Türkiye eğitime yeterince kaynak ayırıyor mu?
- OECD'nin 2026 “Eğitime Genel Bakış” (Education at a Glance) raporu ülkelerin eğitim sistemleri hakkında birçok ilginç veri içeriyor
- Raporu incelerken özellikle eğitim harcamaları ile ilgili grafikler dikkatimi çekti
OECD'nin 2026 “Eğitime Genel Bakış” (Education at a Glance) raporu ülkelerin eğitim sistemleri hakkında birçok ilginç veri içeriyor. Raporu incelerken özellikle eğitim harcamaları ile ilgili grafikler dikkatimi çekti. Bu grafikler Türkiye'nin eğitime ayırdığı kaynakların yetersiz olduğunu gösteriyor.
Üstelik sorun yalnızca zengin ülkelerden daha az harcamamız değil. Kendi ekonomik gücümüze oranla da eğitime yeterince kaynak ayırmıyoruz. Öncelikle rapordaki eğitim harcamalarının çoğunun 2023 yılına ait olduğunu belirteyim.
OECD ülkelerinden karşılaştırılabilir verilerin toplanması ve işlenmesi zaman aldığından, 2026 raporunda üç yıl öncesinin rakamlarını görüyoruz. MİLLÎ GELİRDEN EĞİTİME AYRILAN PAY AZALIYOROECD'nin C1.2 grafiği, kamu eğitim harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranının 2015 ile 2023 arasında nasıl değiştiğini gösteriyor.
Türkiye'de bu oran%4,1'den%3,2'ye gerilemiş. Aynı dönemde OECD ortalaması ise%4,4'ten%4,2'ye düşmüş. Yani OECD ülkelerinde sınırlı bir gerileme yaşanırken Türkiye'de çok daha ciddi bir düşüş söz konusu. Sekiz yılda eğitime ayırdığımız millî gelir payı yaklaşık beşte bir azalmış.
İLKOKUL VE ORTAOKULLARDA DURUMÜlkeler arasında öğrenci başına yapılan harcamalar karşılaştırıldığında büyük farklar ortaya çıkıyor. Satın alma gücü farkları hesaba katıldığında OECD ülkelerinde ilkokul öğrencisi başına yıllık toplam harcama ortalama 13.639 dolar.
Türkiye'de ise 4.900 dolar. Ortaokullarda da durum benzer: OECD ortalaması 15.305 dolar, Türkiye'de ise 5.038 dolar. Elbette daha zengin ülkelerin eğitime daha fazla para harcaması beklenir. Bu nedenle OECD, öğrenci başına harcamaları ülkelerin kişi başına millî gelirine oranlayarak da karşılaştırıyor.
Bence bu gösterge daha anlamlı. İlkokullarda öğrenci başına harcamanın kişi başına millî gelire oranı OECD ülkelerinde ortalama%21,7 iken Türkiye'de%11,8. Ortaokullarda ise OECD ortalaması%24, Türkiye'deki oran yalnızca%12,1.
Demek ki Türkiye, kendi ekonomik gücüne oranla bile ilkokul ve ortaokul öğrencilerine OECD ortalamasının yaklaşık yarısı kadar kaynak ayırıyor. Bu veriler düşündürücü. İlkokul eğitimi, öğrencilerin okuma, yazma, matematik ve öğrenmeyi öğrenme gibi temel becerileri kazandıkları dönem.
Eğitimin bu aşamasındaki eksikliklerin sonraki yıllarda giderilmesi kolay değil. GENEL LİSELERDE DURUM DAHA DA KÖTÜRaporun en çarpıcı grafiklerinden birisi C4.2. Yazının sonunda görebileceğiniz bu grafikte genel liselerde öğrenci başına kamu harcamasının kişi başına millî gelire oranı karşılaştırılıyor.
OECD ortalaması%19,3. Türkiye'de ise yalnızca%7.Türkiye, genel lise öğrencilerine kendi ekonomik gücüne oranla OECD ortalamasının yaklaşık üçte biri kadar kamu kaynağı ayırıyor. Grafikte verisi bulunan ülkeler arasında sonuncuyuz.
Satın alma gücü farkları hesaba katıldığında da durum değişmiyor. OECD ülkelerinde genel lise öğrencisi başına yıllık kamu harcaması ortalama 12.421 dolar. Türkiye'de ise 2.914 dolar. Yani OECD ortalamasının dörtte birinden bile az.
Bir genel lise öğrencisine yılda 2.914 dolarlık kamu kaynağı ayırarak nasıl bir eğitim sunabiliriz? Yeterli laboratuvar, nitelikli kütüphane, teknoloji altyapısı, rehberlik hizmetleri, sanat ve spor etkinlikleri, öğretmenlerin mesleki gelişimi...
Bunların hepsi kaynak gerektiriyor. Elbette çok para harcamak iyi eğitimin garantisi değil. Ancak yeterli kaynak ayırmadan nitelikli eğitim sunmak da kolay değil. ÜNİVERSİTELERDE DE TABLO PARLAK DEĞİLÜniversitelerde öğrenci başına yapılan toplam harcama Türkiye'de yılda 11.311 dolar, OECD ortalamasında ise 24.186 dolar.
Yani üniversite öğrencisi başına OECD ortalamasının yarısından az kaynak harcıyoruz. Kamunun katkısına bakıldığında da büyük fark var. Türkiye'de öğrenci başına kamu harcaması 9.093 dolar, OECD ortalamasında 16.405 dolar.
Bir başka önemli gösterge, üniversitelerdeki öğrenci başına harcamaların zaman içinde nasıl değiştiği. 2015 ile 2023 arasında OECD ülkelerinde öğrenci başına toplam harcama reel olarak ortalama%10,2 artarken Türkiye'de%4,3 azalmış.
Yani yükseköğretimde öğrenci başına ayırdığımız kaynaklar yalnızca düşük değil, geriliyor da. Araştırma harcamalarında durum daha vahim. Üniversitelerde öğrenci başına araştırma-geliştirme harcaması OECD ortalamasında 8.433 dolar, Türkiye'de ise 2.883 dolar.
Ortalamanın yaklaşık üçte biri. Üniversitelerden uluslararası sıralamalarda yükselmelerini, dünya çapında araştırmalar yapmalarını, nitelikli akademisyenleri çekmelerini ve geleceğin teknolojilerini geliştirmelerini bekliyoruz.
Ancak bunun için gerekli kaynakları sağlamıyoruz. Son yıllarda Türkiye'de üniversite sayısı ve yükseköğretime erişim önemli ölçüde arttı. Bunlar olumlu gelişmeler. Ancak çok sayıda öğrenciye diploma vermek ile uluslararası düzeyde rekabet edebilen üniversiteler oluşturmak aynı şey değil.
NE YAPMALIYIZ?Eğitime ayrılan kaynakların artırılması gerektiğini düşünüyorum. Ancak kaynakların nasıl kullanıldığı da en az miktarı kadar önemli. Müfredat, öğretmen yetiştirme, okul yönetimi ve ölçme-değerlendirme alanlarında ciddi sorunlarımız var.
Bunları çözmeden yalnızca harcamaları artırmak beklediğimiz sonuçları vermeyebilir. Kanımca üç alana öncelik vermeliyiz. Birincisi okul öncesi eğitim. OECD ülkelerinde 3 yaşından ilkokula başlama yaşına kadar olan çocukların okul öncesi eğitime katılım oranı%90 iken Türkiye'de%51.
Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak istiyorsak erken çocukluk eğitimini yaygınlaştırmamız gerekiyor. İkincisi genel liseler. Öğrenci başına harcamaların OECD ortalamasının dörtte birinden az olması kabul edilebilir bir durum değil.
Liselerimizin fiziksel olanaklarını, teknoloji altyapısını ve öğrencilerin yararlanabildiği hizmetleri geliştirmeliyiz. Üçüncüsü üniversiteler. Artık üniversite sayısını ve öğrenci kontenjanlarını artırmak yerine eğitimin ve araştırmanın niteliğine odaklanmalıyız.
Bunun için özellikle araştırma altyapısına ve akademik insan gücüne daha fazla yatırım gerekiyor. Türkiye'de eğitim tartışmaları genellikle sınav sistemleri, müfredat değişiklikleri ve öğretmen atamaları üzerinde yoğunlaşıyor.
Bunların hepsi önemli. Ancak eğitim sisteminin niteliğini yükseltmek istiyorsak kaynak meselesini de gündemin üst sıralarına taşımamız gerekiyor. OECD verilerinin verdiği mesaj açık: Türkiye, ekonomik olanaklarına göre eğitime daha fazla kaynak ayırabilecek durumda.
Önemli olan bunu bir öncelik olarak benimsemek ve ayrılan kaynakları etkili kullanmak. Kaynak: OECD, Education at a Glance 2026, Şekil C4.2. Genel lise programlarındaki tam zamanlı eşdeğer öğrenci başına kamu harcaması, kişi başına GSYH'nin yüzdesi olarak gösterilmiştir.
AB25 ve OECD ortalamaları ülke sıralamasına karşılaştırma amacıyla eklenmiştir. Verisi bulunmayan ülkeler grafikte yer almıyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim
Yayın: 08 Kasım 2026 04:13 · Kaynak: gazetepencere.com