Nükleer Silah Mı Marketteki Buzdolabı Mı?
- ABD İran’ı nükleer silahla vurmakla tehdit ederken, içerisinde bulunduğumuz yıl itibarıyla yeni bir tehdit dalgası Avrupa’da yıkıcı etkiler yaratıyor
ABD İran’ı nükleer silahla vurmakla tehdit ederken, içerisinde bulunduğumuz yıl itibarıyla yeni bir tehdit dalgası Avrupa’da yıkıcı etkiler yaratıyor. Son iki yıldır küresel çapta elektrik şebekelerine yönelik saldırıların arttığına, kentlerin karanlığa gömüldüğüne şahit oluyorken kaotik manzaraları kanıksar hale geldik.
Bu esnada İngiltere başta olmak üzere muhtelif Avrupa hükümetlerinin vatandaşlarına şu çağrıları daha sık yaptığını da gözlemlemekteyiz: “Üç günlük yiyecek ve su stoklayın, elinizin altında nakit para olsun, el feneri ve pil depolayın”. İkinci sınıf bir felaket filmi senaryosundan alınmış hissi veren bu çağrıların ne anlama geldiği bugünlerde netleşmekte.
2026 yılı başından itibaren İspanya’da meydana gelen iki hızlı tren kazası ve 11-12 Ekim ile 1-2 Kasım tarihlerinde Avrupa ülkelerindeki süpermarketlerin soğutucu dolaplarına düzenlenen saldırılar, çok kutuplu dünyanın keskinleşen jeopolitik mücadelesinin bireylerin günlük yaşamı ile her gün biraz daha iç içe geçtiğini ortaya koydu. 18 Ocak 2026’da İspanya’nın Kordoba bölgesinde meydana gelen hızlı tren kazasında 46 kişi hayatını kaybetti.
Bu kazanın nedeniyle ilgili ulaşılabilen tek sonuç sistemde yaşanan bir voltaj dalgalanmasının makas değiştirme sistemini etkilemiş olabileceğiydi. İkinci vaka 28 Ekim günü Toledo’da yaşandı. Bu defa sinyalizasyon sistemindeki bir hata nedeniyle iki hızlı tren çarpıştı ve 74 kişi hayatını kaybetti.
Peki sinyalizasyon sistemi neden arızalandı? Bu kazaya dair şu ana kadar yapılabilen yegane açıklama ulusal elektrik sisteminde yaşanan bir dalgalanmanın tamamen bilgisayarlar tarafından yönetilen sistemde bir kesintiye yol açtığı.
İspanya’nın düzensiz göç olayları ve konut krizi gibi sorunlarla erken genel seçim öncesi krize yönlendirildiği dikkate alındığında, bir yıldan kısa sürede yaşanan iki tren kazasını normal bir olasılık kapsamında değerlendirmek herhalde mümkün değildir.
10 AB ÜYESİNİN GIDA TEDARİK ZİNCİRİ VURULDU
Gelelim süpermarket zincirlerini hedef alan saldırılara. Kamuoyunun bilgisi dahilinde olan 11-12 Ekim tarihlerindeki ilk dalga saldırı Fransa, İspanya, Belçika ile Hollanda’yı hedef aldı. Bu saldırı basının da ilgisini çekince Avrupa’daki ABD askeri üslerindeki gıda soğutma sistemlerinde Ağustos ayında görülen geniş çaplı arızaların varlığı keşfedildi.
ABD ve Fransa makamlarının o tarihten itibaren saldırıların arkasındakilerin peşinde oldukları böylece anlaşıldı. Ancak failler bulunamadan 1-2 Kasım tarihlerindeki ikinci dalga saldırının çapı daha geniş oldu. Belçika, Lüksemburg, İsveç, İrlanda, Hollanda ve Estonya’daki süpermarketler etkilendi.
3 Kasım Salı günü kurbanlara yenileri. Bu defa İngiltere, Romanya ve Almanya’daki süpermarket zincirleri hedef alındı. İtalya hükümeti, saldırıya uğrayan Avrupa Birliği ülkelerinin sayısı 10’a yükselince ulusal istihbarat servislerinin direktörlerini toplantıya çağırdı.
Brüksel’deki yetkililere göre Ağustos ayı başından bu yana düzenlenen saldırılar birbirlerinden bağımsız değil ve ortak bir merkezden yönetiliyor. Saldırı yönteminin genel hatlarıyla şu şekilde uygulandığı anlaşılıyor. Haftasonu geldiğinde kablosuz internet ağı ile uzaktan kontrol edilebilen market soğutma dolapları hackleniyor yani ele geçiriliyor.
Bu dolapların sıcaklıkları 50 dereceye kadar yükseltiliyor. Kimi dolaplarda süreç yalnızca gıdaların bozulmasıyla sonuçlanırken bazı marketlerde yangın çıktığına rastlandı. Bu saldırı metodu yalnızca milyonlarca euro tutarındaki gıdanın çöpe gitmesiyle ilgili değil.
Kalabalık metropollerde gıda tedarik zincirinin ve gıdaların soğuk zincirinin kırılmasına yol açan saldırılar ile kitlesel yağma vakalarının tetiklenmesi de an meselesi. Dahası soğuk zincirin kırıldığının fark edilmediği bir durumda yaşanabilecek kitlesel zehirlenmelerle hedef ülkelerin sağlık sistemlerinin saatler içerisinde çökmesinin de yolu açılabilir.
MARKETLERİ HEDEF ALAN SİBER SALDIRILAR HİBRİT SAVAŞIN PARÇASI MI?
Avrupa istihbarat servisleri ulaşım ve gıda güvenliğini hedef alan saldırıların ardından sağlık hizmetlerinin hedef alınmasından endişe ediyorlar. Peki bu yeni nesil terörizmin sorumlusu kim? Olağan şüpheli olarak Rusya ve Kuzey Kore’yi işaret etmek mümkün.
Ancak Kuzey Koreliler ekseriyetle batılı kripto para sistemlerini yağmalamakla ilgileniyorlar. Rusya ise hibrit savaş metotlarının yelpazesini her geçen gün genişletiyor. Bu saldırılar için çoğunlukla kendi insan kaynaklarını kullanmayan Rusya, sahadaki suç örgütlerini ücreti mukabilinde çalıştırabiliyor.
İngiltere, Polonya, Slovakya, Litvanya ve Bulgaristan’daki kundaklama vakalarından sonra süpermarket zincirlerini hedef almaları için Avrupa’daki radikal sol ya da sağ gruplarla ilişkili bilgisayar korsanlarının Moskova tarafından kiralanmış oldukları ortaya çıkarsa buna da kimse şaşırmayacaktır.
ABD’NİN SALDIRACAĞI MUHAKKAK, ESAS SORU: NASIL VE NEYLE?
Savaşın doğasının bu denli değiştiği, gıda soğuk zincirinin dahi bir cephe hattı haline geldiği ortamda, ABD’nin İran’ı nükleer silah kullanmakla tehdit etmesi pek ilkel bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Daha da trajikomik olan ise İsrail’in 3 Kasım günü itibarıyla ABD ile, “İran’ın nükleer silah kullanabileceği yönünde istihbarat paylaşımı yaptığına” dair haberlerin ABD medyasında yer almasıdır.
2003 yılında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni tiyatro sahnesine çevirerek ABD ve İngiltere tarafından sahnelenen bu oyun Irak’ın işgalinde kullanılmıştı. İşgalin ardından Irak’ın kimyasal silah programının da stoklarının da aslı astarının olmadığı ispatlanmış olmasına rağmen hala İsrail destekli bu palavralarla İran’a yönelik bir saldırının tezgahlanması Washington-Tel Aviv ikilisinin G7 ülkelerinin desteğiyle tüm dünyayı aptal yerine koymasının yeni bir örneği olarak tarihe geçecektir.
Türkiye ve Körfez ülkelerinin yeni bir savaşı engellemek için tüm çabalarına rağmen sizlerin bu yazıyı okuduğunuz saatlerde Teksas’taki Fort Bliss ve Almanya’daki Ramstein üslerinden sevk edilen hava savunma sistemlerinin İsrail’in güneyindeki kurulumları tamamlanmış olacak. Aynı sıralarda İngiltere’nin çok sayıda Eurofighter uçağının Kıbrıs’taki Ağrotur Üssü’ne sevki tamamlanacak.
ABD’li gazeteci Tucker Carlson’un İran’a yeni saldırı için işaret ettiği 7 Kasım tarihinde İran’a yeni bir saldırı başlayacak mı sorusu artık gereksiz. Sıradaki soru: ABD nükleer silah kullanacak mı ve yeni bir işgal yolda mı? olmalı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Yangın
Yayın: 04 Kasım 2026 21:19 · Kaynak: yesilgiresun.com.tr