Habermetrik
← Ana Sayfa
01 Kasım 2026 10:01 · Güncelleme 10:05
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Down Sendromunda Geçici Kan Hastalığı Sonrasında 13 Çocukta Lösemi Gelişti

Down Sendromunda Geçici Kan Hastalığı Sonrasında 13 Çocukta Lösemi Gelişti
Görsel kaynağı: tibbiyebulteni.com
⏱️ 8 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Türkiye'deki 17 merkezde geçici kan hastalığı tanısı almış 51 Down sendromlu çocuk incelendi
  • İlk altı ayı atlatan 41 çocuğun 13'ünde sonraki yıllarda miyeloid lösemi geliştiği belirlendi

Türkiye'nin 17 farklı merkezinde yürütülen bilimsel araştırma, Down sendromlu bebeklerde görülebilen geçici bir kan hastalığının ardından gelişebilecek lösemi riskine ilişkin önemli sonuçlar ortaya koydu. Geçici anormal miyelopoez (TAM) tanısı almış 51 çocuğun incelendiği çalışmada, ilk altı aylık dönemi atlatan 41 çocuğun 13'ünde ilerleyen yıllarda miyeloid lösemi geliştiği belirlendi.

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği bünyesindeki çok merkezli çalışmanın sonuçları, uluslararası hakemli bilimsel dergi BMC Pediatrics'te 31 Ekim 2026 tarihinde yayımlandı.

Araştırma, Bursa Uludağ Üniversitesinden Yeter Düzenli Kar, Melike Sezgin Evim ve Adalet Meral Güneş'in de aralarında bulunduğu, Türkiye'nin farklı üniversite ve hastanelerinden çocuk hematolojisi uzmanlarının katılımıyla gerçekleştirildi.

17 MERKEZDEN 51 ÇOCUĞUN VERİLERİ İNCELENDİ

Araştırmada, 1 Ocak 2010 ile 30 Mayıs 2024 arasında geçici anormal miyelopoez tanısı konulan Down sendromlu 51 çocuğun tıbbi kayıtları değerlendirildi.

Hastaların takip bilgileri 31 Aralık 2025 tarihine kadar güncellendi.

Çocukların tanı aldıkları ortanca yaş yalnızca üç gündü. Bu durum, söz konusu kan hastalığının çoğunlukla yaşamın çok erken dönemlerinde ortaya çıktığını gösteriyor.

Araştırmada çocukların 28'inin erkek, 23'ünün kız olduğu belirlendi.

Hastaların yüzde 41'i prematüre doğmuştu. Yüzde 28'inde ise düşük doğum ağırlığı bulunuyordu.

Çalışmanın temel amacı, bu özel kan hastalığının başlangıçtaki klinik özelliklerini, erken dönemdeki ciddi komplikasyonları ve ilerleyen yıllarda lösemi gelişme durumunu incelemekti.

GEÇİCİ ANORMAL MİYELOPOEZ NEDİR?

Geçici anormal miyelopoez, kısaca TAM, Down sendromlu yenidoğanlarda görülebilen özel bir kan hücresi çoğalma bozukluğu.

Hastalıkta kemik iliği ve kan yapımıyla ilişkili bazı olgunlaşmamış hücreler normalden fazla çoğalabiliyor.

Bu durum, Down sendromunda bulunan 21. kromozom fazlalığı ile kan hücrelerinin gelişimini düzenleyen GATA1 genindeki sonradan ortaya çıkan değişikliklerle ilişkili.

TAM'ın önemli özelliklerinden biri, birçok bebekte birkaç ay içerisinde kendiliğinden gerilemesi.

Ancak hastalığın geçici olarak adlandırılması, bütün vakaların sorunsuz seyrettiği anlamına gelmiyor.

Bazı bebeklerde karaciğer sorunları, kanama ve pıhtılaşma bozuklukları, solunum güçlüğü veya başka organları etkileyen ciddi komplikasyonlar gelişebiliyor.

TAM, doğrudan lösemi tanısıyla aynı şey değil. Buna karşılık hastalığı geçiren çocukların bir bölümünde ilerleyen yıllarda Down sendromuyla ilişkili miyeloid lösemi ortaya çıkabiliyor.

İLK ALTI AYDA 10 ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ

Araştırmada 51 çocuğun 10'unun, tanı sonrasındaki ilk altı ay içerisinde yaşamını yitirdiği belirlendi.

Bu ölümlerden beşi TAM ile ilişkili komplikasyonlara, diğer beşi ise hastalıktan bağımsız nedenlere bağlandı.

TAM'a bağlı komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybeden beş çocuğun dördünde çok yüksek beyaz kan hücresi sayısı ve solunum sıkıntısı bulunuyordu.

Böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği ve pıhtılaşma sorunları da ağır klinik tabloda öne çıkan bulgular arasındaydı.

Araştırmacılar, böbrek ve karaciğer yetmezliği ile aşırı yüksek beyaz kan hücresi sayısı bulunan gruplarda erken dönem TAM bağlantılı ölüm sıklığının daha yüksek olduğunu gözlemledi.

Ancak bu karşılaştırmalar yalnızca beş TAM bağlantılı ölüm olayına dayanıyordu.

Bu nedenle söz konusu bulgular kesin ve bağımsız risk belirleyicileri olarak değerlendirilmedi.

38 ÇOCUKTA KAN HASTALIĞI TAMAMEN GERİLEDİ

Araştırmanın bir diğer önemli sonucu, ilk altı aylık dönemi atlatan 41 çocuğun 38'inde TAM'ın klinik ve kan değerleri açısından tamamen gerilemesi oldu.

Bu sonuç, erken dönemi sağ geçiren çocukların yaklaşık yüzde 93'ünde hastalığın gerilediğini gösteriyor.

Hastalığın gerilemesine kadar geçen ortanca süre 60 gün olarak hesaplandı.

Ancak araştırmanın uzun dönem sonuçları, kan değerlerinin normale dönmesinin ileride lösemi gelişmeyeceği anlamına gelmediğini ortaya koydu.

TAM'ı tamamen gerileyen 38 çocuğun 10'unda ilerleyen dönemde Down sendromuyla ilişkili miyeloid lösemi gelişti.

İlk altı ayı atlatmasına rağmen kan hücrelerindeki bozuklukları devam eden diğer üç çocukta da daha sonra lösemi saptandı.

Böylece erken dönemi atlatan 41 çocuğun toplam 13'ünde lösemi gelişmiş oldu.

LÖSEMİ TANISI ORTANCA 21 AYLIK YAŞTA KONULDU

Araştırmada lösemi gelişen 13 çocuğun tanı sırasındaki ortanca yaşının 21 ay olduğu belirlendi.

Tanı yaşları yedi ay ile 37 ay arasında değişiyordu.

Bu bulgu, TAM tanısı almış çocuklarda kan hastalığının gerilemesinden sonra da uzun dönem izlemin neden önemli olduğunu gösteriyor.

Lösemi gelişen 13 çocuğun üçü takip süresince hayatını kaybetti.

Ölümlerden biri hastalığın ilerlemesi, ikisi ise enfeksiyonlar nedeniyle meydana geldi.

Diğer 10 çocuk, son kayıtlı takiplerinde hayattaydı ve lösemi açısından remisyonda bulunuyordu.

Araştırmacılar, lösemi tanısından sonraki iki yıllık tahmini genel sağkalımı yüzde 84,6 olarak hesapladı.

Ancak hasta sayısının azlığı nedeniyle bu oranın istatistiksel belirsizliği yüksek. Sonuç, bütün Down sendromlu çocuklarda lösemi tedavisinin başarı oranı olarak yorumlanamaz.

DOWN SENDROMLU HER ÇOCUKTA AYNI RİSK VAR MI?

Hayır. Araştırmada belirlenen yaklaşık yüzde 32'lik lösemi gelişme oranı bütün Down sendromlu çocuklara ait değil.

Bu oran, daha önce TAM tanısı almış ve ilk altı aylık dönemi atlatmış 41 kişilik özel hasta grubunda hesaplandı.

Çalışmanın başlangıcındaki 51 çocuk esas alındığında lösemi gelişenlerin oranı yaklaşık yüzde 26'ydı.

Bu iki oran arasındaki fark, hesaplamada kullanılan hasta grubundan kaynaklanıyor.

Down sendromlu çocukların tamamını kapsayan genel bir lösemi riski belirlemek için bu araştırmadaki oranların doğrudan kullanılması doğru değil.

ABD Ulusal Kanser Enstitüsünün değerlendirmelerine göre Down sendromlu yenidoğanların yaklaşık yüzde 10'unda TAM görülebiliyor.

TAM tanısı alan bebeklerin ise yaklaşık yüzde 10–30'unda ilerleyen yıllarda Down sendromuyla ilişkili miyeloid lösemi gelişebiliyor.

Türkiye'deki çok merkezli araştırmanın bulguları da bu özel hasta grubunda uzun dönem takibin önemini destekliyor.

GATA1 GENİ NEDEN ÖNEMLİ?

Araştırmacılar, hastalığın biyolojik özelliklerini değerlendirmek amacıyla GATA1 genine ilişkin incelemeleri de ele aldı.

GATA1, kan hücrelerinin gelişimi ve olgunlaşmasında görev yapan bir gen.

Down sendromunda görülen TAM ile bu gendeki belirli değişiklikler arasında yakın bir ilişki bulunuyor.

Çalışmada 51 hastanın 26'sı için GATA1 mutasyon testi sonucu mevcuttu.

Test sonucu bulunan 26 hastanın 21'inde GATA1 gen değişikliği saptandı.

Ancak bütün hastalarda genetik inceleme yapılamamış olması önemli bir sınırlılık oluşturuyor.

Araştırmada daha sonra lösemi gelişen 13 çocuğun sekizinde GATA1 değişikliği belirlenirken diğer beşinde genetik test yapılamadığı bildirildi.

Bu veriler, genetik incelemelerin hastalığın anlaşılması açısından önemini gösterse de araştırma tek başına hangi bebeğin ileride lösemi geliştireceğini güvenilir biçimde öngören bir test ortaya koymadı.

CİDDİ VAKALARDA TEDAVİ UYGULANDI

Çalışmada 51 hastanın 23'üne, yaşamı tehdit eden ağır TAM belirtileri nedeniyle sitarabin adlı kemoterapi ilacı uygulandı.

Bu hastalarda ciddi solunum ve dolaşım bozuklukları, yüksek beyaz kan hücresi sayıları veya organ yetmezliği gibi ağır klinik sorunlar bulunuyordu.

Ancak araştırma, sitarabin tedavisiyle tedavi edilmeyen hastaların sonuçlarını rastgele oluşturulmuş iki eşdeğer grupta karşılaştırmadı.

Bu nedenle uygulanan tedavinin çalışmadaki genel sağkalım oranını ne ölçüde değiştirdiği ya da ileride lösemi gelişimini önleyip önlemediği bu verilerden belirlenemiyor.

Tedavi yaklaşımı, hastalığın ağırlığına ve bebeğin genel sağlık durumuna göre çocuk hematolojisi uzmanları tarafından planlanıyor.

TÜRKİYE'DEN ÇOK MERKEZLİ BİLİMSEL İŞ BİRLİĞİ

Araştırmaya Bursa Uludağ Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Gazi Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Dicle Üniversitesi, İnönü Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi gibi farklı kurumlardan araştırmacılar katkı sundu.

Çalışmada ayrıca Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi bağlantılı Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Ankara Etlik Şehir Hastanesi gibi merkezlerin klinik uzmanları yer aldı.

Araştırmacılar, Türkiye'de farklı merkezlerden elde edilen hasta verilerini bir araya getirerek nadir görülen bu hastalığın klinik seyri hakkında daha kapsamlı bilgi sağlamayı amaçladı.

ARAŞTIRMANIN SINIRLILIKLARI NELER?

Çalışma geriye dönük olarak yürütüldü ve 51 hastanın kayıtlarına dayanıyordu.

Araştırmaya alınan çocuklar, çocuk hematolojisi merkezlerinde TAM tanısı konulmuş hastalardan oluşuyordu.

Bu nedenle hafif seyreden veya belirti vermediği için tanı almayan vakalar çalışmada yeterince temsil edilmemiş olabilir.

Hasta grubunda ağır klinik belirtileri bulunan çocukların daha fazla yer alması da gözlenen komplikasyon ve lösemi oranlarını etkileyebilir.

Bütün merkezlerde GATA1 genetik incelemesinin uygulanamamış olması ve lösemi gelişen hasta sayısının yalnızca 13 olması, bireysel risk tahminleri yapılmasını güçleştiriyor.

Araştırmada uzun dönem lösemi gelişimini bağımsız biçimde öngören kesin bir klinik veya laboratuvar göstergesi de belirlenemedi.

Bu nedenle sonuçlar, Türkiye'deki bütün Down sendromlu bebeklerin lösemi geliştirme olasılığını hesaplayan ulusal bir tarama araştırması olarak değerlendirilemez.

GEÇİCİ HASTALIĞIN DÜZELMESİ TAKİBİN SONU ANLAMINA GELMİYOR

Çalışmanın çocuk sağlığı açısından en önemli mesajı, TAM tanısı almış bebeklerde başlangıçtaki kan bozukluğunun gerilemesinin uzun dönem takip ihtiyacını tamamen ortadan kaldırmaması.

Araştırmada lösemi gelişen 13 çocuktan 10'unun daha önce TAM açısından tam iyileşme göstermiş olması, bu noktayı özellikle dikkat çekici hale getiriyor.

Bulgular, Down sendromuyla ilişkili TAM tanısı almış çocukların takip planlarının çocuk hematolojisi uzmanları tarafından sürdürülmesinin önemini destekliyor.

TIBBİ UYARI

Araştırmadaki lösemi oranı bütün Down sendromlu çocuklar için geçerli değildir. TAM tanısı almış çocukların takip ve tedavi kararları çocuk hematolojisi uzmanı tarafından verilmelidir. Kan değerlerinin düzelmesi, planlanan kontrollerin kendiliğinden sonlandırılması için gerekçe değildir.

KAYNAKLAR

1. Düzenli Kar Y, Ören H, Zengin E ve arkadaşları. Transient abnormal myelopoiesis in Down syndrome: Turkish society of pediatric hematology data. BMC Pediatrics. 31 Ekim 2026. DOI: 10.1186/s12887-026-07772-9.

2. National Cancer Institute. Childhood Myeloid Proliferations Associated With Down Syndrome Treatment (PDQ). Health Professional Version.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: tibbiyebulteni.com
Haber metni ve görseller tibbiyebulteni.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel
Yayın: 01 Kasım 2026 10:01 · Kaynak: tibbiyebulteni.com
Kaynağı Oku ↗