Habermetrik
← Ana Sayfa
03 Kasım 2026 17:43
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Demirtaş 4 Kasım’ın yıldönümünde yazdı: ‘Demokratikleşme sorumluluğu ile silahsızlanma birbirinin yerine geçemez’

Demirtaş 4 Kasım’ın yıldönümünde yazdı: ‘Demokratikleşme sorumluluğu ile silahsızlanma birbirinin yerine geçemez’
⏱️ 9 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Almanya’nın Köln kentinde kurulan QAD-Barış Araştırmaları Derneği için kaleme aldığı yazıda, Kürt meselesinin çözümüne yönelik yürütülen sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu
Hukuki not: Bu içerik adli süreçlere ilişkindir; suçluluğu kanıtlanana kadar kişiler masumdur (masumiyet karinesi).

Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Almanya’nın Köln kentinde kurulan QAD-Barış Araştırmaları Derneği için kaleme aldığı yazıda, Kürt meselesinin çözümüne yönelik yürütülen sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

4 Kasım 2016’da kendisinin de aralarında bulunduğu HDP’li siyasetçilere yönelik operasyonların ve tutuklamaların 10’uncu yıldönümünde yayımlanan “Birlikte Kazanmak” başlıklı yazıda Demirtaş, çatışma çözümü ve silahsızlanma süreçlerinin zorluklarına, aktörlerin sorumluluklarına ve sürecin ilerlemesi için atılması gereken adımlara dikkat çekti.

Demirtaş, devletin demokratikleşme, hukuki güvenceler oluşturma ve özgürlüklerin önünü açma sorumluluğuyla örgütün silahsızlanmayı ilerletme sorumluluğunun birbirinin yerine geçemeyeceğini belirterek, “Devletin demokratikleşme, hukuki güvenceleri oluşturma ve özgürlüklerin önünü açma sorumluluğu ile örgütün silahsızlanmayı ilerletme sorumluluğu birbirinin yerine geçemez” ifadelerini kullandı.

“Değişimi ilerletme iradesiyle değişime direnen anlayışlar karşı karşıya”

Çatışma çözümleri ve silahsızlanma süreçlerinin her aşamasının kendine özgü zorluklar, handikaplar ve fırsatlar barındırdığını belirten Demirtaş, sürece dahil olan bütün aktörlerin iş birliği geliştirmesi gerektiğini ifade etti.

Sürecin başarıya ulaşacağına inanan kesimlerin zorlukları aşmak için yoğun çaba gösterdiğini kaydeden Demirtaş, buna karşılık bazı çevrelerin bölgesel ve küresel gelişmeleri süreci ilerletmek yerine tıkamak için değerlendirdiğini belirtti. Geçmiş deneyimlerin yarattığı güvensizlik nedeniyle ihtiyatlı yaklaşan kesimlerin de bulunduğunu ifade eden Demirtaş, tıkanmaların önemli nedenlerinden birinin değişim iradesiyle değişime direnen anlayışların karşı karşıya gelmesi olduğunu vurguladı.

Değişimin zorunluluğuna inanılmadığı takdirde sürece karşı çıkmak için çok sayıda gerekçe üretilebileceğini belirten Demirtaş, reel politik koşulların göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydetti. İlkeli ve meşru siyasetin reel politiğe teslim olmaması gerektiğini ifade eden Demirtaş, bununla birlikte mevcut siyasi koşulları görmezden gelmenin de doğru olmadığını dile getirdi.

“Öcalan örgütü ve devleti aynı anda değişime davet ediyor”

Demirtaş, Abdullah Öcalan’ın siyaset tarzının bu dengeleri gözetmesiyle farklılaştığını belirtti. Öcalan’ın cesur hamleler yaparak ve risk alarak siyaset zeminini korumayı başardığını ifade eden Demirtaş, Öcalan’ın uzun süredir silahlı mücadelenin zamana yenildiğinin farkında olduğunu kaydetti.

Öcalan’ın hem örgütü hem de devleti değişime davet ettiğini ve bu yönde adım atmaya zorladığını belirten Demirtaş, böylece tarafların sorumluluklarını yerine getireceği ve atılacak adımların birbirini tamamlayacağı yeni bir siyasi zeminin oluşturulmaya çalışıldığını ifade etti.

Süreçteki değişim ihtiyacının bütün aktörler için geçerli olduğunu ancak sorumlulukların aktörlerin konumlarına ve imkanlarına göre farklılaştığını belirten Demirtaş, devletin demokratikleşme ve hukuki güvence sağlama yükümlülüğü ile örgütün silahsızlanma sorumluluğunun ayrı ayrı yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Çözüme giden yol tek bir anahtarla açılabilecek bir kapı değil”

Çözüme ulaşmanın tek bir aktörün atacağı adımla mümkün olmayacağını belirten Demirtaş, her aktörün kendi sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini ifade etti. Herkesin farklı kapıları açabilecek anahtarlara sahip olduğunu kaydeden Demirtaş, ortak yolun açılabilmesi için bu anahtarların kullanılmasının önemine dikkat çekti.

Demirtaş, “Çözüme giden yol, tek bir anahtarla açılabilecek bir kapıdan geçmiyor. Her aktörün elinde farklı kapıları açabilecek anahtarlar var. Önemli olan, herkesin kendi anahtarını kullanarak ortak yolun önünü açmasıdır.

Böylece tıkanıklıklar aşılabilir, fırsatlar ortak kazanımlara dönüştürülebilir; siyaset kurumu güçlenirken demokratikleşmenin, özgürlüklerin ve refahın önü açılabilir” dedi.

Sürecin ilerlemesi için ortak güvenin yeniden inşa edilmesi gerektiğini de vurgulayan Demirtaş, geçmiş deneyimlerin, yerine getirilmeyen sözlerin ve yaşanan ağır kırılmaların yarattığı güvensizliğin yalnızca iyi niyet çağrılarıyla giderilemeyeceğini belirtti. Sürece katılan bütün aktörlerin birbirlerinden peşinen güven beklemek yerine güvenin yeniden kurulmasını sağlayacak koşulların oluşmasına katkıda bulunması gerektiğini kaydetti.

“Düğümleri çözerken kullanılan dil ve üslup önemli”

Yıllar içinde biriken sorunların iç içe geçmiş düğümlere benzediğini ifade eden Demirtaş, bu sorunları zorlayarak çözmeye çalışmanın zaman zaman daha büyük tıkanmalara yol açabileceğini belirtti. Bu nedenle çözüm arayışında izlenecek yöntemin, kullanılacak dilin ve üslubun önem taşıdığını vurguladı.

Bu konuda henüz yeterli olgunluğa ve yapıcı yaklaşıma ulaşılamadığını kaydeden Demirtaş, bütün aktörlerin bu meselede azami özen göstermesinin siyasi, ahlaki ve vicdani bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

“Öcalan’ın rolünü oynayabileceği statüsü netleşmeli”

Demirtaş, sürecin ilerlemesi için atılması gereken en acil adımın Abdullah Öcalan’ın rolünü yerine getirebileceği statünün, imkanların ve koşulların netleştirilmesi olduğunu belirtti. Bu adımın gecikmesinin sürecin gelgitler yaşamasına neden olacağını kaydeden Demirtaş, Öcalan’ın üstlendiği rolün gerektirdiği çalışma ve iletişim koşullarının sağlanmasının yalnızca kendisiyle ilgili bir mesele olmadığını vurguladı.

Bu koşulların oluşturulmasının silahsızlanma kararının uygulanması, süreçte ortaya çıkabilecek sorunların çözülmesi ve farklı aktörler arasında sağlıklı iletişim kurulması bakımından gerekli olduğunu belirten Demirtaş, sorumluluk üstlenmesi beklenen bir aktörün bu sorumluluğu yerine getirebilmesini sağlayacak imkanların sunulmasının sürecin kendi iç tutarlılığı açısından da zorunlu olduğunu ifade etti.

Öcalan’ın koşullarının netleştirilmesi için Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) başta olmak üzere bütün muhalefetin yapıcı ve pozitif bir siyaset dili geliştirmesi gerektiğini belirten Demirtaş, PKK’nin de daha yapıcı, cesur ve kararlı bir tutumla silahsızlanma aşamasını hızlandırmasının sürecin ilerlemesini kolaylaştıracağını kaydetti. Böyle bir yaklaşımın diğer aktörlerin de adım atmasını kolaylaştıracağını ifade eden Demirtaş, herkesin kendi bulunduğu konumun zorluklarını ve zorunluluklarını en iyi kendisinin bildiğine dikkat çekti.

“Herkes bulunduğu yerden değişmek zorunda”

Kimsenin adına konuşamayacağını ve başkalarına ne yapmaları gerektiğini söyleyemeyeceğini belirten Demirtaş, sorunların çözümü ve krizlerin aşılması için bütün aktörlerin bulundukları yerden pozitif çaba göstermesi ve değişime açık olması gerektiğini vurguladı.

Çözüm sürecini bisiklet sürmeye benzeten Demirtaş, ilerlemek ve dengeyi korumak için pedalların çevrilmeye devam edilmesi gerektiğini belirtti.

“Toplum da barışın öznesi haline gelmeli”

Toplumsal destek olmadan kalıcı bir çözümün güç olduğunu ifade eden Demirtaş, geçmişin yarattığı korku ve güvensizliklerin aşılması, toplumun geleceğe ilişkin umutlarının büyütülmesi ve barış sürecine verilen desteğin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Barışın yalnızca sürecin doğrudan aktörleri tarafından kurulamayacağını belirten Demirtaş, toplumun da barışın öznesi haline gelmesinin önemine dikkat çekti.

Sürecin başarıya ulaşmasıyla ortaya çıkabilecek siyasi, ekonomik ve jeostratejik fırsatların Türkiye’nin, bütün Kürtlerin ve Orta Doğu halklarının ortak kazanımına dönüştürülmesi gerektiğini belirten Demirtaş, bunun yolunun bugünden iş birliği zeminleri oluşturmaktan geçtiğini ifade etti.

Demirtaş, yazısını şu sözlerle tamamladı:

“Önce riskleri beraber göğüsleyelim, handikapları el birliğiyle aşalım ki sonra meyveleri de tüm halklar hep beraber toplayabilelim, hep birlikte kazanalım.”

Selahattin Demirtaş’ın yazısının tamamı şöyle:

Çatışma çözümleri ve silahsızlanma süreçlerinin her aşaması zorludur, her aşamanın kendine özgü handikapları ve fırsatları vardır. Önemli olan, süreçte rol üstlenen bütün aktörlerin zorlukları aşmak için güçlü iş birlikleri geliştirmeleri ve fırsatları ortak kazanımlara dönüştürebilecek kapasitelerini harekete geçirmeleridir.

Sürece inanan ve herkese kazandıracağına ikna olmuş kesimler, zorlukların aşılması için yoğun çaba sarf ediyor. Sürecin başarısına inanmayan kimi çevreler ise bölgesel veya küresel gelişmeleri fırsata dönüştürmenin hesabını yaparak ipe un sermeye devam ediyor.

Geçmiş deneyimlerin yarattığı güvensizlik nedeniyle sürece ihtiyatla yaklaşan kesimler de bulunuyor. Tıkanmaların önemli nedenlerinden biri, değişimi ilerletme iradesiyle değişime direnen anlayışların sürekli karşı karşıya gelmesidir.

Değişimin zorunluluğuna inanmıyorsanız sürece rahatça karşı çıkabilir ve isterseniz kendi içinde tutarlı gibi görünen bin tane gerekçe ileri sürebilirsiniz. Ancak bunların hiçbiri reel politik denilen acımasız çarkın dönüşünü durduramaz.

İlkeli siyaset, meşru siyaset reel politiğe teslim olmaz, boyun eğmez ancak reel politiği görmezden gelme saflığına da düşmez.

Kolaylaştırıcı adımlar atılmalı

Sayın Abdullah Öcalan’ın önderlik tarzında fark yaratan da işte bu dengeleri iyi görmesi, cesurca hamleler yaparak, risk alarak siyaset zeminini korumayı başarmasıdır. Sayın Öcalan çok uzun süredir silahlı mücadelenin zamana yenildiğinin çok net farkındadır.

Örgütü ve devleti aynı anda değişime davet etmekte, buna zorlamakta; böylece atılacak adımların birbirini tamamlayacağı yeni bir siyasi zeminin oluşmasına çalışmaktadır.

Kuşkusuz değişim ihtiyacı süreçte rol üstlenen bütün aktörler için geçerlidir ancak herkesin sorumluluğu, bulunduğu konuma ve sahip olduğu imkanlara göre farklılaşır. Devletin demokratikleşme, hukuki güvenceleri oluşturma ve özgürlüklerin önünü açma sorumluluğu ile örgütün silahsızlanmayı ilerletme sorumluluğu birbirinin yerine geçemez.

Çözüme giden yol, tek bir anahtarla açılabilecek bir kapıdan geçmiyor. Her aktörün elinde farklı kapıları açabilecek anahtarlar var. Önemli olan, herkesin kendi anahtarını kullanarak ortak yolun önünü açmasıdır. Böylece tıkanıklıklar aşılabilir, fırsatlar ortak kazanımlara dönüştürülebilir; siyaset kurumu güçlenirken demokratikleşmenin, özgürlüklerin ve refahın önü açılabilir.

Bütün bunların gerçekleşebilmesi için sürecin en önemli ihtiyaçlarından biri de ortak güvenin yeniden inşasıdır. Geçmiş deneyimlerin, yerine getirilmeyen sözlerin ve yaşanan ağır kırılmaların yarattığı güvensizlik yalnızca iyi niyet çağrılarıyla aşılamaz.

Sürece katılan herkesin birbirinden peşinen güven beklemek yerine, güveni birlikte üretecek koşulların oluşmasına katkıda bulunması gerekir.

Neler yapılabilir, nereden başlanabilir

Yılların biriktirdiği sorunlar, iç içe geçmiş düğümler gibidir. Bu düğümleri zorlayarak çözmeye çalışmak, bazen onları daha da sıkılaştırır. Bu nedenle düğümleri çözerken izlenecek usul, kullanılacak dil ve üslup büyük önem taşıyor.

Bu konuda halen yeterli olgunluğa, yapıcı tarza maalesef ki ulaşılamadı. Herkesin bu konuya azami özen göstermesi siyasi, ahlaki ve vicdani bir zorunluluktur.

Atılması gereken en acil adımsa Sayın Öcalan’ın rolünü oynayabileceği statüsünün, imkanlarının ve koşullarının netleşmesidir. Bu adımın atılması uzadıkça süreç gelgitler yaşamaya devam edecektir. Sayın Öcalan’ın süreçte üstlendiği rolün gerektirdiği çalışma ve iletişim koşullarının sağlanması yalnızca kendisiyle ilgili bir mesele değildir.

Silahsızlanma kararının uygulanması, ortaya çıkabilecek sorunların çözülmesi ve sürecin farklı aktörleri arasında sağlıklı iletişimin kurulması bakımından gereklidir. Sorumluluk üstlenmesi beklenen bir aktörün bu sorumluluğu yerine getirmesini sağlayacak koşulların oluşturulması, sürecin kendi iç tutarlılığının gereğidir.

Sayın Öcalan’ın koşullarının netleştirilmesi için de DEM Parti başta olmak üzere tüm muhalefetin pozitif bir dille yapıcı siyaseti hakim kılması önemlidir. Aynı zamanda PKK’nin de daha yapıcı, cesur ve kararlı bir duruşla silahsızlanma aşamasına hız vermesi, sürecin ilerlemesini ve diğer aktörlerin adım atmasını kolaylaştıracaktır. Herkes bulunduğu yerin zorluklarını, zorunluluklarını en iyi kendisi bilir.

Ortak gelecek için ortak sorumluluk

Kimsenin adına konuşamam, ahkam kesemem fakat şunu da kabul etmeliyiz ki sorunların çözümü, krizlerin aşılması için herkes tam da bulunduğu yerden pozitif çaba göstermek, yerinden kıpırdamak, değişmek zorundadır. Çözüm süreci bisiklet sürmeye benzer, ilerlemek ve dengeyi korumak için pedalları çevirmeye devam etmek gerekir.

Toplumsal desteği güçlendirmeyen bir çözümün kalıcı olması güçtür. Geçmişin yarattığı korkuları ve güvensizlikleri aşmak, toplumun geleceğe ilişkin umutlarını büyütmek ve toplumsal desteği güçlendirmek gerekir. Çünkü barışı yalnızca sürecin aktörleri kuramaz, bu nedenle toplumun da barışın öznesi haline gelmesi gerekir.

Sürecin başarısıyla ortaya çıkacak siyasi, ekonomik ve jeostratejik fırsatları Türkiye’nin, tüm Kürtlerin ve Orta Doğu halklarının ortak kazanımına dönüştürebilmenin yolu, bugünden iş birliği zeminleri yaratabilmekten geçer.

Önce riskleri beraber göğüsleyelim, handikapları el birliğiyle aşalım ki sonra meyveleri de tüm halklar hep beraber toplayabilelim, hep birlikte kazanalım.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: ilketv.com.tr
Haber metni ve görseller ilketv.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Asayiş
Yayın: 03 Kasım 2026 17:43 · Kaynak: ilketv.com.tr
Kaynağı Oku ↗