İMO Adana Şube Başkanı Çak: Adana’nın yapı stokunun deprem güvenliği net belirlenmeli
İMO Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, “Talebimiz Geleceğimiz Kampanyası” kapsamında inşaat mühendislerinin mesleki sorunlarının yanı sıra Adana’nın yapı stoku, deprem riski, imar ve altyapı sorunlarını gündeme taşıyacaklarını söyledi. Çak, kentte yaklaşık 427 bin bina bulunduğunu belirterek yapıların deprem güvenliğinin net şekilde ortaya konulması, riskli bölgelerden başlayarak tarama yapılması ve binalara kimlik numarası verilerek yapı alımında ekspertiz uygulamasının hayata geçirilmesi için çağrıda bulundu.
İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, Şube 2. Başkanı Recai Ünsal Ekinci ve Sekreter Üye Anıl Kılınç, gazetemizi ziyaret etti. Yazı İşleri Müdürü Süreyya Uri ve yazı işleri personeliyle bir araya gelen İMO yöneticileri, “Talebimiz Geleceğimiz Kampanyası” hakkında bilgi verdi.
Kampanyanın, inşaat mühendislerinin mesleki sorunlarının yanı sıra Adana’nın yapı stoku, deprem riski, imar ve altyapı sorunlarının gündeme taşınmasını amaçladığı belirtildi. “MESLEKİ SORUNLAR KENT SORUNLARIYLA BİRLİKTE ELE ALINACAK” İMO Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, kampanyayla inşaat mühendisliğinin yıllardır kamuoyunda yeterince tartışılmayan mesleki sorunlarını görünür hale getirmeyi amaçladıklarını söyledi.
Çak, proje ve danışmanlık firmalarında çalışan mühendislerden yapı denetim kuruluşlarına, müteahhitlerden şantiye şeflerine kadar yapı üretim sürecinin tüm unsurlarında yaşanan sorunların ele alınacağını ifade etti. Kampanyanın yalnızca mesleki sorunlarla sınırlı kalmayacağını belirten Çak, konuların kent sorunlarıyla birlikte değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Çak, imar ve altyapı sorunlarının da bu kapsamda ele alınacağını dile getirdi. Mesleki sorunlar kent sorunlarıyla birlikte ele alınacağını kaydeden Çak, “Tek başına meslek alanıyla ilgili konuştuğumuz zaman haliyle kamuoyuna ulaştırmak kolay değil.
Ama bunu bir imar sorunu üzerinden konuştuğumuzda, bunu bir altyapı sorunu olarak konuştuğumuzda, kentteki diğer imar problemleriyle yan yana getirdiğimizde çok farklı bir şey ortaya çıkıyor” dedi. “YAPI ALIRKEN DE EKSPERTİZ RAPORU ZORUNLU HALE GETİRİLMELİ” Adana açısından en önemli konulardan birinin yapı stokunun ve yapı envanterinin ortaya çıkarılması olduğunu vurgulayan Çak, yapılara kimlik numarası verilmesini önerdiklerini söyledi.
Yapılara ait ruhsat, proje, beton sınıfı, yapım süreci ve benzeri bilgilerin dijital ortamda bir araya getirilmesi gerektiğini belirten Çak, vatandaşların satın alacakları konut veya iş yerinin geçmişine ilişkin bilgilere kolayca ulaşabilmesini istedi. Araç alımında olduğu gibi yapı alımında da vatandaşın satın alacağı yapıyla ilgili bilgi sahibi olması gerektiğini belirterek, “Bir araç alırken ya da bir araç sahibi olurken o araçla ilgili bilgilere anında ulaşabiliyoruz.
Ya da onu bir şekilde ekspertize götürüp ekspertiz raporu var mı, yok mu, bunu hemen öğrenebiliyoruz. Ama bir yapıyla ilgili, 10 milyon, 15 milyon lira verdiğiniz bir yapıyla ilgili böyle bir bilgiye sahip değiliz. O kişi o kimlik numarasıyla girdiğinde dijital ortamda o bilgilere sahip olsun.
Eğer satışlarda da isteniyorsa, nasıl ki araçla ilgili bir ekspertiz raporu düzenleniyor, binayla ilgili de bir rapor düzenlensin. Binanın güvenliğiyle ilgili bir inceleme yapılsın” şeklinde konuştu. “RİSKLİ BÖLGELERDEN BAŞLAYARAK BİNALAR TARANMALI” Tüm binaların tek tek deprem performans analizine tabi tutulmasının kolay olmadığını ifade eden Çak, bu nedenle çalışmalara riskli olduğu değerlendirilen bölgelerden başlanabileceğini söyledi.
Hızlı tarama yöntemleriyle yapıların bazı temel parametreler üzerinden ön değerlendirmeye tabi tutulabileceğini belirten Çak, daha detaylı incelemelerin ise ihtiyaç duyulan yapılarda gerçekleştirilebileceğini kaydederek, “Bütün binaları tek tek bu şekilde deprem performans analizine tabi tutabilmek kolay değil. Bunun kendi içerisinde zorlukları var.
Ama en riskli yerlerden başlanabilir” dedi. “ADANA’DA YAPI STOKUNUN DEPREM GÜVENLİĞİ NET BELİRLENMELİ” Adana’nın yapı stokuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çak, kentte yaklaşık 427 bin bina bulunduğunu belirterek, bu yapıların ne kadarının depreme karşı dayanıklı olduğunun ve kaçının risk taşıdığının net şekilde ortaya konulması gerektiğini söyledi.
Bazı yapıların yaş, kat sayısı, betonun üretim şekli, ağır çıkmalar, balkon ve kapalı çıkmalar ile zayıf veya yumuşak kat gibi parametreler üzerinden risk havuzunda değerlendirilebileceğini aktaran Çak, özellikle 1980-2000 yılları arasında yapılmış çok katlı, betonunun elle döküldüğü, zemin katında ağır çıkmalar bulunan ve zayıf veya yumuşak kat niteliği taşıyabilecek yapıların daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğini belirtti. Çak, 1998-1999 öncesinde yapılan yapıların da dönemin deprem yönetmelikleri açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“40-45 BİN RİSKLİ YAPI, KESİN YIKIM ANLAMINA GELMİYOR” Adana için dile getirilen 40-45 bin civarındaki riskli yapı rakamının çeşitli parametrelerin bir araya getirilmesiyle yapılan bir değerlendirmeye dayandığını, bunun bütün bu yapıların kesin olarak yıkılacağı anlamına gelmediğini değinen Çak şunları söyledi: “40-45 bin rakamını telaffuz ediyoruz. Aslında bunu da belli parametrelerle kategorize edebiliyoruz.
Ama bu, söz gelimi 1990 yılında yapılmış, dört katlı, çıkması olan her binanın depremde mutlak suretle hasar göreceği anlamına gelmez. Bildiğimiz şey, binanın mutlaka yıkılacağı değil. Orta hasar, ağır hasar ya da yıkım durumlarından bir tanesinin ortaya çıkabileceğini gösterir.” “DEPREMZEDELERİN BARINMA SORUNU EKONOMİK YÜKÜ DE ARTIRIYOR” Deprem sonrasında yapıların hasar durumları nedeniyle insanların evlerinden ayrılmak zorunda kaldığını belirten Çak, bunun yalnızca barınma sorunu oluşturmadığını, aynı zamanda ciddi ekonomik sonuçlar doğurduğunu söyledi.
Hasarlı yapıların yıkılması veya yenilenmesiyle vatandaşların yeni konut sahibi olmak için borçlanmak durumunda kalabildiğine dikkat çeken Çak, yapı güvenliğinin ekonomik boyutunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti. Çak, kampanya kapsamında inşaat mühendislerinin mesleki sorunlarının yanı sıra Adana’nın yapı güvenliği, yapı envanteri, imar ve altyapı sorunlarının da kamuoyunda daha fazla tartışılmasını hedeflediklerini sözlerine ekledi. Ziyaret, hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Hava · Bölge: Kastamonu/Çatalzeytin
Yayın: 18 Eylül 2026 08:06 · Kaynak: ilkhaber-gazetesi.com