Habermetrik
← Ana Sayfa
07 Kasım 2026 04:14 · Güncelleme 04:15
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Dünya çocuk Arıyor

Dünya çocuk Arıyor
Görsel kaynağı: turkiyegazetesi.com.tr
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2007 yılında yaptığı ve bazı kesimlerce eleştirilen “Genç nüfusu artırmak için en az 3 çocuk yapın” tavsiyesi, 20 yıl sonra, dünya ülkelerinin “can simidi” hâline geldi
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2007 yılında yaptığı ve bazı kesimlerce eleştirilen “Genç nüfusu artırmak için en az 3 çocuk yapın” tavsiyesi, 20 yıl sonra, dünya ülkelerinin “can simidi” hâline geldi. Dünya ülkelerinin yüzde 50’sinin, Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği doğurganlık hızı eşik değeri olan 2,1’in altına düştüğünü vurgulayan Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kadın Doğum Hastanesi Başhekimi Prof.

Dr. Özlem Moraloğlu Tekin “İklim krizinden tarım krizine ve savaşlara kadar pek çok küresel sorun konuşuluyor ancak asıl büyük tehlike ‘doğum krizi’. Böyle giderse dünyada insan nüfusu yok olacak” uyarısını yaptı. İSRAİL VE ÇİN’DE DOĞUM SEFERBERLİĞİ Aynı zamanda Türk Fertilite Vakfı (TFV) Yönetim Kurulu Başkanı da olan Prof.

Dr. Tekin, bütün dünyada nüfusu artırmak için büyük bir mücadele başladığını anlatarak “Bu konuda seferberlik başlatan ülkelerin başını İsrail çekiyor. İsrail devlet politikası olarak nüfusunu ve doğum oranlarını artırmak amacıyla tüp bebek tedavilerini çok yoğun bir şekilde finanse ve teşvik ediyor.

Hatta İsrail, dünyada kişi başına düşen tüp bebek tedavisi sayısında ilk sırada yer alıyor. Bunun sonucunda doğurganlık hızını 2,9’a çıkarmayı başardı. Bu konuda en çok çalışan ikinci ülke Çin. Dünyanın en kalabalık ülkelerinden Çin doğumla ilgili politika kapsamındaki tüm tıbbi masraflar için tam geri ödeme sağlayarak doğum oranlarını artırmaya çalışıyor” dedi.

BUGÜN TEDBİR ALSAK 10 YIL SONRA ARTIŞ YAŞANIR Dünyada yaşanan doğum krizinin Türkiye’de çok daha dramatik boyutlarda olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tekin “Türkiye, Dünya Sağlık Örgütünün kritik eşik dediği 2,1 doğum oranının altına 2005 yılında düştü.

TÜİK verilerine göre şu an bu oran 1,43. Türkiye’de doğurganlık hızı düşmekle kalmamış, kadınların ilk doğum yaşı da 29,4’e çıkmış. Yani hem çok az çocuk doğuruyoruz hem de ileri yaşlara erteliyoruz. Bu hızla giderse nüfusumuzu yenileyemeyeceğiz.

Acil tedbir almak zorundayız. Bugün doğum politikalarını yürürlüğe soksak sonucunu 10 yıl sonra alabiliriz” uyarısını yaptı. 4,5-5G’DE KISIRLIK RİSKİ Son 10 yılda kısırlık oranlarında ciddi bir artış görüldüğünün altını çizen Prof.

Dr. Tekin; 5G teknolojileri, dizüstü bilgisayar kullanımı, GDO’lu gıdalar, çevresel etkenler ve iklim değişikliklerinin hem kadınlarda düşük yumurtalık rezervine hem de erkeklerde düşük sperm sayısı vakalarının çok genç yaşlarda görülmesine yol açtığını belirtti.

KISIRLIK KELİMESİ LİTERATÜRDEN ÇIKSIN Toplum hafızasından ‘kısırlık damgalanmasının’ silinmesi ve doğurganlığı koruma bilincinin yerleştirilmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Tekin “Kısırlık kelimesini toplumdan silelim; hem kadınlarımızı hem de erkeklerimizi yumurtalık rezervi kaybı, ideal çocuk doğurma yaşı ve gelecek planlaması konularında erken yaşta bilgilendirelim.

Hekimlerimizi de bilinçlendirerek 35 yaş altında 1 yıl, 35 yaş üstünde 6 ay korunmasız ilişki sonrası; 40 yaş üstü veya rezerv azlığı olanlarda ise hiç beklemeden tedaviye başlama protokollerinin uygulanmasını sağlayalım” dedi. GELECEĞİ KURTARMAK İÇİN ACİL EYLEM PLANI YAPILMASI ŞART Türkiye’nin önümüzdeki 10 yılı kurtarabilmesi için Türk Fertilite Vakfı olarak yönetmeliklerin revize edilmesi konusunda Sağlık Bakanlığına başvuruda bulunduklarını söyleyen Prof.

Dr. Özlem Moraloğlu Tekin, SGK geri ödemeleri konusunda atılması gereken adımları şöyle sıraladı: Aşılama şartının kaldırılması: Sperm sayısı düşük veya tüpleri tıkalı olan hastalara uygulanan “2 defa aşılama yapma” zorunluluğunun kaldırılarak hastaların doğrudan tüp bebek tedavisine yönlendirilmesi.

Evlilik süresi şartının esnetilmesi: Tüp bebek tedavisi geri ödemesi için aranan 3 yıllık evlilik şartının kaldırılması (özellikle ileri yaşta evlenen kadınlar için bekleme süresinin ortadan kaldırılması). Yaş sınırlarının yeniden düzenlenmesi: Geri ödemedeki üst yaş sınırının 39-40 yaştan 42-43 yaş seviyesine çıkarılması.

PGT (Preimplantasyon Genetik Tanı) siklus sınırının kaldırılması: PGT uygulamalarında en fazla 3 siklus olan geri ödeme sınırının kaldırılarak deneme sayısının artırılması. İLERİ YAŞTA DOWN SENDROMU RİSKİ İdeal çocuk sahibi olma yaşının DSÖ tarafından 26-30 aralığı olarak belirlendiğini hatırlatan Prof.

Dr. Tekin “Yumurtasını dondurmak isteyen kadınların bunu 35 yaşından önce yapması gerekir. 35 yaş üstünde Down sendromu gibi genetik hastalık riski katlanarak artıyor. 40 yaşındaki bir kadından elde edilen embriyoların yüzde 80’ine yakınında kromozomal bozukluk görülebiliyor” dedi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: turkiyegazetesi.com.tr
Haber metni ve görseller turkiyegazetesi.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık
Yayın: 07 Kasım 2026 04:14 · Kaynak: turkiyegazetesi.com.tr
Kaynağı Oku ↗