Bana gelen bilgiler başka
İzmit Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğüne bağlı bir ekibin, Tepeköy Mahallesi Bilnet Okulları yanındaki bir köpeğe uyuşturucu iğne atması ve ardından gelişen olaylara ilişkin benim edindiğim bilgiler şöyle: 1. Köpek ölmedi. Sadece uyuşturucu iğne kullanıldı. Barınaklara götürmek için böyle yapılması lazım zaten. Ama gazetelere ilk başta “zehirli iğne” diye bilgi verildi. 2. Köpek tasmalı ama bağlı değilmiş. “Tasmalı da olsa bağlı olması gerekiyor. Yasa bunu emrediyor. Sahipli ise sahibinin bağlaması gerekiyor. Misal, Yürüyüş Yolunda ‘tasmalı’ diye bir köpek ‘dokunulmazlık’ kazanmıyor” diyorlar. 3. İzmit Belediyesi ekipleri, köpek okulun hemen yanında ve tasmalı olduğu için okula sorabilirler miydi? Evet. En doğrusu bu olurdu. Cins köpek olduğu için özellikle… Ama “Tasmalı bir köpek oradan geçiyor” diye düşünmüş olabilirler. “Okulun yanında bağlı olmayan bir köpek çocuklara zarar verebilir” diye de düşünmüş olabilirler.
4. Park alanında bir kulübe var. Ama köpek kulübede değilmiş. Yani köpek kulübede iken iğne atılmamış. Burasını özellikle belirttiler. Görüntülerden bakılabilir. 5. Şikayet yoktu denilmiş. Şikayet yoksa hiçbir ekip oraya gitmez. Şikayet olup olmadığı ilgili müdürlüğün resmi kayıtlarından hemen görülebilir. 6. İzmit Belediyesinin geçmişindeki kötü sicilin farkındayım. Bazı konularda haldır huldur iş yaptıklarını da görüyorum. Ama o kötü ekip değişti. Yöneticiler değişti, yeni elemanlar geldi v.s. Başına da sanırım Büyükşehir’den bir müdür getirdiler. Yani orası genel anlamda düzeldi. 7. Barınağın geç yapılması, eskiden köpeklerin toplanmaması ve sürekli Büyükşehir’in suçlanması, teknik değil siyasi bir konu. Belediye yönetimiyle alakalı. Oradaki çalışanlarla alakalı değil. Ki o konular da artık gündemden düştü. Barınak da yapıldı, sokak köpekleri de toplanıyor. 8. Söz konusu köpekle Bilnet Okulları yönetimi, çalışanları ve bazı öğrencilerin duygusal bağ kurması da anlaşılabilir. Ancak olay nedeniyle ekibe, ekip çalışanlarına, müdürlerine ağza alınmayacak küfürler, hakaretler, tehditler anlaşılır değil. Öfkeyle ve bir kez olsa, “Şerefsiz, terbiyesiz, ahlaksız adamlar” falan dense yine anlayacağım… 9. Evet, bu kez İzmit Belediyesi ekiplerini savunuyorum. Çünkü “adil” olmaya çalışıyorum. Çünkü bu kez “suçlu” değiller. Hata payı belki yüzde 10, belki yüzde 20, en fazla yüzde 30’dur. O da okulla iletişime geçmedikleri için. Ama böyle bir mecburiyetleri de yok. Sokakta, parkta, yolda gördükleri köpek için etraftaki her bina ya da kurumla iletişime geçmelerini istemek de normal değil. 10. İzmit Belediyesi ekiplerine kamuoyu tarafından fazla yüklenilmesini doğru bulmuyorum. Hele o küfürleri hiç doğru bulmuyorum. 11. Umarım, yükselen tepkilere göre belediye ekibini sağa sola sürmezler. Umarım belediye yöneticileri konuyu hakkıyla araştırır, kararlarını ondan sonra verir. 12. Maşallah köpek de çok güzelmiş. Çok mahzun mahzun bakıyor. Okuldaki çocuklar da onu çok seviyor, hayvan sevgisini bizzat yaşıyor. Hepsi çok güzel. Ancak kural belli, olması gerekenler net: Sahipli ise bağlı olmalı, gezecekse sahibi ya da yetkili tarafından ipiyle gezdirilmeli. Buna dikkat edilirse hiçbir sorun zaten çıkmayacaktır.
Yılda 5 defa. Şimdilik! Bu ülkede gazetecilerden çok günü olan var mı acaba? Daha önce “Kaç tane Gazeteciler Günü var?” başlıklı yazı yazmış, detaylarını aktarmıştım. Benim bugüne kadar bildiğim dört tane idi: • 10 OCAK Çalışan Gazeteciler Günü • 16 OCAK Basın Onur Günü (Sadece Kocaeli’de kutlanıyor) • 3 MAYIS Dünya Basın Özgürlüğü Günü • 24 TEMMUZ Basında Sansürün Kaldırılışı Dün bir gazeteciler günü daha olduğunu öğrendim. • 21 EKİM Dünya Gazeteciler Günü Anlıyorum, özellikle sosyal medyada böyle bir tarih ortaya atıldığında herkes hemen kısa da olsa bir kutlama mesajı paylaşmak istiyor. Onları gören siyasetçiler geri kalmak istemiyor. Onları gören yerel yöneticiler, STK temsilcileri “ben de kutlamalıyım” diye düşünüyor. Biz de “Deliye her gün bayram” misali tebrikleri kabul ediyoruz:) Şimdilik yılda 5 kez kutluyoruz. Bakalım, önümüzdeki dönemde gazeteciler bayramı sayısı 6-7 olacak mı?
Bakın yukarıdaki yazıyı tam 5 yıl önce yazmışım. Yine hatırlatma ihtiyacı hissettim. Çünkü kutlamalar bitmiyor… “Peki, biz hangisini kutlayalım?” diye soracak olursanız; Ben 16 Ocak’ı tercih ederim.

Kategori: Asayiş · Bölge: Kocaeli/İzmit
Yayın: 22 Ekim 2026 20:00 · Kaynak: enkocaeli.com