Çanakkale’den sansür ve kayyım tepkisi: “Gerçekleri susturamazsınız!”
Çanakkale Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, Manolya Ağacı’nın altında düzenlediği basın açıklamasında gazetecilere yönelik baskılara, X hesaplarına getirilen erişim engellerine, kayyım uygulamalarına ve basın emekçilerinin hak kayıplarına tepki gösterdi.
Çanakkale’de Çanakkale Emek Barış ve Demokrasi Güçleri tarafından basın özgürlüğü, gazetecilere yönelik baskılar ve basın emekçilerinin çalışma koşullarına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirildi. Manolya Ağacı’nın altında düzenlenen açıklamada, gazetecilerin haber yapma özgürlüğünün korunması, dijital platformlardaki erişim engellerinin kaldırılması ve medya çalışanlarının hak kayıplarının giderilmesi çağrısı yapıldı.
Açıklamaya YENİ Parti Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, YENİ Parti Çanakkale İl Başkanı İbrahim Can Ergun ve sendika temsilcileri katıldı. Basın açıklamasında, gazetecilere yönelik adli işlemler, medya kuruluşlarına yönelik kayyım müdahaleleri, yayınların durdurulması ve haber hesaplarına getirilen erişim engelleri gündeme taşındı.
Çanakkale Emek Barış ve Demokrasi Güçleri tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
" Türkiye’de basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı ağır bir baskı altındadır. Gazeteciler gözaltına alınıyor, tutuklanıyor; televizyon kanallarına kayyım atanıyor, yayınlar durduruluyor, gazete ve haber kuruluşları kapanıyor. Şimdi de kamuoyunu bilgilendiren, belgeler sunan, iddiaları sorgulayan ve yetkililerden hesap soran gazetecilerin, medya kuruluşlarının ve bağımsız haber hesaplarının X üzerinden yaptıkları paylaşımlara ve hesaplarına erişim engelleri getiriliyor.
Bütün bu uygulamalar, toplumun gerçeklere ulaşma ve kamu gücünü denetleme hakkını doğrudan ilgilendirmektedir. Özgür basının susturulduğu, eleştirel seslerin engellendiği ve basın emekçilerinin işsizliğe sürüklendiği bir ortamda demokrasiden söz etmek mümkün değildir.
FON İDDİALARI AYDINLATILSIN, GAZETECİLER SUSTURULMASIN!
Borsa ve yatırım fonları üzerinden gerçekleştiği iddia edilen usulsüzlükler ve olası siyasi bağlantılar kamuoyunda tartışılırken, bu konuları araştıran ve gündemde tutan gazetecilerin adli işlemlerle karşı karşıya kalması ciddi kaygılar yaratmaktadır. Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Bahadır Özgür hakkında yürütülen işlemler, basın özgürlüğü tartışmalarını daha da derinleştirmiştir.
Fon iddialarının bütün yönleriyle araştırılması, varsa siyasi bağlantıların açığa çıkarılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi gerekir. Ancak bu iddiaları haberleştiren gazetecilerin tutuklama, ev hapsi ve diğer kısıtlayıcı tedbirlerle karşılaşması, gazetecilik faaliyetleri üzerinde caydırıcı etki yaratma riski taşımaktadır.
AKP iktidarını ve kamu gücünü kullananları ilgilendiren iddiaların yanıtı, gazetecileri susturmak değil, gerçekleri açıklamaktır. Yolsuzluk iddialarını araştırmak ve kamu adına hesap sormak gazeteciliğin temel sorumluluklarındandır. İddiaların doğruluğu hukuk çerçevesinde araştırılmalı; gazetecilerin hakları da aynı hukuk tarafından korunmalıdır.
X HESAPLARINA ERİŞİM ENGELİ: DİJİTAL SANSÜRLE GERÇEKLERİ ÖRTEMEZSİNİZ!
İfade Özgürlüğü Derneğinin EngelliWeb projesine dayanan haberlere göre, Eylül 2026'da en az 1.270 X hesabı hakkında erişim engeli kararı verildi. Engellemeler Ekim ayında da devam etti. Gazetecilerin yanı sıra bağımsız medya kuruluşlarının, akademisyenlerin ve erişim engellerini belgeleyen hesapların da bu uygulamalardan etkilendiği bildirildi.
Bu kararların her birinin gerekçesi ve kapsamı ayrı ayrı incelenmelidir. Ancak gazetecilerin, haber kuruluşlarının ve erişim engellerini izleyen oluşumların hesaplarının art arda engellenmesi, kamusal tartışmanın ve bağımsız haberciliğin dijital alandaki olanaklarını daraltmaktadır.
Bir hesabı kapatmak, sorulan soruları ortadan kaldırmaz. Bir paylaşımı engellemek, kamuoyunun gerçeği öğrenme hakkını yok edemez.
İktidarı, sermaye ilişkilerini ve kamu gücünün kullanımını sorgulayan hesapların erişime engellenmesi, toplumun bilgiye ulaşmasını zorlaştırmaktadır. Dijital alanın idari ve yargısal kararlarla daraltılması, ifade özgürlüğünün yalnızca geleneksel medyada değil, internet ortamında da korunması gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır.
KAYYIMLAR, KAPATMALAR VE İŞTEN ÇIKARMALAR: BEDELİ EMEKÇİLER ÖDÜYOR!
Medya kuruluşlarına yönelik kayyım müdahaleleri ve yayınların durdurulması, bağımsız habercilik üzerindeki baskıyı artırmaktadır. TELE1 ve Halk TV’ye yönelik kayyım müdahaleleri ile bağımsız yayın organlarının karşılaştığı sorunlar, medya kuruluşlarının özerkliği konusunda ciddi kaygılar yaratmaktadır.
Bir televizyonun yayınının durdurulması veya bir gazetenin kapanması yalnızca yayın özgürlüğünün daralması değildir. Muhabirler, editörler, kameramanlar, foto muhabirleri, teknik ekipler, montaj çalışanları, dağıtım ve idari işler emekçileri de işlerini ve geçim güvencelerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmaktadır.
Basın emekçilerinin ücret ve tazminat alacakları güvence altına alınmalı, işten çıkarmalar karşısında hakları korunmalı, sendikal örgütlenme ve güvenceli çalışma koşulları sağlanmalıdır.
Basın özgürlüğü, basın emekçilerinin iş ve yaşam güvencesinden ayrı düşünülemez!
Çanakkale Emek Barış ve Demokrasi Güçleri olarak;
Gazetecilere yönelik baskıların sona erdirilmesini, tutukluluk ve diğer kısıtlayıcı tedbirlerin hukuka uygunluk ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesini,
Borsa ve yatırım fonlarına ilişkin iddiaların, olası siyasi bağlantılar dâhil olmak üzere bağımsız ve şeffaf biçimde araştırılmasını,
Gazetecilerin, medya kuruluşlarının ve bağımsız haber hesaplarının ifade özgürlüğünü sınırlayan keyfî erişim engellerinin kaldırılmasını,
Kayyım müdahalelerine ve yayınların durdurulmasına son verilmesini; bağımsız haberciliğin güvence altına alınmasını,
Kapanan veya yayını durdurulan medya kuruluşlarında mağdur edilen emekçilerin ücret ve tazminatlarının ödenmesini, iş ve sendikal haklarının korunmasını,
Basın emekçilerinin güvenceli çalışma koşullarına kavuşmasını ve medya kuruluşlarının siyasi ve ekonomik baskılardan bağımsız faaliyet gösterebilmesini talep ediyoruz.
İktidara ve yetkililere çağrımız açıktır: Gazetecileri susturmak yerine soruları yanıtlayın; hesap soran hesapları engellemek yerine iddiaları aydınlatın; medya kuruluşlarını baskı altına almak yerine bağımsız haberciliği güvence altına alın. Kamu gücünü kullanan herkes hesap verebilir olmalı, hiçbir basın emekçisi siyasi ve idari müdahalelerin bedelini işsiz kalarak ödememelidir.
Çanakkale Emek Barış ve Demokrasi Güçleri olarak sansüre, kayyım uygulamalarına, gazetecilere yönelik baskılara ve basın emekçilerinin hak kayıplarına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Halkın haber alma hakkı bir lütuf değil, temel bir haktır. Gerçekleri öğrenme, sorgulama ve hesap sorma hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz.

Kategori: Ekonomi · Bölge: çanakkale
Yayın: 20 Ekim 2026 08:17 · Kaynak: canakkalekalem.com