Habermetrik
← Ana Sayfa
16 Eylül 2026 17:51 · Güncelleme 19:45
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

BİST’te Pusula etkisi: 100 yüzde 6 değer kaybı

BİST’te Pusula etkisi: 100 yüzde 6 değer kaybı
Görsel kaynağı: guneydoguekspres.com

Borsa İstanbul'da BİST 100 endeksi, belirli aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri ekseninde patlak veren likidite krizinin genele yayılmasıyla yüzde 6'ya dayanan kayıplar yaşadı. Pusula Portföy'ün Para Piyasası Fonu'nda (PPF) temerrüde düşmesi, Katılımevim hisselerindeki sert dalgalanmalar ve Tera Yatırım üzerinden gerçekleştirilen işlemler BİST 100 endeksinde büyük düşüşlere sebep oldu. Finans kulislerine yansıyan detaylara göre; geçmişte kapalı devre kurulan fonlardaki sığ hisselerin suni olarak şişirilip ardından halka açılmasıyla büyüyen sistem, uluslararası endeks şirketlerinin (MSCI) uyarıları sonrası Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) getirdiği kısıtlamalarla çöktü. Güvenli liman olarak bilinen para piyasası fonlarının, yüksek riskli hisse senedi fonlarını finanse etmek için kullanıldığının ortaya çıkması piyasadaki paniği artırırken, Oluşması muhtemel milyarlarca liralık zararın kamu bankaları üzerinden yurttaşlara fatura edilme riski bulunuyor.

FON ALIMA KAPATILDI VE PUSULA PORTFÖY TEMERRÜDE DÜŞTÜ

Piyasalardaki satış dalgasının ana tetikleyicisi, Pusula Portföy'ün yönettiği "PRY" kodlu Para Piyasası Fonu'nda (PPF) yaşanan likidite krizi oldu. Yatırımcıların yoğun çıkış talepleriyle karşılaşan fon, Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'nda (TEFAS) yeni alım işlemlerine kapatılarak sadece satışa açık statüye getirildi. Yoğun nakit talebini karşılayamayan Pusula Portföy, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı açıklamada, kurucusu oldukları bazı yatırım fonlarının katılma payı iade ödemelerinde temerrüt durumunun oluştuğunu resmi olarak duyurdu. Şirket, fonlar hesabına işlem yapılan aracı kurumlarla mutabakat ve likidite yönetim sürecinin devam ettiğini bildirse de fon yatırımcılarının nakde dönememesi piyasadaki panik havasını başlattı. Para piyasası fonundaki geri çekilme, hisse senedi piyasasına Katılımevim tahtası üzerinden yansıdı. Pusula Portföy tarafından yönetilen fonların Katılımevim'deki toplam payının yüzde 33 seviyelerine kadar ulaşmış olması, fonlardaki likidite ihtiyacının hisse senedi piyasasında yüklü satışlara dönüşmesine neden oldu.

Süreç, Tera Grubu'nun Pusula Holding'i devralma görüşmeleriyle aynı döneme denk gelirken, Tera Yatırım konuya ilişkin resmi bir açıklama yayımladı. Açıklamada, devre konu payların mülkiyeti ile yönetsel hakların henüz Tera Grubu'na geçmediği vurgulanarak, söz konusu fonların likidite yönetiminin ve katılma payı alım-satım süreçlerinin şu aşamada Tera'nın sorumluluğunda olmadığı belirtildi. Pusula Portföy'ün fon iadelerini yapamaması ve kilitlenen tahtalar nedeniyle nakde ulaşamayan yatırımcılar ise aracı kurumlardan gelen teminat tamamlama çağrılarıyla karşı karşıya kaldı. Kredili pozisyon taşıyan birçok yatırımcı, teminat açıklarını acilen kapatabilmek için ellerindeki bankacılık ve sanayi hisselerinde satışa geçti. Tek bir fon grubunda başlayan bu nakit sıkışıklığı, piyasanın genelindeki hacimsizlik ve derinlik eksikliğiyle birleştiğinde BİST 100 endeksini aşağı çeken bir zincirleme reaksiyona dönüştü.

VURGUNUN ARKA PLANI: FİKTİF KÂRLARLA ŞİŞİRİLEN FONLAR HALKA AÇILDI

Aracı kurumlar tarafından başlangıçta sadece sınırlı sayıdaki kendi yatırımcılarına yönelik kurulan kapalı hisse senedi fonları, borsanın sığ hisselerinde kendi aralarında yapılan işlemlerle suni olarak şişirildi. Nominal değeri düşük hisselerin fiyatlarının kısa sürede astronomik oranlarda artırılmasıyla, fonların değeri kâğıt üzerinde katlandı. Ardından, SPK onayıyla TEFAS üzerinden halka açılan bu fonlar, yüksek getiri vaatleriyle geniş halk kesimlerine pazarlandı.

Pusula Portföy'ün bünyesindeki Katılımevim hisselerinde 2025 yılı sonundan Ağustos sonuna kadar yaşanan yüzde 1100'lük olağandışı artış ve sonrasında yaşanan yüzde 60'lık çöküş, bu suni fiyatlamanın en belirgin örneği olarak öne çıkıyor.

YABANCI SERMAYE UYARISI VE SPK MÜDAHALESİ ÇÖKÜŞÜ TETİKLEDİ

Uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI, Borsa İstanbul'daki bazı şirketlerin değerlerinin suni olarak şişirildiği ve halka açıklık oranlarında problemler bulunduğu uyarısını yaparak, Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar statüsünden çıkarılabileceğini bildirdi. Yabancı sermaye çıkışını engellemek amacıyla SPK, ağustos ayının sonunda fonların portföylerinde bulundurabilecekleri hisse miktarlarına ve oranlarına yönelik kısıtlamalar getirdi. Bu yasal düzenleme, piyasada mecburi bir satış baskısı yaratarak hayali fiyatlamalar üzerine kurulan sistemin çöküşünü hızlandırdı.

PARA PİYASASI FONLARINDA REPO OYUNU

Sistemin temerrüde düşmesine ve yatırımcıların mağdur olmasına neden olan asıl usulsüzlüğün ise para piyasası fonlarının (PPF) kullanımıyla ortaya çıkmakta. “Mevduata alternatif”, “risksiz” ve “güvenli yatırım aracı” olarak bankalar üzerinden geniş kitlelere pazarlanan para piyasası fonlarındaki milyarlarca liralık birikim, fon yöneticileri tarafından riskli işlemlerde kullanıldı. SPK düzenlemesi sonrasında hisse senedi fonlarından para çekmek isteyen yatırımcıların taleplerini karşılamak için nakit sıkışıklığına düşen şirketler, ellerindeki şişirilmiş hisse senetlerini para piyasası fonlarına teminat olarak verip (ters repo) karşılığında bu fonlardaki vatandaşın nakit parasını aldı. Borsadaki hisselerin değer kaybedip taban fiyatlara inmesiyle birlikte, para piyasası fonları elindeki satılamayan hisselerle baş başa kalarak kilitlendi. Bu döngü, borsayla ilgisi dahi olmayan ve sadece parasını güvende tutmak isteyen on binlerce yatırımcının birikimlerine ulaşamamasına yol açtı.

FATURA KAMUYA VE VATANDAŞA KESİLEBİLİR

Katılım Evim gibi tasarruf finansman şirketlerinde ev ve araç sahibi olmak için para biriktiren yurttaşların birikiminin, fon piyasalarındaki bu işlemlerde kullanılmış olması onbinlerce yurttaşı tehlikeye itiyor. Geçmiş dönemlerde büyük şokların yaşandığı dönemlerde olduğu gibi, sürecin sonunda piyasayı rahatlatmak amacıyla değeri düşen fonların ve hisselerin kamu bankalarınca alınması ihtimali ortada duruyor. Böylesi bir kurtarma operasyonunda oluşacak on milyarlarca liralık zararın "görev zararı" adı altında kamu bilançosuna ekleneceğini ve faturanın yine yurttaşa kesilmesi riski bulunuyor.

ASIL KAYBEDEN HİSSE TUTAN YURTTAŞLAR OLDU

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Akademisyeni Prof. Dr. Murat Birdal piyasalardaki sert düşüşü ve sebeplerini “Hisse senedi fonlarının normali bu” diyerek özetledi. Temerrüte düşen fonun yarattığı panik havasının satış eğilimi yarattığını kaydeden Birdal, “Şirketlerin, aşağı yönlü hareketleri görüp satışa geçen yazılımları var. Bunlar satışları gerçekleştiriyor yatırımcılar ise bunu görüp bir döngü halinde aşağıya inen fiyatları daha da aşağı itiyor” değerlendirmesinde bulundu. Benzer durumlarda panik satışları ile birlikte değeri düşen hisse senetlerini elinde tutan yurttaşların en büyük kaybedenler olduğunu ifade eden Birdal, “Yüksek enflasyon karşısında birikimini korumak isteyen yurttaşlar her geçen gün daha spekülatif yöntemlere başvuruyor. Para piyasası fonlarının son haftalardaki olağanüstü getirileri burada yığılmaya sebep oldu” derken, “İktidarın piyasalarda yarattığı kuralsız ve denetimsizlik ortamının ürünü bu” şeklinde konuştu. İktidara yakın firmaların piyasalarda kuralsızca hareket etmesinin sonuçlarının yine yurttaşlarda kayıp olacağını kaydeden Birdal, “Katılım Evim yüzde 50’ye yakın değer kaybetti. Yüzbinlerce insanın birikimi benzer firmalarda ev, araba alma umuduyla duruyor. Bununla birlikte tasarruf finansman şirketlerinin de incelenmesi gerekir” dedi.

FİNANS DEĞİL VURGUN ÜLKESİ OLDU

Yüksek enflasyon ile birlikte yurttaşların ellerindeki birikimleri değerlendirme çabası da yıllar içinde arttı. Borsa İstanbul fon piyasalarında yatırımı bulunan yurttaş sayısı 2021 yılında yaklaşık 3 milyon 70 bin kişi civarındaydı. Tüm bu yatırımcılar arasından yatırımlarının hacmi 0 ila 10 bin TL olan (yaklaşık 3 asgari ücret) yurttaş sayısı 2,55 milyon kişi idi. 2026 yılı ağustos ayı itibariyle yatırım hacmi 3 asgari ücret civarında (0-100bin TL arası) olan kişilerin sayısı 4,32 milyon kişiye yükseldi. Merkez Kayıt sistemi verilerine göre Ağustos ayında fon piyasalarında tüm portföylerin cari değeri 10 trilyon 969 milyar 241 milyon TL. 1000 bin TL’den az yatırını olan kesimin kesimin yatırımlarının büyüklüğü ise 39 milyar 645 milyon TL. Aradaki fark olan 10 trilyon 929 milyar 596 milyon TL ise geride kalan zengin kesim ve finans kuruluşlarırı tarafından yönetiliyor.

Kaynaklar: guneydoguekspres.com
Haber metni ve görseller guneydoguekspres.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Ekonomi
Yayın: 16 Eylül 2026 17:51 · Kaynak: guneydoguekspres.com
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp