İlk Girdiğimizde Su Geliyordu
- Girne’deki gemi faciasında 2 çocuğu kaybeden Hayri ve Ayten Biçer çifti, Girne Limanı'nda evlatları için nöbet tutuyor
- Acılı anne " Çok ihmal var, başı sonu ihmal
30 Ağustos'ta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Girne açıklarında alabora olan gemide arama-kurtarma çalışmalarında 15. güne girilirken, aileler kayıplarından gelecek iyi haberi bekliyor. Faciada iki çocuğunu kaybeden Hayri ve Ayten Biçer çifti, Girne Limanı'nda evlatları için nöbet tutuyor.
Türkiye'den gelecek arama-kurtarma gemisine umut bağladıklarını belirten baba Hayri Biçer, "Tüm ümitlerimiz Türkiye'den gelen gemi için. Biz de, dostlarımız da bekliyoruz. İnşallah yakın zamanda gelsin. Sabırsızlıkla bekliyoruz evlatlarımızı, kardeşlerimizi.
Bir an önce çıkarsınlar. Çok zor, beklemek çok zor. Biz burada sabrı öğrendik. 15 gün oldu benim evlatlarım suların içinde" dedi. Hayri Biçer, "Herkes yanımda olduğunu hissettirdi. Tüm Türkiye olsun, buradaki vatandaşlar olsun herkes yanımda olduğunu hissettirdi” diyerek destek verenlere teşekkür etti.
Türkiye'den gelen 3'üncü arama-kurtarma gemisinden umutlu olduğunu dile getiren Biçer, "Yeni gelen gemiden umudum var. İnşallah çıkaracak. Evlatlarımızı çıkaracak. Umudum var inşallah. Umudumu hiçbir zaman kesmiyorum ben.
Evlatlarıma kavuşacağım, memleketime götüreceğim" diye konuştu. Olayda sorumluluğu veya ihmali bulunan herkesin araştırılmasını talep eden baba Biçer “ Bu işin içinde çok insan var. Onların hepsi sorgulara alınsın. Soruşturma başlatılsın, ben bunu istiyorum.
Benim iki evladım gitti. Evlat yetiştirmek kolay değil. Herkes empati yapsın. Elini vicdanına koysun. Bir an önce evlatlarımı bana kavuştursunlar, alıp gideyim. Canlı veya cansız. Bir şekilde alıp onları götürmek istiyorum ben.
15 gün geçmiş, ben bir gün bile dayanamazdım o çocuklara. Bir gün işteyken dayanamazdım" dedi. Kayıp oğlu Mehmet Asaf’ın kendisi olmadan uyumadığını belirten acılı baba “Onun kokusunu alamıyorum. 15 gün oldu. Yardımcı olun bana ne olursunuz.
İçim kan ağlıyor. Allah rızası için. Kimin gücü yeterse, kim yapabilirse bana yardımcı olsun" şeklinde konuştu. Faciadan sağ kurtulan anne Ayten Biçer ise “ 15 gün oldu bekliyoruz burada. Sabahın 07.00'sinde geliyoruz, gece 00.00'a kadar.
Sonuç ama yine de yok . Çocuk yok. Bekliyoruz. İnşallah olacak. Mecbur, sadece tek çaremiz bu kaldı. Bu gemiye dayandık. Olacak, inanıyorum. İnşallah alıp gideceğiz çocuklarımızı" dedi. Facianın meydana gelmesinde çok sayıda ihmal bulunduğunu öne süren Ayten Biçer, “Çok ihmal var.
Şimdi girmemizden çıkmamıza kadar saysak, başı sonu ihmal. Gemide ilk girdiğimizde su geliyordu mesela. Ondan sonra mazotun dökülmesi. Atlayamamamız. Ondan sonra kapıların kilitlenmesi" ifadelerini kullandı. Biçer, gemide tahliye anlarını ise şöyle anlattı: Hiçbir şekilde kimse çıkamadı.
Kırık camdan çıkabilen çıktı, çıkamayan çıkamadı. Yardım istedik. Hiç kimse yardım elini uzatmadı. En sonda artık acıdılar. Son raddeye geldik. Zaten en son benle eşim çıktık. Ondan sonra kimseyi çıkarmadılar. En son benle eşim çıktık.
Korku dolu anlarda aşağıdayken ailesinden kimsenin can yeleği olmadığını belirten anne Biçer “ Can yeleğimiz yoktu. Ne benim ne üç tane çocuğumun ne de eşimin. Bir tane çocuğum kurtuldu ama kendi imkanlarıyla kurtuldu. Biz alt kattaydık.
O koridora çıkmadı. Direkt koltukların üzerinden zıplaya zıplaya üst tarafa doğru gitti çocuk. O kalabalığın içinden. Çıktıktan sonra can yeleği giydirdiler. Önemli olan geminin içinde giymekti. Geminin üstündeyken giydirildik ama alttayken yoktu" dedi.
Kayıp iki çocuğunun da can yeleği bulunmadığını ileri süren anne Biçer, "Evlatlarımız gitti. İki tane kayıp çocuğumun da can yeleği yoktu. Belki onlar olsaydı onlar üstte kalacaktı. Hemen çıkacaklardı" diye konuştu.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kaza · Bölge: Balıkesir
Yayın: 14 Eylül 2026 12:37 · Kaynak: turkiyegazetesi.com.tr