Politika Bürokrasi Ve Kapital üçlüsü / Yolsuzlukların Suçlusu
- / YOLSUZLUKLARIN SUÇLUSU Hemen öncelikle beyan edeyim ki, siyaset benim için mühimdir
- Politika ile siyaset aynı değildir
POLİTİKA BÜROKRASİ VE KAPİTAL ÜÇLÜSÜ / YOLSUZLUKLARIN SUÇLUSU
Hemen öncelikle beyan edeyim ki, siyaset benim için mühimdir. Politika ile siyaset aynı değildir.
Siyaset, “Devlet yönetme sanatı” iken, politika, “yalan söyleme ve o yalanlarla toplumu uyutma/avutma sanatıdır.”
Bu yazıda politika yerden vura vurulacak, siyaset değil. Bu yazımdan politikacılar alınsın, siyasetçiler değil.
Ha, şu soru mühim, “günümüzde “siyasetçi mi çok, politikacı mı çok?”
Şu anda tüm Dünya’da göz önünde bulunanlar, (bundan öncekiler de dahil) “siyasetçi mi, politikacı mı? Çoğunluk hangi tarafta?”
Bu sorulara cevap vermemi beklemeyin. Neyse ne? Herkes kimin ne olduğunu biliyor. Ben de biliyorum. Ancak açıklayamıyorum.
Bunu böylece beyan ettikten sonra, bürokrasi derken kastım nedir? Onu da açıklayayım.
Normal kamu yöneticileri benim gözümde “bürokrasi değildir.”
Ben bürokrasi denildiğinde, “işleri uzatan, sürüncemede bırakan ve kanunlara ve nizama göre değil de kendi çıkarına göre hareket edenleri” kastediyorum.
Peki, kapital ne oluyor? Onu açıklayayım.
Haram kazanç kapitaldir. Yani benim bu yazıda kastım normal kapital yani helal sermaye değil. Ben bu yazıda helal kazanç sahiplerine saygı duyuyorum. Ancak kapital dediğimde, faiz, borsa ve döviz üçgeninde ya da yolsuzluk ve usulsüzlükle “havadan para kazananları” kastediyorum.
İşte bu açıklamalardan sonra, başlıkta yazanları buraya tekrar yazayım.
“Politika, Bürokrasi ve Kapital Üçlüsü / Yolsuzlukların Suçlusudur.”
Yalnızca yolsuzlukların suçlusu değil, Dünya’daki tüm rezaletlerin nedeni, politika, bürokrasi ve kapital üçlüsüdür.”
Çok geriye gitmenize gerek yok. Benim son iki yazımın başlığını şuraya yazalım ve o yazılardan birkaç alıntı yapalım, yolsuzluklar ve rezaletler nelerdir, anlarsınız.
1-Aile, Okul ve Toplum Üçlüsü Yolsuzlukların Kaynağı mıdır? (Sistem bir bütün olarak iyi insan yetiştirmiyor. Suçlu üreten bir sistem ya da sistemsizlik hakim. Ne sayarsanız sayın işte durum bu.)
Bu yazıda ne yazmıştım? Hatırlayalım. “Her gün her gün yolsuzluk, usulsüzlük ve dolandırıcılık haberleri ile güne başlıyoruz. Bıktık vallahi! Filanca Belediyede yolsuzluk, filanca kurumda yolsuzluk, fon yolsuzluğu, borsada manipülasyon vurgunu, “milyar TL’lik servetler”, o oradan çalmış, bu buradan çalmış, Devlet malından yemişler de yemişler.
Kim gelirse gelsin, hangi partili olursa olsun yolsuzluk ve usulsüzlük yapmış. Bir insanın yalnız Devlet memuru olup yalnız Belediye başkanı ya da Belediyede bir görevli olup ya da bir kurum yetkilisi olup başka da bir geliri olmadığı halde “banka hesaplarında milyarlarca TL parası olması” tek başına bir yolsuzluk ve usulsüzlük kanıtıdır. Başka kanıt aramaya gerek yok.”
Bunları daha yeni yazdım. Birkaç gün önce yazdım.
Bundan sonraki yazımda da şunları yazdım.
Son Zamanlardaki Yolsuzluklar Denetimsizlikten mi?” Bu başlık altında ne yazmıştım? Hatırlayalım. “Son zamanlarda yani özellikle de son bir ayda, ya da son bir iki yılda, nereye elimizi atsak “dökülüyor” cinsinden bir çürüme gözler önüne serildi.
Bunu haberlerden öğreniyoruz. Zaten yıllardan beri bu Ülkede kamu ve özel sektör kurumlarında yolsuzluk ve usulsüzlük bilinen gerçektir. Belediyelerde yolsuzluk! O da çok bilinen bir vakıadır. Bunların üzerine bir de, fon piyasasında yolsuzluk ve usulsüzlük gündeme düştü.
Milyarlarca TL ve milyonlarca Dolar ve Euro’yu usulsüz bir şekilde götürmüş birileri. (O birileri, şerefsizin önde gidenleri, alçaklardır) Bu tür krizleri atlatmadan bir de geçen haftalar içinde yargıda rüşvet soruşturması gündeme düştü. Ne oluyor ya?
Neler oluyor ya? Son bir ayda, nereye elimizi atsak “dökülüyor” cinsinden yolsuzluk ve usulsüzlük haberleri ile sarsılıyoruz toplum olarak. Bütün bunların sebebi denetimsizliktir.”
Evet, bu yazı ile birlikte son üç yazım, bu Ülkedeki rezaletlerin ve yolsuzluklar ile usulsüzlüklerin nedenini, kaynağını açıklıyor.
Kimse beni dinlemese de “ben tarihe not düşüyorum.” Bundan daha da önemlisi, “Allah (cc) rızası için, bu toplumun huzur ve güveni için yazıyorum.”
Evet, bu yazıda dikkat çektiğim, bu üçlü, yani politika, bürokrasi ve kapital üçlüsü, bu Ülkedeki tüm sorunların ve yolsuzluklar ile usulsüzlüklerin nedeni, kaynağıdır.
Bu sistem, daha doğrusu bu üçlü, o kadar rezil ki, “temiz ve dürüst insanlara, ne siyasette, ne kamu yönetiminde, ne ticarette yükselme ve ilerleme hakkı tanımıyor.”
Ve kimse hâlâ sistemden, daha doğrusu, bu üçlü’den şikâyetçi değil. Kimse şikayetçi olmasa da ben şikayetçiyim.
Nefesim yettiğince ve aklım yerinde olduğu müddetçe bu üçlü’ye karşı savaş açtım. Hepsine, yani bu üçlü içinde yer alıp da kendi nefisleri ve kendi bencillikleri ile bu toplumu düşünmeyen herkese lanet olsun.
Huzur ve mutluluk, güven ve selamet, bu üçlü’den kurtulmak ile mümkündür. O nedenle nefis ve hevasına uyan, bencil herkese lanet ediyorum ki, selamet ve esenlik içerisinde yaşasın çocuklarımız ve gençlerimiz. Bizden geçti. Bari çocuklarımız ve gençlerimiz için güzel ve makul bir sistem kuralım. Olur inşallah.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Asayiş · Bölge: Kahramanmaraş/Afşin
Yayın: 30 Ekim 2026 09:26 · Kaynak: marassonhaber.com