İstanbul'da Sel Sonrası Sağlık Alarmı: Denetimler Sıkılaştırıldı
- İstanbul'da ekim ayında yaşanan şiddetli su baskınlarının ardından İl Sağlık Müdürlüğü, halk sağlığını korumak amacıyla kapsamlı bir denetim ve destek süreci başlattı
- Yetkililer, bulaşıcı hastalık riskine karşı su analizlerinden ev ziyaretlerine kadar geniş bir yelpazede önlem alındığını bildirdi
İstanbul'da ekim ayında meydana gelen yoğun yağışların tetiklediği sel felaketinin ardından, bölgedeki halk sağlığını güvence altına almak için İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından geniş çaplı bir operasyon başlatıldı. Halk Sağlığı Başkan Yardımcısı Dr.
Mete Güngör, 39 ilçe sağlık müdürlüğünün koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, özellikle içme suyu güvenliği ve kanalizasyon sularının çevreye yayılmasıyla oluşabilecek risklerin mercek altına alındığını duyurdu. Saha çalışmalarının ilk iki gününde 200’den fazla çevre sağlığı teknisyeni görev alarak yoğun bir denetim süreci yürüttü.
Bu süre zarfında yaklaşık 3 bin 500 klor bakiyesi numunesi incelenirken, şebeke suyundan alınan 870 numune laboratuvar ortamında analiz edildi. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) ile iş birliği içinde çalışan ekipler, klor seviyelerini optimize etmek amacıyla iki gün boyunca yoğun klorlama işlemi gerçekleştirdi.
Dr. Güngör, şebeke suyunun genel olarak uygun olduğunu belirtse de, bina içi tesisatlardaki olası kirlenmelere karşı vatandaşların şüpheli durumlarda kapalı ambalajlı su tercih etmeleri gerektiğini vurguladı. Sel sularının çekilmesinin ardından evlerde oluşan nem ve küf, bir diğer önemli sağlık riski olarak öne çıkıyor.
Uzmanlar, uzun süre nemli kalan yüzeylerin mantar ve küf oluşumuna zemin hazırladığını, bu maddelerin solunum yoluyla vücuda girebileceğini ifade ediyor. Temizlik işlemlerinin profesyonel destekle yapılması gerektiğini belirten yetkililer, kimyasal temizlik maddelerinin karıştırılmasının zehirlenmelere yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Ayrıca, sel sularına karışmış olabilecek yakıt ve sanayi kimyasalları nedeniyle temizlik sırasında kişisel koruyucu önlemlerin alınması büyük önem taşıyor. Sosyal destek ve sağlık hizmetleri kapsamında Ayazağa bölgesinde yoğun bir saha çalışması yürütüldü.
Hekimler, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları ve hemşirelerden oluşan ekipler, sadece bir günde 100 haneyi ziyaret ederek yaşlı, çocuk, gebe ve kronik hastaların durumlarını yerinde inceledi. İş yerleri ve eczanelerin de denetlendiği bu süreçte, vatandaşlara hem tıbbi hem de psikolojik destek sağlandı.
Sağlık Bakanlığı'nın erken uyarı sistemi sayesinde hastanelerdeki bulgular anlık takip edilerek, herhangi bir hastalık kümelenmesine karşı tetikte bekleniyor. Şu ana kadar sel kaynaklı bulaşıcı bir hastalık artışı gözlemlenmediğini belirten Dr.
Güngör, vatandaşların bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, ateş veya sarılık gibi belirtiler göstermeleri durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiğini hatırlattı. Özellikle kirli cisimlerle yaşanan yaralanmalarda tetanos aşısı gerekliliğinin değerlendirilmesi için tıbbi yardım alınması kritik bir uyarı olarak öne çıkıyor.
Bölgedeki sağlık ekipleri, olası riskleri minimize etmek adına saha taramaları ve denetimlerine kararlılıkla devam ediyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.





Kategori: Sağlık
Yayın: 28 Ekim 2026 10:38 · Kaynak: gzt.com