızla… Yaptığımız yanlışlara rağmen kapısını bize hiç kapatmayan, “Sen yine bana mı döndün? Buyur, gel!” diyen; vefası bol, ikramı bol, muhabbeti bol bir sevgiyle seven Rabbimiz var. Çıkar gözetmeden, istemeden veren Rabbimiz…
Şu deli gönlümüz ise gidip kendi derdine derman olamayan kullardan sevgi umuyor. Buldum sanıyor, ama kavuştuğunda “Hayır, aradığım bu değilmiş.” diyor. En çok da sevdiklerinden inciniyor.
Belki de bütün bu kırgınlıklar, bizi asıl sevenin kapısına götürmek içindir. Kullara koşmadan önce sevgimizi onun asıl sahibine yöneltebilsek…
Ataullah İskenderî’nin çok sevdiğim bir sözü var:
“Allah seni yarattıklarından uzaklaştırdığı zaman bil ki, sana dostluğunun kapısını açmak istiyordur.”
Şifa gibi gelir bu söz her dem gönlüme. Kullara kırıldığımda Rabbime nazlı nazlı yakarırım: “Rabbim, beni kendi kapına mı getirdin? Yoksa beni görmek mi istedin?”
Öyle güzel, öyle sıcacık olur ki o dualar… İnsanların gönlümüzde açtığı yaralar, o ilahî yakınlığın sıcaklığıyla usul usul kapanıverir. Kullara olan kızgınlığım da siliniverir o an.
Sana da tavsiye ederim dostum. Öyle şifalı bir hâl ki bu…
Allah aşkı için yaratılmış gönlümüze sahte sevgileri yerleştirmeye çalıştığımızda daralıveriyoruz. Çünkü gönlümüz, “Bu değil benim aradığım.” diyor. O derin boşluk Allah sevgisinden başka hiçbir şeyle dolmuyor. Bazen mal mülk koymaya çalışıyoruz oraya, bazen mevki makam… Bazen de bir kulu, bütün sevgimizin merkezine yerleştiriyoruz. Ama hiçbirinin gücü yetmiyor o boşluğu doldurmaya.
Belki de yediğimiz darbeler, yaşadığımız hayal kırıklıkları, bizi üzen insanlar ve içimizde biriken kırgınlıklar; kalbimizi gerçek Sevgili’ye yöneltmek için birer vesiledir dostum.
Öyleyse bizi O’nun kapısına götüren her derde de bir başka gözle bakmayı öğrenmeliyiz. Çünkü bazen bir insanın bizden uzaklaşması, Rabbimize yakınlaşmamızın başlangıcıdır.
“Biliniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Ra’d, 28)
Unutma dostum; kimse seni Rabbinin sevdiği gibi sevemez. Gönlün, O’ndan ve O’nu sana hatırlatan güzelliklerden başka hiçbir yerde gerçek huzuru bulamaz.
Öyleyse sevgiyi yanlış kapılarda arayıp durma. Seni her hâlinle bilen, her dönüşünde kapısını açık tutan, senden hiç usanmayıp sana rahmetle muamele eden Rabbin var.
Ve bazen en büyük teselli, bütün dünyanın sevgisinden mahrum kaldığını düşündüğün bir anda, Allah’ın sevgisinin zaten hep seninle olduğunu hatırlamaktır.
Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır
Kastamonu Açıksöz Haber, Kastamonu ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset · Bölge: Iğdır
Yayın: 06 Kasım 2026 05:03 · Kaynak: aciksoz.com.tr