Financial Times fon krizini inceledi: ‘Üç beş çürük elma işi değil, sistem zaten böyle işliyor’
Financial Times 131 fonun tasfiyesi ve üst düzey isimlerin tutuklanmasıyla derinleşen süreci araştırdı. Gazete eski MASAK Başkan Yardımcısının aylar önceki ikazlarının görmezden gelinmesinden MSCI’ın şüpheli işlem raporlarına kadar piyasayı sarsan 20 milyar dolarlık vurgunu mercek altına aldı.
John Paul Rathbone imzasıyla yayımlanan kapsamlı araştırma haberinde, toplam büyüklüğü yaklaşık 20 milyar doları bulan fonlarla ilişkili şüpheli işlemlerin uzun süre kesintisiz devam ettiği belirtildi. Haberde ayrıca, söz konusu risklere ve usulsüzlüklere ilişkin denetleyici kurumlara önceden iletilen uyarıların sonuçsuz kaldığı iddiaları ayrıntılarıyla ele alındı.
FT, Türkçedeki “fon” kelimesi ile saadet zincirleri için kullanılan “Ponzi” kavramını birleştirerek krizi “Fonzi” olarak isimlendirdi. Gazete, olağanüstü getirilerin nasıl oluştuğunu, hisselerdeki fiyat hareketlerini ve soruşturmaların finans dünyasından üst düzey kamu görevlilerine uzanan boyutunu inceledi.
Haberde belirtilen 20 milyar dolar, yatırımcıların kesinleşmiş toplam zararını değil, tasfiye kapsamına alınan fonların varlık büyüklüğünü ifade ediyor.
Financial Times’ın araştırmasında öne çıkan açıklamalardan biri eski Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkan Yardımcısı Ramazan Başak tarafından yapıldı.
Başak sermaye piyasalarında gerçekleştirilen şüpheli işlemler konusunda yetkilileri defalarca uyardığını fakat bu uyarıların dikkate alınmadığını ileri sürdü.
FT’nin aktardığına göre Başak, Tera Grubu’na bağlı bazı yatırım fonlarının olağanüstü getirilerini sorgulamasının ardından nisan ayında “yanıltıcı bilgi yayma” şüphesiyle gözaltına alındı. Daha sonra serbest bırakılan Başak hakkındaki suçlamaları reddetti.
Gazete Başak’ın açıklamalarını krizin ortaya çıkmasından önce yapılan uyarılara rağmen şüpheli işlemlerin neden devam ettiği sorusu çerçevesinde ele aldı.
İYİ Parti Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş’ın Aralık 2025’te yaptığı konuşmada sermaye piyasalarını “bataklık” olarak nitelendirdiği ve yatırımcıların “havuz işlemleri, kendi kendine alım satım ve manipülasyon” yoluyla zarara uğratıldığını ileri sürdüğü belirtildi. Türkeş, yetkililerin bu işlemler karşısında neden harekete geçmediğini sordu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de daha önce benzer nitelikte uyarılarda bulunduğunu anımsattı. FT’nin incelediği Meclis tutanaklarına göre AKP’li milletvekilleri ise piyasa bozucu faaliyetlerle kararlılıkla mücadele edildiğini savundu. Muhalefetin konuyla ilgili araştırma önergesi kabul edilmedi.
Gazete Finansal İstikrar Komitesi’nin de Aralık 2025’te şüpheli fiyat hareketlerini görüştüğünü yazdı. Şimşek ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı’nın da yer aldığı komitenin, bazı portföy yönetim şirketlerinin ekonomik gerçeklerle açıklanamayan fiyat hareketlerine neden olmasından endişe duyduğu belirtildi.
Financial Times’ın (FT) araştırmasına göre Türkiye’deki hisse senetlerinde görülen şüpheli işlemler uluslararası yatırımcıların gündemine girdi. Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, haziran ayında yayımladığı uyarıda söz konusu koordineli alım satım işlemlerinin piyasadaki fiyat oluşumunu bozabileceğini belirtti.
Kripto varlık analiz platformu Coinradar’ın kurucu ortağı Cenk Gültekin FT’ye yaptığı açıklamada işlemlerin önemli bir kısmının gizli yürütülmediğini ifade etti. Gültekin “Beni şaşırtan, bu usulsüz işlemlerin düzenleyici kurumların ekranlarında saklı olmaması.
Büyük bölümü kamuya açıktı” diyerek şüpheli işaretlerin varlığına rağmen erken müdahalede bulunulmadığını söyledi.
Haberde TBMM’deki tartışmalar, Finansal İstikrar Komitesi’nin değerlendirmeleri, Başak’ın uyarıları ve MSCI’ın açıklamaları hatırlatılarak risklerin önceden bilinmesine rağmen krizin neden engellenemediği sorgulandı.
Gazete soruşturmaların merkezindeki kuruluşlardan Tera Grubu ve kurucusu Emre Tezmen’e geniş yer ayırdı.
FT’nin incelediği şirket sunumlarına göre Tera’nın TLY kodlu fonu, 2025 yılında yüzde 4 bin 233 getiri sağladı. Aynı dönemde Borsa İstanbul’un getirisi yüzde 13 düzeyinde kaldı. Araştırmada, bu olağanüstü performansın arkasındaki işlemlerin nasıl gerçekleştiği de anlatıldı.
FT’ye göre bazı yatırım fonları, birbirleriyle bağlantılı şirketlerin hisselerinde yoğun pozisyonlar oluşturdu. Bu alımlar hisse fiyatlarını yükseltirken fiyat artışları fonların net varlık değerlerine ve açıklanan getirilerine yansıdı.
Yüksek getiriler yeni yatırımcıları fonlara çekti. Fonlara giren kaynakların aynı veya bağlantılı şirketlerin hisselerinde yeniden kullanılması yükselişi besleyen bir döngü oluşturdu. Analistler bazı şirket tahvili ihraçlarının da hisse alımlarını finanse etmek veya yatırımcılara nakit sağlamak için kullanıldığını belirtti.
FT soruşturma konusu işlemlerin finans tarihinde “pump and dump” olarak bilinen, hisse fiyatlarının yapay biçimde yükseltilmesinin ardından satış yapılmasına dayanan manipülasyon yöntemlerini hatırlattığını yazdı.
Financial Times fonlardaki işlemleri Özata Denizcilik hisselerinin fiyat hareketleri üzerinden örneklendirdi. 2024 yılında yaklaşık 200 milyon dolar piyasa değeriyle halka açılan şirketin hisselerinin beşte birinden azı halka açık durumdaydı.
FT’nin aktardığına göre Tera fonları nisan ayında yaklaşık 281 liradan Özata Denizcilik hissesi toplamaya başladı. Ağustos ayı sonunda fonların, şirketin piyasada işlem gören paylarının yaklaşık yüzde 96’sını aldığı belirtildi.
Hisse fiyatı eylül ortasında yaklaşık 5 bin liraya ulaşırken beş aylık artış yüzde 1600 oldu. Ancak fon krizinin ardından fiyatlarda sert düşüş yaşandı. Gazete, haberin yayımlandığı dönemde Özata Denizcilik hisselerinin 170 lira seviyesinde işlem gördüğünü aktardı.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), hisselerde manipülasyon yapıldığı şüphesiyle Emre Tezmen’in de aralarında bulunduğu 11 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Tutuklanan Tezmen, hakkındaki suçlamaları reddetti.
FT fonlara yatırım yapan bireysel yatırımcıların yaşadıklarını da araştırmasına taşıdı.
Yaklaşık 6 milyon liralık birikimini söz konusu fonlardan birine yatıran Alican Mordalga yatırım kararında fonların denetime tabi olmasının etkili olduğunu söyledi. Mordalga “Fonlar denetleniyordu. Yeraltında yürütülen faaliyetler değildi.
Diğer ülkelerde insanların yaptığı gibi ben de buna güvenerek yatırım yaptım” dedi. Böyle bir gelişmenin yaşanabileceğini kimsenin düşünmediğini belirten Mordalga, fonların yasal ve denetlenen kuruluşlar tarafından yönetilmesinin yatırımcılar açısından güven unsuru olduğunu anlattı.
FT’nin araştırmasına göre hisselerin fiili dolaşımına ilişkin düzenlemelerde ağustos sonunda yapılan değişiklik fonlardaki yükseliş döngüsünün tersine dönmesinde etkili oldu.
Pusula Portföy, 15 Eylül’de bazı fonlarında yatırımcıların geri alım taleplerinin karşılanamadığını açıkladı. Bunun ardından diğer yatırımcıların da fonlardan çıkmak istemesi satış baskısını artırdı. Likidite sorunları yayıldı ve piyasalarda sert değer kayıpları yaşandı.
Ekonomist Kerim Rota FT’ye yaptığı açıklamada “Hiçbir Ponzi kendi kendine ölmez. Ya düzenleyiciler ya da yatırımcılar sonunu getirir. Bizim örneğimizde bunu yatırımcılar yaptı” dedi.
17 Eylül’de Finansal İstikrar Komitesi’nin koordinasyonuyla acil önlemler alındı. Toplam 20 milyar dolarlık varlığı bulunan 131 fonun tasfiyesi kararlaştırılırken zorunlu satışları sınırlamak amacıyla Türk lirası likiditesi artırıldı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek sorunlu alanın “karantinaya alındığını” ve fonların sektörün yaklaşık yüzde 10’unu oluşturduğunu belirterek sistemik risk bulunmadığını söyledi.
Financial Times soruşturmanın yalnızca portföy yönetim şirketleriyle sınırlı kalmadığını aktardı.
Tutuklananlar arasında Borsa İstanbul’un eski başkanı, eski bir Cumhurbaşkanlığı danışmanı, eski bir Merkez Bankası başkan yardımcısı, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) nezdinde görev yapmış eski bir büyükelçi ve Türkiye Sigorta’nın eski üst düzey yöneticilerinin bulunduğu belirtildi.
FT, AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa eden Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin Özata Denizcilik’teki toplam 400 bin hisseyi sert düşüşten önce sattığını yazdı. Kaya hisse işlemlerinden elde ettiği 2 milyar lirayı aşan kazancı gönüllü olarak iade ettiğini açıklarken, içeriden bilgi aldığı veya hukuka aykırı işlem gerçekleştirdiği iddialarını reddetti.
Özata Denizcilik de yönetim kurulu başkanı dahil üç yöneticisinin tutuklanmasının suçluluk anlamına gelmediğini, hukuki yollara başvuracağını ve şirket faaliyetlerinin etkilenmediğini bildirdi.
Financial Times fon krizini Türkiye’nin yatırım ortamı açısından da değerlendirdi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Ekonomi
Yayın: 05 Kasım 2026 12:30 · Kaynak: 10haber.net