Sakaryaspor'da şampiyonluk hayali büyük, soru işaretleri daha büyük! Krediler tükenmeden
- Sakaryaspor, sezonun 10
- haftasında deplasmanda 52 Orduspor ile karşı karşıya gelecek
Sakaryaspor, sezonun 10. haftasında deplasmanda 52 Orduspor ile karşı karşıya gelecek. 9. haftayı bay geçen yeşil-siyahlılar, bu süreçte hem dinlenme hem de eksiklerini giderme fırsatı buldu. Peki, bu fırsat ne kadar iyi değerlendirildi? İşte asıl soru bu...
Sezona fırtına gibi başlayan bir Sakaryaspor vardı.
Ta ki İskenderunspor maçına kadar!
İskenderunspor karşısında alınan 2-2'lik beraberlik, galibiyet serisini bitirdi. Ancak hemen ardından ligin iddialı ekiplerinden Beyoğlu Yeni Çarşı karşısında gelen galibiyet, hepimize aynı şeyi düşündürdü:
İskenderunspor maçı sadece bir nazar boncuğuydu...
Ama öyle olmadı.
ERZİNCANSPOR MAÇINDA NE OLDU?Gelelim Erzincanspor maçına...
Sahada ligin iki namağlup takımı vardı. Böylesine önemli bir karşılaşmada herkes Sakaryaspor'un alıştığımız oyununu ve ideal kadrosunu sahada görmeyi bekliyordu.
Ancak Teknik Direktör Ümit Bozkurt, kemik kadroda değişikliğe gitti.
Orta sahada Serkan Odabaşoğlu'nun yerine Abdulkerim Canlı'yı, sağ kanatta ise Hasan Bilal ya da Kerim Frei yerine Mertcan Açıkgöz'ü tercih etti.
Mertcan tercihini bir yere kadar anlayabilirim. Futbolda farklı oyunculara şans verilir, farklı tercihler yapılır.
Ama Abdulkerim Canlı hamlesi...
İşte bunu anlamak gerçekten güç!
Sezon başından itibaren orta sahadaki performansıyla takımın önemli parçalarından biri haline gelen Serkan Odabaşoğlu'nun neden yedek bırakıldığı, maç boyunca belki de bütün Sakaryalıların ortak sorusuydu.
İlk gelen bilgiler sakatlığı olduğu yönündeydi.
Ancak 60. dakikada Serkan, Kerim Frei ve Yasin oyuna dahil oldu.
Serkan'ın sahaya girmesiyle birlikte orta saha biraz olsun rahatladı. Bu bile aslında bize çok şey anlatıyordu.
İkinci yarının başında Mertcan Açıkgöz'ün yerini Hasan Bilal'e bırakması da yapılan ilk 11 tercihlerinin yeniden sorgulanmasına neden oldu.
Fakat iş işten geçmeye başlamıştı.
Henüz 25. dakikada skor 2-1'e gelmişti.
Rakip ikinci yarıda dört oyuncu değişikliğiyle oyununa müdahale ederken, biz ise istediğimiz reaksiyonu bir türlü gösteremedik.
Sol bek Ömer Çakı'nın yerine genç forvet Yunus Emre Tekerci oyuna dahil oldu. Yunus Emre'nin topla çok fazla buluştuğunu söylemek mümkün değil. Ama burada eleştirilecek kişi genç oyuncu değil. Onun üzerinden bir değerlendirme yapmak da doğru olmaz.
Neyse...
Uzatma dakikalarında bir gol daha yedik ve sahadan 3-1 mağlup ayrıldık.
Sezonun ilk yenilgisini yaşadık.
Ama beni asıl düşündüren, yenilginin kendisinden çok o yenilgiye giden süreçte yapılan tercihlerdi.
PEKİ YA TÜRKİYE KUPASI?Erzincanspor mağlubiyetinin ardından ligde bay haftasına girdik.
Bu süreçte Türkiye Kupası'nda Bursa Yıldırımspor ile karşılaştık.
Sahaya çıkan kadroya baktığımızda ise alıştığımız Sakaryaspor'dan eser yoktu.
İdeal kadrodan yalnızca Hasan Bilal vardı. Bir de zaman zaman forma şansı bulan Muhammet Özbaskıcı...
Geri kalan kadro büyük ölçüde genç oyunculardan oluşuyordu.
Önce golü yedik, sonra beraberliği yakaladık.
Ardından bir gol daha yedik.
Sonra bir tane daha...
Skor 3-1'e geldi.
Bir gol bulup farkı bire indirdik ama sonuç değişmedi.
3-2 kaybettik ve Türkiye Kupası'na veda ettik.
Şimdi burada bir şey sormak istiyorum:
Biz neden Türkiye Kupası'nı bu kadar kolay gözden çıkarıyoruz?
Maçın son bölümünde kulübeye bakıyorsunuz, oyunun gidişatını değiştirebilecek tecrübeli oyuncu neredeyse yok.
Gençlere asla sözüm yok.
Onlar bu kulübün geleceği. Sahaya çıktıklarında ellerinden gelen mücadeleyi vermeye çalışıyorlar.
Ancak bütün sorumluluğu genç oyuncuların omuzlarına yüklemek ne kadar doğru?
Bir kere de şu kupada iddialı olalım!
Bir kere de gidebildiğimiz yere kadar gidelim!
Türkiye Kupası'nda ilerlemek yalnızca sportif başarı değildir. Şehrin heyecanını artırmak, genç oyunculara büyük maç tecrübesi kazandırmak ve Sakaryaspor'un adını daha geniş kitlelere duyurmak demektir.
Amaa.. Her sezon kupaya erken veda etmeyi olağan bir durum olarak görmemeliyiz.
ŞİMDİ GÖZLER ORDU'DA!Neyse...
Olan oldu.
Erzincanspor mağlubiyeti de geride kaldı, Türkiye Kupası da...
Şimdi önümüzde 52 Orduspor karşılaşması var.
Bir hafta dinlendik. Eksiklerimizi görme, hatalarımızı değerlendirme ve yeniden toparlanma fırsatı bulduk. (İnşallah...)
Artık sahada bunun karşılığını görme zamanı.
Sakaryaspor'un yeniden bir galibiyet serisi yakalaması gerekiyor.
Ama yalnızca kazanmak da yetmez.
Sahada ne oynadığını bilen, mücadele eden, rakibine oyununu kabul ettiren bir Sakaryaspor görmek istiyoruz.
Son bir ayda yaşananlardan herkesin ders çıkarması gerekiyor.
En çok da Ümit Bozkurt'un...
Çünkü bu şehir sezonun ilk gününden itibaren takımına inandı.
Taraftar tribünde, yönetim kulübün başında, futbolcular sahada büyük bir hedef için kenetlendi.
Böyle bir ortamı yakalamak kolay değil. Hele ki geçtiğimiz sezonlarda yaşananları hatırlarsak...
Bu yüzden kadro tercihinden oyuncu değişikliklerine, maç içindeki müdahalelerden rakip analizine kadar her kararın çok daha dikkatli verilmesi gerekiyor.
Sakaryaspor formasını giyen herkes, karşılaşmanın adı ne olursa olsun kazanmak için mücadele etmeli.
Lig maçıymış, kupa maçıymış, hazırlık maçıymış...
Fark etmez!
Bu arma sahadaysa mücadele de sahada olmalı.
BU ŞEHİR YENİDEN İNANMAK İSTİYOR!Ordu deplasmanından alınacak bir galibiyet elbette çok değerli.
Ancak benim için galibiyet kadar oynanacak futbol da önemli.
Sakaryaspor, sahada doğru bir oyun ortaya koyar ve üç puanla dönerse geride kalan süreçten ders çıkarıldığını söyleyebiliriz.
Üstelik böyle bir galibiyet, yeniden başlayacak bir serinin ilk adımı da olabilir.
Ama aynı hataları yapmaya devam edersek, yalnızca skor üzerinden kendimizi avutmuş oluruz.
Şunu unutmamak gerekiyor:
Bu şehir bu takımı sevdi.
Bu şehir Ümit Bozkurt'a inandı.
Bu şehir yönetime güvendi.
Ve en önemlisi, bu şehir yeniden şampiyonluk hayali kurmaya başladı.
O yüzden bu güveni boşa çıkarmamak gerekiyor.
Eleştiri yapıyorsak daha iyisini görmek istediğimiz için yapıyoruz.
Kimsenin kaybetmesini, kimsenin üzülmesini istemiyoruz.
Hepimiz aynı hedefin peşindeyiz.
Futbolcular kazansın, teknik heyet kazansın, yönetim kazansın, taraftar kazansın...
Ama her şeyden önce SAKARYA KAZANSIN!
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Spor
Yayın: 07 Kasım 2026 12:58 · Kaynak: medyabar.com