Habermetrik
← Ana Sayfa
Kırıkkale 16 Eylül 2026 08:28
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Kırıkkale'de yapılaşma ve imar nereye gidiyor? Şehir Plancısı Şehrinaz Maden uyardı

Kırıkkale'de yapılaşma ve imar nereye gidiyor? Şehir Plancısı Şehrinaz Maden uyardı

Kırıkkale’nin bugünkü şehir yapısının temelinde sanayileşme bulunuyor. 1996 yılında ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nden mezun olan, Tuzla ve Sivas belediyelerinde görev yaptıktan sonra Kırıkkale Belediyesi’nde 24 yıl çalışan Şehir Plancısı Şehrinaz Maden, kentin gelişim süreci hakkında Yeni Ankara’ya özel açıklamalarda bulundu. Maden’e göre Kırıkkale, başlangıçta klasik anlamda bir yerleşim kenti olarak tasarlanmadı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında savunma sanayisinin Ankara’ya yakın bir noktada kurulması amacıyla demiryolu bağlantısı bulunan bölgenin tercih edilmesi, kentin sonraki gelişimini de belirledi. 1930’lu yıllardan itibaren fabrikaların çoğalmasıyla işçi ihtiyacı arttı. Maden, çevre köylerden gelen nüfusun kente yerleşmesiyle birlikte konut alanlarının fabrika bölgelerindeki planlı yapının gerisinde kaldığını belirtti. KIRIKKALE’NİN BÜYÜMESİ PLANLAMANIN ÖNÜNE GEÇTİ Maden’e göre Kırıkkale, klasik anlamda yerleşim amacıyla kurulmuş bir kentten ziyade Cumhuriyet’in sanayileşme hamlesiyle ortaya çıkan bir şehir olarak şekillendi. Kentin demiryolu bağlantısı ve Ankara’ya yakınlığı, dönemin sanayi yatırımları açısından Kırıkkale’yi öne çıkardı. Fabrikaların hizmete girmesiyle birlikte çevre köylerden iş gücü göçü başladı. Bu süreçte konut ihtiyacının hızlı biçimde artması, kentin ilk yerleşimlerinin de kontrolsüz biçimde genişlemesine yol açtı. Maden, özellikle kentin ilk dönemlerinde fabrika alanları ile işçilerin yaşadığı bölgeler arasında belirgin bir planlama farkı bulunduğunu ifade etti. Ovacık, Hüseyinkahya, Tepebaşı, Gürler ve Kurtuluş gibi bugün kentin önemli mahalleleri arasında bulunan bölgelerin bu dönemde işçi yerleşimleri olarak geliştiğini aktardı. Kırıkkale’nin sonraki dönemlerinde ise benzer bir sorun farklı biçimlerde devam etti. Maden, nüfus artışlarının çoğu zaman planlama süreçlerinin önünde ilerlediğini, yeni yerleşim alanlarının kent çeperlerine taşındığını belirtti. Bu gelişimin sonucunda kentin yol, ulaşım, yeşil alan ve sosyal donatı ihtiyaçlarının planlama açısından sürekli bir sorun olarak ortaya çıktığını söyledi. ŞEHİR PLANLAMASI İÇİN “MAKRO PLAN” VURGUSU Maden, bugün Kırıkkale’nin temel şehircilik problemlerinden birinin yalnızca yeni binaların nerede yapılacağı olmadığını, kentin tamamını ele alan üst ölçekli bir planlama anlayışına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Kentte 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının bulunduğunu belirten Maden, buna rağmen bütüncül bir şehir gelişiminden söz etmenin zor olduğunu ifade etti. Özellikle Kırıkkale merkez ile Yahşihan-Yenişehir aksı arasındaki gelişimin üniversite ve müteahhit talepleri üzerinden hızlandığını belirten Maden, bu alanın daha geniş ölçekte ele alınması gerektiğini savundu. Maden’in önerisi, parsel bazındaki değişikliklerin ötesine geçilerek kentin tamamını kapsayan bir planlama çalışmasının yapılması yönünde. Maden, konuyla ilgili, “Plan revizyonları ya da parsel bazlı müdahaleler yerine kentin bütününe yönelik makro ölçekli master plan revizyonu ile yeşil alan, otopark, sosyal altyapı alanları, yol ve ulaşım planlarının donatı dengesi içerisinde yapılması gerekmektedir.” ifadelerini kullandı. Maden ayrıca şehir merkezindeki kamu alanlarının bir bölümünün doğu yönünde, örneğin Aşağımahmutlar çevresinde yeniden konumlandırılması hâlinde boşalacak alanların kamusal kullanımlara kazandırılabileceğini belirtti. KIRIKKALE’NİN GELENEKSEL MERKEZİ NEDEN ZORLANIYOR? Şehir plancısına göre Kırıkkale’de günlük hayatı doğrudan etkileyen sorunların başında geleneksel merkezin yoğunluğu geliyor. Maden, çok sayıda fonksiyonun yaklaşık 500 metrelik bir alan içerisinde toplanmasının hem yaya hem de araç hareketliliğini artırdığını ifade etti. Bu nedenle merkezin yalnızca araç trafiği üzerinden değil, yaya kullanımı ve kamusal yaşam açısından da yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Maden’in dikkat çektiği bir diğer konu ise merkezdeki yapıların parsel bazında değil, ada bazında dönüşebilmesi. Eski işlevini kaybetmiş yapıların dönüştürülmesiyle birlikte otopark ihtiyacının da çözülmesi gerektiğini belirten Maden, merkez için “Yavaş Merkez” yaklaşımını önerdi: “Merkezin kesinlikle yayalaştırılması,'Yavaş Merkez' hâline getirilmesi ve geleneksel merkezin bu sayede dönüşümü sağlanmalıdır.” Şehir plancısı; alışveriş merkezli bir sosyal hayat yerine insanların kamusal alanlarda vakit geçirebildiği, yeşil alanların ve sosyal-kültürel mekânların artırıldığı bir şehir modeline ihtiyaç olduğunu dile getirdi. ULAŞIMDA ANKARA-DELİCE OTOYOLU VE DEMİRYOLU DETAYI Kırıkkale’de araç sahipliğinin artmasına karşın mevcut ulaşım ağının bugünkü ihtiyaçları karşılamakta zorlandığını belirten Maden, özellikle kent merkezindeki trafik yükünün azaltılması gerektiğini söyledi. Ankara-Delice Otoyolu’nun tamamlanmasının şehir içindeki şehirler arası ulaşım yükünü azaltabileceğini belirten Maden, bunun Kırıkkale açısından önemli bir ulaşım değişikliği yaratabileceğini ifade etti. Bunun yanında eski demiryolu hattının kent içi yolcu taşımacılığında değerlendirilmesi gerektiğini savunan Maden, tramvay benzeri bir sistemin Kırıkkale’nin lineer (çizgisel) gelişim yapısıyla birlikte düşünülmesinin ulaşım açısından yeni bir seçenek oluşturabileceğini belirtti. YENİ KONUTLARDA ZEMİN VE AFET RİSKİ ÖNE ÇIKIYOR Kırıkkale şehir planlaması açısından Maden’in üzerinde durduğu başlıklardan biri de yeni yapılaşmanın zemin özelliklerine göre şekillendirilmesi. Özellikle Kızılırmak havzası ve dere yataklarına yakın bölgelerde zemin özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini belirten Maden, alüvyon zeminlerde sıvılaşma riskinin göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. Çoruhözü ve Irmak havzası çevresindeki bazı alanlarda gevşek zemin yapısının bulunduğunu belirten Maden, yer altı suyu ve zeminin özelliklerine bağlı olarak oturma, kayma ve sıvılaşma gibi sorunların ortaya çıkabileceğini ifade etti. Bu nedenle şehir planlamasında yalnızca bina yüksekliğinin değil, zeminin taşıma özelliklerinin de belirleyici olması gerektiğini vurguladı. Maden, yeni yapılaşmada düşük ve orta yoğunluklu, yatay mimariye dayalı yerleşimlerin değerlendirilmesini; otopark, altyapı ve yağmur suyu sistemlerinin de planlama aşamasında birlikte ele alınmasını önerdi. “YENİ YERLEŞİMLERDE TARIM ALANLARI KORUNMALI” Kentin hangi yöne doğru büyüyeceği sorusuna da yanıt veren Maden, mevcut gelişimin Yahşihan-Ankara aksı ile Aşağımahmutlar yönünde ilerlediğini belirtti. Güney aksının da gelecekte önemli bir gelişme alanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Maden, ancak yeni yerleşim alanları oluşturulurken tarım arazilerinin korunmasının temel kriterlerden biri olması gerektiğini söyledi. Özellikle Kızılırmak havzasının su, tarım ve sürdürülebilirlik açısından stratejik önem taşıdığını belirten Maden, yeni yerleşimlerde çok yüksek yoğunluk yerine küçük alt merkezlerin oluşturulmasını önerdi. EV ALACAKLARA ŞEHİR PLANCISINDAN 7 MADDELİK KONTROL LİSTESİ Maden, vatandaşların konut satın alırken yalnızca evin iç özelliklerine veya fiyatına bakmaması gerektiğini de söyledi. Bir evin bulunduğu bölgenin gelecekte nasıl değişeceğinin önceden araştırılması gerektiğini belirten Maden, vatandaşların belediyeden imar planlarını incelemesini önerdi. Şehir plancısına göre ev satın almadan önce şu başlıklara bakılmalı: Arsanın 1/1000 uygulama imar planındaki durumu. Bölgenin 1/5000 nazım imar planındaki fonksiyonu. Yakındaki boş parsellerin gelecekte hangi amaçla kullanılacağı. Ulaşım bağlantıları ve yol genişlikleri. Yaklaşık 15 dakikalık yürüme mesafesinde okul, kreş, sağlık kuruluşu ve park bulunup bulunmadığı. Binanın deprem yönetmeliğine uygunluğu ve zeminin özellikleri. Otopark ile altyapı kapasitesinin yeterliliği. Maden ayrıca evin güneş alma yönünün, hava akımının ve çevredeki yapılaşmanın da konut seçiminde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. KIRIKKALE 10-20 YIL İÇİNDE NASIL BİR KENTE DÖNÜŞEBİLİR? Maden, Kırıkkale’nin geleceğini değerlendirirken kentteki sanayi yatırımları, enerji projeleri, ulaşım yatırımları ve Yüksek Hızlı Tren bağlantısını birlikte ele aldı. MKE yatırımları, enerji projeleri, Ankara-Delice Otoyolu ve Ankara-Kırıkkale hattının güçlenmesi gibi gelişmelerin kentin bölgesel konumunu etkileyebileceğini belirten Maden; Kırıkkale’nin önümüzdeki yıllarda sanayi, tarım ürünleri, depolama ve lojistik işlevlerinin bir arada bulunduğu bir merkez hâline gelebileceğini ifade etti. Bu dönüşümün yalnızca ekonomik yatırımlarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Maden; kentsel dönüşüm, yatay mimari, yeşil alanlar ve yeni alt merkezlerin birlikte planlanması gerektiğini söyledi. Maden, gelecekte Kırıkkale’nin Kızılırmak havzası ve yeşil alanlarıyla bütünleşen, dijital altyapısı güçlü ve ulaşım bağlantıları gelişmiş bir şehir olarak ele alınabileceğini değerlendirdi. Şehir plancısının ortaya koyduğu çerçevede Kırıkkale’nin geleceği açısından temel başlıklar; bütüncül planlama, zemin güvenliği, ulaşım, nitelikli konut, tarım alanlarının korunması, kamusal alanlar ve yeşil altyapı olarak öne çıkıyor.

Kaynaklar: yeniankara.com.tr
Haber metni ve görseller yeniankara.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel · Bölge: Kırıkkale
Yayın: 16 Eylül 2026 08:28 · Kaynak: yeniankara.com.tr
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp