Cıngı anlattı: Kayserili fırıncının sırrı minbere çıkınca çözüldü!
AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Somuncu Baba'dan başlayarak Sunullah Efendi'ye uzanan Kayseri'nin dört asırlık ilim ve irfan zincirini anlattı. Cıngı, şehirde yetişen alimlerin birikimlerini İstanbul'dan Kudüs'e, Medine'den Rumeli'ye kadar taşıdığına dikkat çekti.
Bursa'daki mütevazı fırıncı Kaynakların çoğunda Kayserili olarak kaydedilen Şeyh Hamid-i Veli'nin, halk arasında Somuncu Baba adıyla tanındığını belirten Cıngı,'Bursa'da ekmek pişirip dağıttığı için halk onu bu adla tanıyordu' ifadelerini kullandı.
'Rivayete göre Bursa Ulu Camii'nin açılışında Yıldırım Bayezid, hutbeyi Emir Sultan'ın okumasını istedi. Emir Sultan ise cemaat arasındaki mütevazı fırıncıyı işaret etti. Minbere çıkan Somuncu Baba'nın Fatiha Suresi'ni farklı yorum katmanlarıyla açıklaması, dönemin büyük limi Molla Fenari'yi dahi hayran bıraktı.'
İlmi ve manevi kimliği ortaya çıkan Somuncu Baba'nın daha sonra Bursa'dan ayrıldığını aktaran Cıngı, onun asıl mirasının yetiştirdiği isimlerle yaşamaya devam ettiğini vurguladı.
İrfan yolu yeniden Kayseri'ye ulaştı Somuncu Baba'nın talebesi Hacı Bayram-ı Veli, onun talebesi Akşemseddin ve Akşemseddin'in halifesi İbrahim Tennurî ile bu irfan çizgisinin yeniden Kayseri'ye döndüğünü belirten Cıngı, İbrahim Tennurî'nin şehirdeki çalışmalarını şöyle anlattı:
'İbrahim Tennûrî, 15. yüzyılda Kayseri'ye gelerek Hunat Hatun Medresesi'nde müderrislik yaptı. Ardından Akşemseddin'e bağlandı ve ondan hilfet aldıktan sonra mürşidinin emriyle Kayseri'ye döndü.'
Cıngı,'Böylece Bursa'da ekmek dağıtan Somuncu Baba'dan başlayan yol, Hacı Bayram ve İstanbul'un fethinin manevi isimlerinden Akşemseddin üzerinden Kayseri'ye geri dönmüş oldu' dedi.
Kayseri'den farklı coğrafyalara taşındı Sonraki yüzyıllarda Kayseri'de yetişen alim, şair ve mutasavvıfların bu birikimi farklı şehirlere taşıdığını ifade eden Cıngı, 17. yüzyılda yaşayan Nefes Anbarı Osman Efendi'ye de yer verdi.
Cıngı,'Kayserili Nefes Anbarı Osman Efendi; ilim, tasavvuf ve musikiyi aynı kişilikte buluşturdu. Kayseri'de Cevan-ı Vatan Tekkesi'nde zkirbaşılık yaptıktan sonra İstanbul'da şeyhliğe kadar yükseldi. Kaynaklar, onun güzel tavrı sebebiyle'Nefes Anbarı' adıyla meşhur olduğunu kaydeder' ifadelerini kullandı.
Son halka Sunullah Efendi Kayseri'nin ilim hareketinin temsilcilerinin 18. yüzyılda Osmanlı'nın kadılık ve medrese çevrelerinde yer aldığını belirten Cıngı, Seyyid Mehmed Sunullah Efendi'nin Üsküdar kadılığı payesinin ardından Sofya ve Diyarbakır'da görev yaptığını, hayatının sonunda ise Kayseri'ye döndüğünü aktardı.
'İnsanı insana emanet etmişti'
Cıngı, Kayseri'nin yüzyıllara yayılan ilim geleneğini şu sözlerle özetledi:
'Bir şehir yüzyıllar boyunca bilgisini yalnız kitaplarla taşımamış, insanı insana emanet etmişti. Somuncu Baba'nın fırınında sakladığı irfan Hacı Bayram'a, ondan Akşemseddin'e, Akşemseddin'den İbrahim Tennuri'ye uzandı. Sonraki kuşaklar bu mirası medreselere, tekkelerde okunan ilahilere ve Osmanlı'nın kadı kürsülerine taşıdı.'
Cıngı, paylaşımını, ' Kayseri'nin bilge zinciri, dört asır boyunca kopmadan süren bir hafıza gibi Anadolu'nun içinden payitahta kadar ulaştı' ifadeleriyle tamamladı.
Kategori: Siyaset
Yayın: 19 Eylül 2026 13:21 · Kaynak: kayserianadoluhaber.com.tr