Habermetrik
← Ana Sayfa
04 Kasım 2026 18:43
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Türkiye Norveç gibi varsıl bir ülke olacak

Türkiye Norveç gibi varsıl bir ülke olacak
Görsel kaynağı: ozgurhalkinsesi.com.tr
⏱️ 8 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Mavi Vatan doktrininin isim babası, emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Çaycuma Belediyesinin konuğu olarak geldiği ilçede bir konferans verdi
  • Belediyeye ait Çektirme Kafe’de yapılan konferansa Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, 23

Mavi Vatan doktrininin isim babası, emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Çaycuma Belediyesinin konuğu olarak geldiği ilçede bir konferans verdi. Belediyeye ait Çektirme Kafe’de yapılan konferansa Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, 23. ve 24.

Dönem Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, Saadet Partisi İl Başkanı Burak Erol, CHP Çaycuma İlçe Başkanı İsmail Yavan, Çaycuma Kent Konseyi Başkanı İsmail İnam, bazı belediye meclisi üyeleri, il genel meclisi üyeleri, çok sayıda sivil toplum örgütü yöneticisi, Çaycuma Belediyesi daire amirleri ile ilgili bir vatandaş topluluğu katıldı.

MAVİ VATAN KARADENİZ'DEKİ MONTRÖ DENGESİNİN BOZULMASINA KARŞI ÜRETİLMİŞ BİR MANİFESTODUR

Çaycuma’da olmaktan çok mutlu olduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan Amiral Gürdeniz, “Ben olaylara hep denizci perspektifiyle bakıyorum. Türkiye'nin denizlerdeki egemenliğini sağlayan Mavi Vatan'ın ortaya çıkmasının temel nedeni, deniz dibi madenciliği, deniz enerjisinden faydalanma.

Çünkü Mavi Vatan kavramı 2006 yılında tarafımdan çıkarıldığında Sevilla dediğimiz o iğrenç harita yürürlükteydi. Türkiye'yi, koskoca Anadolu yarımadasını kıtaya, karaya itiyor, denizden koparıyordu, aynen Sevr gibi. Nasıl ki Sevr bizim anavatanımızı koparıp bizi küçücük bir alana itmişti, buna Mustafa Kemal ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyerek karşı çıktı.

Muazzam bir Kurtuluş Savaşı'yla milleti kurtarıp yeni bir devlet kuran lider olarak tarihe geçti, Mavi Vatan da öyle. Mavi Vatan Türkiye'nin gözbebeği Karadeniz'deki Montrö dengesinin bozulmasına karşı üretilmiş bir manifestodur.

O dönemde biz Rusya-Ukrayna savaşını görmüş, Ukrayna'nın Rusya'nın parçalanmasının aracı olabileceğini düşünmüştük. O yüzden Karadeniz uyum hareketini başlattık. Neden? Karadeniz'i bizim sakin tutmamız lazım. Savaş gemilerinden uzak tutmamız lazım.

Karadeniz'i Basra Körfezi'ne, İran Körfezi'ne benzetmememiz lazım. Bakın 1952'den beri NATO üyesiyiz. Türkiye, Karadeniz’de bir kere bile NATO tatbikatı yapmadı. Niye? Montrö'ye sahip olmanın ciddiyeti nedeniyle. 24 Şubat 2022'de Rusya-Ukrayna savaşı başladı.

Türkiye 19. maddeyi uyguladı. Aynen II. Dünya Savaşı'nda yaptığı gibi savaşan tarafların savaş gemilerinin boğazdan geçişini yasaklayarak çok doğru bir karar verdi” dedi.

O GAZ SAHALARI DENİZİN DİBİNDE VATANDAŞIMIZIN REFAH SEVİYESİNİN ARTMASI İÇİN BEKLİYOR

Karadeniz doğal gazının karaya çıkış noktasını oluşturan Filyos’un da Mavi Vatan’ın bir parçası olduğunu söyleyen Amiral Gürdeniz, “Dün başkan sayesinde Filyos'u gördüm, çok etkilendim. Üç tane kulenin ışıkları gökdelen gibi ışıl ışıl yanıyor.

İşte Mavi Vatan'ın somut örneği bu. Bu görüntüyü Mersin'de, Anamur'da, Taşucu'nda da görmeyi dilerdim. Ama kısmet, burada gördük. Şimdi 20 km uzağınızda Türkiye'nin en büyük enerji havzasının kıyı destek birimi var. Yani şöyle düşünün, nasıl ki Norveç 1969 Noel'inde büyük bir tesadüf sonucu Ekofisk diye bir saha keşfetti?

Norveç o yıla kadar deniz ticaret filosuyla para kazanan, Yunanlılar gibi balıkçılıkla, turizmle geçinen orta sınıf bir devletti. Ekofisk sahasında keşfettikleri tarihte görülmemiş büyük rezervle küresel bir enerji devi haline geldi.

Norveç'te bugün fert başına milli geliri 150.000 dolar yapan şey bu keşifti. Görüyorsunuz deniz dibinin yarattığı etkiyi. Aynısı İngiltere'nin de başına geldi. Filyos Limanı’nın buraya çok yakın olması, burada bu kadar uygar bir şehrin kurulması çok önemli.

Şahsi görüşüm, Çaycuma 21. yüzyılın ikinci yarısına hazırlık yapıyor. Bu iktidar, şu iktidar hiç önemli değil, burası büyüyecek. O gaz sahaları denizin dibinde Ahmet'le Fatma'nın zenginleşmesi, vatandaşımızın refah seviyesinin artması için bekliyor.

Deniz dibi madenciliğini artık bana göre denendiği, ispat edildiği ve geliştiği ilk yer sizin havzanız. Bu büyük bir ayrıcalık, ileride göreceksiniz, burada, sektörü destekleyen tıpkı Rotterdam gibi tersaneler kurulacak.

Rotterdam limanına girerken ben dehşete düşmüştüm. Adım başı bir sondaj gemisi, adım başı tamirde bir platform, adım başı büyük bir römorkör. O zaman çok özenmiştim. Burada da öyle olacak. Çaycuma yaratılan modern şehir, yaratılan bu güzel hizmetlerle Mavi Vatan'ın Karadeniz'deki kalesi, geri plandaki en önemli destekçisi olacak” dedi.

DOĞU AKDENİZ'DEKİ MAVİ VATAN’IMIZIN GİRİŞ KAPISI SİTRE KÖRFEZİ’DİR

Konuşmasında Türkiye ile Libya arasında imzalanan anlaşmaya da değinen Gürdeniz, “Mustafa Kemal başta Enver Paşa olmak üzere İttihat Terakki'nin önde gelenleriyle birlikte Libya'daki savaşa katılıyor. Daha sonra Salih Bozok’a yazdığı mektupta, ‘Salih’çiğim, burada Şeyh Senûsî'nin kıtalarına yardım ediyoruz.

İtalyanlara zor anlar geçirtiyoruz. Yani taktik olarak büyük başarılar elde ediyoruz. Ama sonuca erişmemiz için tek bir şart var: Ne zaman ki Derne, Tobruk ve Trablus önünde Türk donanmasının savaş gemileri gelir, işte o zaman kazanırız.’ diyor.

İtalyanlar nasıl kazandı? Donanmasını getirdi. Bugünkü gibi amfibi gemilerle askerlerini ihraç ederek savaşı kazandılar. Türklerse karayoluyla gittiler. Deniz topçusu yoktu savaşta, bir zırhlı gelip karaya namlularını çevirerek ültimatom veremiyordu.

Mustafa Kemal bunu görmüştü. Doğu Akdeniz'deki Mavi Vatan’ımızın giriş kapısı Sitre Körfezi’dir. Haritaya baktığınız zaman görürsünüz, Libya'yı tutan Doğu Akdeniz'i tutar. İsrail'in dış ticaretinin%97'si deniz yoluna bağlı, nereden geçiyor?

Babülmendep kapalı olduğu için Cebelitarık'tan geçiyor. Cebelitarık'tan geçerken İsrail'e gidebilir, değil mi? Fas, Cezayir, Tunus, Libya. Şimdi Türkiye'nin, beğenelim beğenmeyelim, bu iktidarın, her şeye rağmen doğu ve batı Libya'yı ikna edip böyle bir anlaşmayı onaylatması Türk devlet jeopolitiği açısından çok ama çok önemli.

Yani nasıl ki Kıbrıs'taki kolordu ikinci donanma etkisi yaratıyorsa, bu da böyle bir etki yaratacak. Yarın öbür gün öyle bir anlaşma yapılır ki, belki Libya Türkiye'ye deniz üssü, hava üssü verebilir. O yüzden büyük bir başarıdır, takdir ediyorum” dedi.

MISIR'I KAZANMAK İÇİN TÜRKİYE HER ŞEYİ, AMA HER ŞEYİ YAPMALI

Mısır'ın tutumuyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Emekli Tümamiral Gürdeniz, “Mısır geleneksel olarak Süveyş Kanalı havzasına sahip. Kanaldan nereden bakarsanız bakın günde 2 milyon varil petrolü kuzeye çıkıyor, Çin'den Avrupa'ya konteynerlerle gelen mamul ürünlerin%90'ı da buradan geçiyor.

Babülmendep’in kapanmış olması nedeniyle bu konteyner trafiği Ümitburnu'ndan dolaşıyor. Ürünün nakli 20 gün uzadığı gibi navlun ve sigorta da artıyor. Bu fiyatlara da yansıyor. Bugün Avrupa'daki enflasyonun temel nedenini bu oluşturuyor.

Süveyş'in gelirleri diyelim ki 100 liraysa, şimdi 20 liraya düştü. Muazzam bir düşüş. Bunu bir kenara koyun. Mısır’ın nüfusu ile birlikte işsizlik de artıyor. Muazzam bir enerji krizi var. İki hafta evvel İsrail'le 36 milyar dolarlık doğal gaz anlaşması imzaladı.

Enerjide İsrail'e bağımlı bir ülke, ‘1 milyon Gazzeliyi süreceğiz’ diyen bir devlete nasıl karşı çıkabilir? O yüzden teslim alınmış durumda, Camp David'den itibaren. Ve şu an Mısır kendi adına hareket etmiyor. Mısır, Avrupa Birliği adına hareket ediyor, emperyalizm adına hareket ediyor.

Mısır'ı kazanmak için Türkiye her şeyi, ama her şeyi yapmalı. Biliyorsunuz, Yunanistan'la 28. boylamın doğusunda, Amerikalıların bastırmasıyla bir anlaşma imzaladı Mısır. Bütün dert Girit Adası'na pay verilecek mi, verilmeyecek mi?

Başından beri biz adalara kıta sahanlığı veremeyiz diyoruz. Ve sırf bu nedenle 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesine taraf olmadık. Bir kara sularıyla, diğeri kıta sahanlığı, öbürü bitişik bölgeyle ilgili 3. madde, 101. madde, 123. maddeye itiraz ettik.

Mısır'a da,'Ya kardeşim yapma, bak Güney Kıbrıs'la yaptığın 2003 anlaşması senden 20.000 kilometrekare çaldı' dedik. Ancak Türkiye Libya ile bu anlaşmayı yapıp Mısır'ın dostu Hafter'i yanına çekince, Mısırlılar da, 28. boylamın doğusunda Yunanlılarla aynı anlaşmayı yapacağız diyorlar.

Onu yaptıkları anda da 15.000 kilometrekare de buradan kaybedecekler. Onların bileceği bir şey. Ama Mısır'ın durumu çok zor. Amerikan maddi yardımı olmasa ayakta duramayacaklar. Mesela Suudi Arabistan'ın Mekke anlaşmasına girmeleri normal bir şey mi?

Yani Suudi Arabistan bilindiği gibi emperyalizmin emrinde olan bir ülke. Bu anlaşmaya bizim girmemiz de yanlış. Ben eleştirdim biliyorsunuz bu anlaşmayı. Yani ‘Suudi hanedanını korumak için ne işimiz var orada?’ dedim. Mısır'ın girmesinin temel nedeni, 5 milyar dolarlık varlığı Merkez Bankası'nda Kahire'de.

Bunun vadesi doluyordu. O vade dolmadan 2 gün evvel onay verdiler. Çok ihtiyaçları var. Finans kapital kullanıyor işte ülkeleri. O yüzden bir terazinin burasında ülkelerin milli çıkarı ve onuru, öbür tarafta da'Bu ay maaşları ödeyebilecek miyim?’ dengelemesi var” dedi.

KEMALİZM EMPERYALİZME TOKAT ATMANIN ADIDIR

Konuşmasının son bölümünde Türkiye'nin tekrardan Mustafa Kemal Atatürk'ün, Kemalizm'in onurlu yoluna gireceğini söyleyen Gürdeniz, sözlerini, “Bakın bir daha üstüne vurgu yapıyorum. Kemalizm kelimesinden bizi uzaklaştırdılar.

Bile bile uzaklaştırdılar. Kemalizm emperyalizme tokat atmanın adıdır. Kemalizm Çin'in şu an uyguladığı ekonomik modelin adıdır. Devlet kapitalizmi, halkçılığıyla, devletçiliğiyle, devrimciliğiyle. Bizde 11 Kasım'dan sonra maalesef içini boşaltılar.

O yüzden belki biliyorsunuz ben her yerde gururla söylüyorum, ben bir Kemalist'im. Bu kelimeden korkuyorlar, çekiniyorlar. Kemalizm emperyalizme tokat atmanın ismi. Bundan çekinmeyin. Hatta Atatürkçü Düşünce Derneğine adınızı değiştirin dedim.

Bunu zorla bizden uzaklaştırdılar. Ve biz Kemalizm'i ihraç etmedik. Keşke etseydik. Atatürk zamanında oldu bu. Pakistan'da, Cinnah'lar, Hindistan’da Nehru'lar, neler neler çıktı. O günler bana göre geri geliyor. Her şey zamanın yaratıcılığına bağlı, ben ona inanıyorum, o gün gelecek.

Mutlaka gelecek. Çünkü onu hak eden bir millet var. Bakın Çaycuma'nın yaptıklarını görüyorsunuz işte. Yani bunu yapabilen buranın çıkardığı bir insan, buranın evladı. Bunun gibi o kadar insanlar var ki Türkiye'nin her yerinde.

Bunlar çıkacak, bundan emin olun. Çaycuma'nın bu üstün başarılarının devamını diliyorum. Bana gösterilen ilgiye, alakaya çok çok teşekkür ediyorum” diyerek tamamladı.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: ozgurhalkinsesi.com.tr
Haber metni ve görseller ozgurhalkinsesi.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Yangın
Yayın: 04 Kasım 2026 18:43 · Kaynak: ozgurhalkinsesi.com.tr
Kaynağı Oku ↗