Ankara'nın gri zarafeti: Brütalist yapılar
- Genellikle soğuk ve kaba bulunarak eleştirilen ancak mimarlık tarihinde "dürüst malzeme" yaklaşımının en güçlü temsilcisi olan brütalist akımın Ankara'daki gizli kalmış anıtsal örneklerini mercek altına aldık
Ankara, Cumhuriyet dönemi mimarisinin pek çok evresini sokaklarında barındıran açık bir laboratuvar niteliğindedir. 1960'lardan itibaren dünya genelinde yayılan ve betonu sıvamadan, boyamadan, en doğal ve çıplak haliyle kullanmayı savunan "brütalizm" (ham beton) akımı, Başkent'te de güçlü yankılar buldu.
Çoğu insanın önünden geçerken "gri ve soğuk" bulduğu bu yapılar, aslında mimari estetiğin ve yapısal dürüstlüğün en önemli simgelerindendir. İşte Ankara'nın göbeğinde yer alan ve kentsel hafızanın betonlaşmış estetiğini sunan 3 efsanevi brütalist yapı: ODTÜ MİMARLIK FAKÜLTESİ: BRÜTALİZMİN BAŞKENTTEKİ KALESİAnkara'da brütalizm denilince akla gelen ilk ve en görkemli yapı, Altuğ ve Behruz Çinici tarafından tasarlanan ODTÜ Mimarlık Fakültesi'dir.
1960'larda inşa edilen bina, çıplak beton yüzeyleri, devasa pencereleri, iç içe geçen avluları ve mekânsal zenginliğiyle Türkiye'deki modern mimarinin zirve noktalarından biri kabul edilir. Bina, betonun sadece bir taşıyıcı değil, aynı zamanda dekoratif ve estetik bir unsur olarak nasıl kullanılabileceğinin en net kanıtıdır.
ESKİ TÜRK DİL KURUMU (TDK) BİNASI: KAVAKLIDERE'NİN SESSİZ TANIĞIKavaklıdere Atatürk Bulvarı üzerinde yer alan ve Cengiz Bektaş tarafından 1980'lerde tasarlanan eski TDK binası (Günümüzde Kültür ve Turizm Bakanlığı ek hizmet binası), Ankara'daki geç dönem brütalizmin en zarif örneklerindendir. Yapı; güneş kırıcıları, ahşap detaylarla yumuşatılmış çıplak beton cephesi ve avlulu plan tipiyle, çevresindeki yoğun apartman dokusunun içinde anıtsal ama mütevazı bir duruş sergiler.
CİNNAH 19 APARTMANI: KONUTTA BETON DENEYİMİNejat Ersin tarafından 1950'lerin sonunda tasarlanan Cinnah 19, Türkiye'de brütalizmin konut mimarisindeki ilk ve en radikal örneklerinden biridir. Çıplak beton cephesi, dairesel pencereleri ve çatısındaki ortak kullanım alanıyla (havuz ve teras) döneminin çok ötesinde bir yaşam biçimi sunmuştur.
Zamanla geçirdiği tadilatlarla orijinal brütalist dokusu kısmen zedelense de yapı, Ankara'nın mimari cesaretinin sembollerinden biri olmaya devam ediyor. Bu yapılar, kentsel dönüşüm furyasında sıklıkla estetik yoksunluğuyla suçlanan günümüz betonlaşmasından farklı olarak, betonun bir "tasarım felsefesi" olarak ele alındığı dönemin eşsiz kentsel miraslarıdır.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel · Bölge: Ankara/Elmadağ
Yayın: 04 Kasım 2026 11:59 · Kaynak: yeniankara.com.tr