Habermetrik
← Ana Sayfa
İstanbul/Bakırköy 06 Kasım 2026 10:17
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Arif Ahmet Denizolgun dosyasında kritik sorular... Savcılık Adli Tıp raporuna itiraz etti

Arif Ahmet Denizolgun dosyasında kritik sorular... Savcılık Adli Tıp raporuna itiraz etti
Görsel kaynağı: Hürriyet Gündem
⏱️ 2 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin hazırlanan Adli Tıp raporundaki çelişkiler üzerine 1
  • Adli Tıp İhtisas Kuruluna yazı göndererek ek rapor talep etti
Hukuki not: Bu içerik adli süreçlere ilişkindir; suçluluğu kanıtlanana kadar kişiler masumdur (masumiyet karinesi).

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 2 Kasım tarihli rapora ilişkin ek rapor talebinde bulunuldu.

Savcılık tarafından kurula gönderilen ek rapor talebi yazısında, raporda göğüs bölgesindeki ekimozun ölümden önceki 3 ila 14 günlük süreçte oluştuğunun değerlendirildiği, mikroskobik incelemede ise deri altı yağlı dokuda taze kanama tespit edildiğinin belirtildiği hatırlatıldı. Yazıda, Taze kanama ile tarif edilen kanamanın ne kadarlık süreci kapsadığı, raporda 3-14 günlük olarak değerlendirilmesinde çelişki olup olmadığı ile maktulden alınan örneklerin imha edildiğine dair kurumun cevabı yazısı olmasına rağmen taze kanamanın nasıl tespit edildiğinin açıklanması istendi.

Ağır otoliz durumuna rağmen rapordaki değerlendirmelerin nasıl yapıldığının ayrıntılı açıklanması da yazıda talep edildi. Savcılık, ağız ve burun kapama, boyna bası ve göğse bastırma yoluyla ölümün gerçekleştiğine ilişkin tıbbi delil bulunmadığı yönündeki değerlendirmeye ilişkin de ağız ve burun kapama eyleminde ağız içinde lezyon bulunmasının zorunlu olup olmadığının ve göğüsteki kanamaların travmatik delil niteliği taşıyıp taşımadığının açıklanmasını istedi.

Yazıda ayrıca, ölümün kesin olmamakla birlikte 6 Eylül 2016'da meydana gelmiş olabileceği yönündeki değerlendirme kapsamında, maktulün rahatsızlandığı ilk anda bulunması halinde acil tıbbi müdahalenin hayatta kalmasını sağlayıp sağlayamayacağının incelenmesi istendi. Yazıda, İhbarın geç yapılması nedeniyle maktule ait cesedin çürümesi sonucunda delil elde edilmesinin önüne geçilip geçilmeyeceğinin değerlendirilmesi ve dosyada maktüle ait tespit yapılmış herhangi bir tıbbi evrak bulunmamasına rağmen sonuç kısmında maktulün yüksek tansiyon ve kalp damar hastası olarak değerlendirilmesinin nasıl yapıldığının açıklanması talep edildi.

Savcılık, maktulün kanında tespit edilen metoprolol etken maddesinin hangi hastalık ve durumlarda kullanıldığının açıklanmasını da istedi. Dosyadaki tüm belge ve bilgilerin yeniden incelenerek soruların yanıtlanması ve kesin ölüm sebebine ilişkin ek rapor düzenlenmesi talep edildi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: Hürriyet Gündem
Haber metni ve görseller Hürriyet Gündem sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Asayiş · Bölge: İstanbul/Bakırköy
Yayın: 06 Kasım 2026 10:17 · Kaynak: Hürriyet Gündem
Kaynağı Oku ↗