Türkiye-ABD ilişkisi ara seçimlerden sonra nasıl şekillenecek?
- ABD'de 3 Kasım'da düzenlenen ara seçimlerde muhalefetteki Demokrat Parti Kongre'de çoğunluğu kazandı
- Demokratların "mavi dalga" olarak adlandırılan zaferi sayesinde Donald Trump'ın Cumhuriyeti Partisi hem Temsilciler Meclisi hem de Senato'da azınlığa düştü
ABD'de 3 Kasım'da düzenlenen ara seçimlerde muhalefetteki Demokrat Parti Kongre'de çoğunluğu kazandı. Demokratların "mavi dalga" olarak adlandırılan zaferi sayesinde Donald Trump'ın Cumhuriyeti Partisi hem Temsilciler Meclisi hem de Senato'da azınlığa düştü.
Trump, iktidarının kalan iki senesini "topal ördek" olarak yani yalnızca Beyaz Saray'ı kontrol ederek tamamlayacak. Peki bu durum Türkiye-ABD ilişkilerini nasıl etkileyecek? Uzmanlara göre Demokratların liderliğindeki Kongre Türkiye'ye silah satışları, savunma yaptırımlarının kaldırılması ve insan hakları ihlalleri gibi konularda Ankara üzerindeki baskıyı artırabilir.
Değişen dengelerABD Başkanı Trump, yürütme organının başı olarak ülkeyi yönetmeye devam edecek. Ancak ABD'nin yasama organını oluşturan Kongre'nin el değiştirmesi ile kanunların çıkarılması ve uygulanması konusunda rakipleriyle iş birliği yapmak zorunda kalacak.
Kongre'nin Demokratlara geçmesi ile birlikte Trump yönetimine yönelik soruşturma ve incelemeler tekrar başlayabilir. Ayrıca Trump'ın diğer ülkelerle yaptığı anlaşmalar ve verdiği vaatler de Kongre üzerinden engellenebilir.
Hatta yeterli çoğunluğun sağlanması durumunda Trump ilk döneminde olduğu gibi azledilebilir. Tüm bu değişiklikler, 3 Kasım'da seçilen adayların Ocak 2027'de yemin ederek göreve başlamasının ardından gelecek. Bu süreçte Trump'ın Temmuz'daki NATO zirvesinden önce Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde gündeme getirdiği Türkiye'ye yönelik savunma sanayi yaptırımlarının kaldırılması ve Ankara'nın F-35 programına geri alınması gibi başlıklar da tartışmaya açılabilir.
ABD merkezli Brookings Enstitüsü Türkiye Projesi Direktörü Aslı Aydıntaşbaş, Trump'ın seçim sonrasında Türkiye'nin ABD'den taleplerine odaklanamayacağını, daha çok dış politikada İran ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi konulara yöneleceğini söylüyor. BBC Türkçe'ye konuşan Aydıntaşbaş, Ankara'nın "ivedilikle denge siyaseti yürütmesi gerektiğini" savunuyor: "Artık sadece Trump üzerinden ikili ilişkileri yönetme dönemi kapandı.
Bunun Türkiye'ye ağır bedeli olabilir."Bir an önce Demokrat Parti ve Kongre ile ilişki kurmak; kişisel değil kurumsal ilişkilere yönelmek gerekiyor."S-400 meselesi ve yaptırımlar İstanpol Enstitüsü Dış İlişkiler Koordinatörü Riccardo Gasco, ABD'de değişen dengelerin Trump'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilişkisinin derinlemesine irdelenmesine yol açacağını söylüyor. Konuyu BBC Türkçe'ye değerlendiren Gasco, Demokratların Trump'ın Türkiye'ye yönelik vaatlerini hayata geçirmesini daha zorlaştıracağını söylüyor.
Uzman ikili ilişkilerde "pragmatik yaklaşımın" süreceğini ifade ediyor. Gasco, zorluklara dair Türkiye'nin Trump'ın selefi Joe Biden döneminde ABD'den F-16 savaş jetleri ve modernizasyon kitleri satın alma talebi sürecinde yaşananları örnek veriyor.
Türkiye 2021'de bu konuda ABD'ye resmi başvuru yapmış, anlaşma Demokrat Biden tarafından desteklense de ara seçimlerden sonra Cumhuriyetçilerin kontrolüne geçen Temsilciler Meclisi'ne takılmıştı. Gasco, Trump'ın iktidarda kalan iki yılı için şu tahmini yapıyor: "Muhtemelen [Türkiye ve ABD arasındaki] stratejik iş birliği devam edecek ancak silah satışları, yaptırımlar ve bazı anlaşmalara bağlı şartlar konusunda daha zor bir pazarlık süreci yaşanacak."Bilkent Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Profesör Doktor Özgür Özdamar ise Trump'ın seçim hezimetinin Türkiye ile ilişkilere büyük bir olumsuz yansıması olmayacağını savunuyor.
BBC Türkçe'ye konuşan Özdamar, "Trump ile aramız medyanın önünde iyi ama iş gerçek siyaset yapmaya geldiği zaman Türkiye'ye çok büyük bir yararını görmüyordum" diyor ve ekliyor: "Özellikle de F-35 programı, Kaan motoru alımı ve F-16 modernizasyonu gibi askeri teknoloji transferi konularında'Her şey çok güzel, evet yapacağız' deyip hiçbir şey yapmıyordu."Bu örneklerin bazıları söz verip de yapmaya gücü olmadığı şeyler. Bazılarını ise yapabileceği varsa bile kendi siyasi sermayesini kullanıp yapmıyordu."Özdamar, Kongre'de çoğunluğu alan Demokratların Türkiye'ye karşı daha mesafeli olacağını ve bu sebeple Türkiye'ye yönelik askeri yaptırımların süreceğini tahmin ediyor.
Türkiye, 2019'da Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın aldığı için F-35 programından çıkarıldı ve "Amerika'nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası" (CAATSA) kapsamında yaptırımlara tabi tutuldu. Aslı Aydıntaşbaş, S-400'ler Türkiye'de bulunduğu sürece CAATSA yaptırımlarının kaldırılma ihtimalinin düşük olduğunu söylüyor ve iki ülkenin bu uğurda "yaratıcı formüller" üzerinde tartıştığını hatırlatıyor.
Bu konuda Türkiye'nin adım atması gerektiğini savunuyor: "Trump bundan sonra tali konulara fazla konsantre olamayacaktır. Türkiye'nin devletten devlete bir anlaşmaya ihtiyacı var."Dolayısıyla birlikte hareket etmesi gereken iki kilit kurum Pentagon ve Kongre."'İran ile savaş Türkiye'yi olumsuz etkileyebilir'Uzmanlar, Trump'ın seçimlerden sonra dış politikaya ve özellikle Ortadoğu'ya odaklanabileceğine dikkat çekiyor.
Burada Türkiye ile mevcut stratejik iş birliğinin sürmesi bekleniyor. Riccardo Gasco, bu alanda Türkiye'nin Trump'ın ilk dönemine kıyasla daha fazla kozu olduğunu savunuyor. Suriye'deki varlığı, Karadeniz güvenliğine katkısı, Rusya-Ukrayna savaşındaki arabulucu rolü, bölge diplomasisine katkısı gibi faktörlerin Ankara'nın ABD'ye karşı "pazarlık payını" artıracağını ve elini güçlendireceğini söylüyor.
Gasco, "Bu seçim bir anlamda Trump'ı daha da öngörülemez hala getirecek" diyor. Özgür Özdamar da Trump'ın "siyasi mirası" olarak gördüğü İran'a yeniden yoğunlaşması durumunda Ankara'dan taleplerinin artabileceğini, olası bir savaşın Türkiye'yi olumsuz etkileyebileceğini söylüyor.'Kongre, Türkiye'nin iç siyasetine karışmak istemeyecektir'ABD ara seçimlerinin ardından Washington'ın Türkiye'nin iç politikasına yönelik yaklaşımında değişiklik olup olmayacağı da tartışılan başlıklardan biri.
Trump yönetimi, Türkiye'de muhalif siyasetçi, gazeteci ve kanaat önderleri hakkındaki soruşturmalar konusunda sessiz kalmakla eleştiriliyor. Özgür Özdamar, Kongre'deki çoğunluğun değişmesinin bu politikayı direkt etkilemeyeceğini düşünüyor.
Trump'ın selefi Joe Biden döneminde de benzer bir yaklaşım olduğunu ve büyük bir değişiklik beklenmemesi gerektiğini söylüyor: "Birçok ülke için olduğu gibi Türkiye iç siyasetini de görmezden gelmeyi tercih ediyorlar."Riccardo Gasco da ABD'nin güvenlik politikalarını önceliklendirdiğini vurguluyor, demokratik değerler ya da iç politika konularında büyük adımlar beklemediğini anlatıyor: "Kongre'nin Ankara'dan tepki çekme pahasına Türkiye'nin iç politikasına karışmak isteyeceğini sanmıyorum."Bir sonraki seçimden sonra Demokrat bir başkan liderliğindeki Demokrat bir Kongre bunu yapabilir, ama o zaman da bu politika uluslararası sistemin şartlarına göre şekillenecektir."Aslı Aydıntaşbaş, Trump yönetiminin Türkiye'deki insan hakları ihlallerine öncelik vermediğini ancak Demokratların ve Avrupalı müttefiklerinin bunu önemsediğini söylüyor. Brookings Enstitüsü Türkiye Projesi Direktörü, Ankara'nın hem Demokratlar hem de Avrupalılar ile ilişkilerini dengeleyebilmek için insan hakları ve demokratikleşme konularında adım atması gerektiğini ifade ediyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 04 Kasım 2026 14:28 · Kaynak: rss.haberler.com