Antalya için 12 maddelik iklim deklarasyonu
- Antalya Kent Konseyi, COP31 sürecinde kentin su ve iklim politikalarına yön vermesi amacıyla 12 maddelik deklarasyon yayımladı
- Antalya Kent Konseyi, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı COP31 kapsamında kentin geleceğine ilişkin dikkat çeken bir çağrıda bulundu
Antalya Kent Konseyi, COP31 sürecinde kentin su ve iklim politikalarına yön vermesi amacıyla 12 maddelik deklarasyon yayımladı. Açıklamada su kaynaklarının korunmasından afet hazırlığına, sürdürülebilir turizmden iklim eğitimine kadar birçok başlıkta somut adımlar atılması çağrısı yapıldı.
Antalya Kent Konseyi, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı COP31 kapsamında kentin geleceğine ilişkin dikkat çeken bir çağrıda bulundu. Konsey, Antalya'da yaşayan, çalışan ve üretim yapan kesimlerin ortak sorumluluğuna vurgu yaparak, “Antalya Su ve İklim Taahhüdü” hazırlanmasını istedi.
Yayımlanan 12 maddelik deklarasyonda, iklim değişikliğinin Antalya'da günlük yaşamı doğrudan etkilediği belirtildi. Azalan yeraltı su kaynakları, artan sıcaklıklar, orman yangınları, sel riski ve denizlerdeki ısınma, kentin karşı karşıya olduğu temel sorunlar arasında gösterildi.
Antalya Kent Konseyi, iklim krizinin etkilerinin azaltılması için yerel yönetimler, kamu kurumları, turizm sektörü, üreticiler ve kent sakinlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Deklarasyonun ilk maddesinde su kaynaklarının korunması öncelikli hedef olarak belirlendi. Akiferlerin korunmasının Antalya'nın turizm, tarım ve yaşam güvenliği açısından hayati önemde olduğu ifade edildi.
Ayrıca kentin büyümesine ilişkin imar ve yatırım kararlarının su bütçesi, altyapı kapasitesi ve gelecekteki iklim riskleri dikkate alınarak verilmesi gerektiği belirtildi.
DERE YATAKLARI VE TARIM ALANLARI KORUNMALI
Deklarasyonda dere yatakları, kıyılar, ormanlar ve tarım topraklarının yapılaşma baskısından korunması çağrısı yapıldı. Doğa temelli çözümlerin beton ağırlıklı uygulamalardan önce değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
Aşırı sıcakların halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekilen açıklamada; erken uyarı sistemleri, serinleme merkezleri, gölgeli yollar ve ağaçlandırma çalışmalarının yaygınlaştırılması istendi.
Özellikle yaşlılar, çocuklar, hastalar, açık alanda çalışanlar ve dar gelirli vatandaşların sıcak hava koşullarına karşı korunması gerektiği vurgulandı.
Antalya Kent Konseyi, engelli bireyler ve kırılgan grupların iklim politikalarının karar süreçlerine dahil edilmesini istedi. Uyarı ve tahliye sistemlerinin herkes tarafından erişilebilir olması gerektiği belirtildi.
Her mahallede afet ve tahliye planı hazırlanması, toplanma alanlarının belirlenmesi ve düzenli tatbikatlar yapılması da deklarasyonun önemli başlıkları arasında yer aldı.
Kentsel dönüşümün yalnızca deprem güvenliğiyle sınırlı kalmaması gerektiği ifade edilen açıklamada, yeni yerleşim alanlarının aşırı sıcak, sel, yangın ve su kıtlığı risklerine karşı da dayanıklı biçimde planlanması çağrısında bulunuldu.
Deklarasyonda yaya, bisiklet ve toplu taşımanın önceliklendirilmesi gerektiği belirtildi. Deniz melteminin kent içindeki hava dolaşımına katkısının korunması, yeşil alanların ve gölgeli bölgelerin mahallelere yayılması istendi.
Tarım toprakları, kıyı ekosistemleri, Posidonia çayırları ve deniz kaplumbağalarının yuvalama alanlarının korunması da talepler arasında yer aldı. Çiftçilerin örgütlenmesinin desteklenmesi ve su ile toprak kaynaklarının güvence altına alınması gerektiği ifade edildi.
Turizm sektörüne yönelik çağrıda ise ekonomik başarının yalnızca ziyaretçi sayısıyla değerlendirilmemesi gerektiği vurgulandı. Su kaynakları, kıyılar ve doğal-kültürel mirasın korunmasının yanı sıra çalışanların güvencesi, yıl boyu istihdam ve kaynakların verimli kullanımı da temel ölçütler arasında gösterildi.
Antalya Kent Konseyi, iklim eğitiminin okul öncesinden yükseköğretime kadar bütün eğitim kademelerinde verilmesini istedi. Okulların aşırı sıcak, sel ve yangın risklerine karşı kamu yatırımlarıyla dayanıklı hâle getirilmesi gerektiği belirtildi.
Açıklamada ayrıca okullarda ücretsiz sağlıklı yemek, temiz içme suyu ve öğrenciler için güvenli toplu taşımanın kamusal sorumluluk olarak sağlanması çağrısı yapıldı.
Deklarasyonun son maddesinde ise sözlerin ölçülebilir hedeflere dönüştürülmesi gerektiği vurgulandı. Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı'nın katılımcı biçimde hazırlanması; her eylemin bütçesinin, sorumlusunun, takviminin ve başarı göstergelerinin belirlenmesi istendi. Sonuçların bağımsız biçimde izlenerek kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulunuldu.
Antalya Kent Konseyi, kamu kurumlarını, turizm işletmelerini, seyahat acentelerini, tur operatörlerini ve yerel üreticileri iklim risklerine hazırlıklı, yıl boyu istihdamı destekleyen ve sonuçları ölçülebilen bir Antalya turizm programında buluşmaya davet etti.
Konsey, COP31 sonrasında geriye yalnızca uluslararası bir organizasyonun değil, somut ve takip edilebilir bir kent taahhüdünün kalması gerektiğini belirtti.
Açıklamada, Antalya Su ve İklim Taahhüdü'nün uygulanmasının takipçisi olunacağı ve gelişmelerin her yıl kamuoyuyla paylaşılacağı bildirildi. (Haber Merkezi)
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim · Bölge: Antalya/Akseki
Yayın: 05 Kasım 2026 23:16 · Kaynak: kemergozcu.com