Özü sözü bir olmak, doğruluk
- İnsan hayatını ayakta tutan bazı değerler vardır
- İlim, adalet, merhamet…vb
İnsan hayatını ayakta tutan bazı değerler vardır. İlim, adalet, merhamet…vb. Fakat bütün bu güzellikleri ayakta tutan, onları anlamlı hâle getiren çok önemli bir değer daha vardır ki bunun adı doğrulukturBir insanın sözüne güvenilmiyorsa, makamının da malının da bilgisinin de bir kıymeti kalmaz.
Çünkü güven, doğruluğun meyvesidir. Güvenin olmadığı yerde dostluk kurulmaz, aile ayakta kalmaz, toplum huzur bulmaz. Ne yazık ki yaşadığımız çağda insanlar, görünüşe her zamankinden daha fazla önem verirken, özü, samimiyeti ve içtenliği ihmal edebiliyorlar.
İnsanlar bazen başka görünmek için çabalıyor, olduğu gibi görünmekten çekiniyorlar. Diliyle söylediğini kalbi tasdik etmeyebiliyor. İnsanların yanında başka, yalnız kaldığında bambaşka bir kimliğe bürünebiliyorlar. Müslüman, iki ayrı yüz taşıyan (ikiyüzlü) insan değildir.
Onun kalbiyle dili, sözüyle ameli, niyetiyle davranışı bir bütünlük içerisinde olmalıdır. Çünkü iman, sadece dille söylenen sözlerden ibaret değildir; kalpte yer eden, hayata yansıyan bir hakikattir. İşte bugün üzerinde duracağımız konu, mümin şahsiyetinin en belirgin vasıflarından biri olan özüyle sözü bir olmak, samimiyet ve doğruluktur.
Yüce Rabbimiz bizlere şöyle buyurmaktadır:“Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O yaptıklarınızı hakkıyla görür.” (Hûd Suresi, 112)Özü sözü bir olmak, kişinin iç dünyasındaki düşünceleri, niyetleri ve kalbinden geçenleri ile dudaklarından dökülen ifadelerin birbirini tutması, yani tam bir dürüstlük ve samimiyet içinde olması anlamına gelir.
İçi dışı bir olmak; İçtenliği, güvenilirliği ve ikiyüzlülükten uzak durmayı temsil eden en önemli ahlaki değerlerden biridir. Çünkü, bir insanın dili başka, kalbi başka olursa, sözü başka, davranışı başka olursa güven kaybolur.
Güvenin kaybolduğu yerde huzur olmaz, mutluluk olmaz, kardeşlik olmaz. Mümin, insanların yanında başka, yalnız kaldığında başka biri değildir. Mümin, makam karşısında başka, menfaat karşısında başka konuşan kişi değildir.
Mümin, her şartta hakikatin yanında duran insandır. Müslüman sözü gibi özü de doğru olup kalbini kötü duygu ve düşüncelerden arındırmalıdır. Müslüman düşündüğü gibi konuşmalı, konuştuğu gibi olmalıdır. Allah’ın kendisini her an görüp gözettiğini bilen, sağında ve solunda bekleyip her söylenen ve yapılanları eksiksiz yazan iki meleğin bulunduğu şuurunda olan bir Müslüman nasıl doğruluk ve dürüstlükten ayrılabilir.
Nitekim Peygamberimiz (sav) söyle buyuruyor: “Kalbi dürüst olmadıkça kulun imanı doğru olmaz. Dili doğru olmadıkça da kalbi doğru olmaz.” Yüce Rabbimiz şöyle buyurur:“Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.” (Tevbe, 119)Bu ayet bize sadece doğru söz söylemeyi değil, doğruluğu hayat tarzı haline getirmeyi emretmektedir.
Bugün insanlar sözlerden çok örneklere bakmaktadır. Evlatlar anne babanın söylediklerinden çok yaşadıklarını örnek alır. Cemaat imamın anlattıklarından çok hayatına bakar. Peygamberimizin en büyük sermayesi güvenilirliktir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) henüz peygamber olmadan önce Mekke'de "el-Emîn" diye tanınıyordu. Çünkü onun özü de sözü de birdi. Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk iyiliğe götürür, iyilik de cennete götürür.", "Münafığın alâmeti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz, kendisine emanet edildiğinde ihanet eder."Doğruluk kolay zamanların değil, zor zamanların imtihanıdır.
İnsan doğruluğunu menfaatleriyle çatışmadığı sürece koruyabilir. Asıl mesele menfaat ile hakikat karşı karşıya geldiğinde ortaya çıkar. Kur'an bize şöyle emreder: "Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan ve Allah için şahitlik eden kimseler olun.
Bu şahitlik kendinizin, anne-babanızın veya yakınlarınızın aleyhine de olsa..." (Nisâ, 135)Peygamber Efendimiz buyurur ki: “Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz; kalplerinize ve amellerinize bakar.”Eskiler şöyle demiştir:“Lisan-ı hâl, lisan-ı kâlden daha tesirlidir.”“İnsanın yaşantısı, sözlerinden daha etkili konuşur.”Çünkü insanın özü ile sözü arasındaki uyum ne kadar kuvvetliyse, tesiri de o kadar büyüktür.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Genel
Yayın: 04 Kasım 2026 14:59 · Kaynak: gazetemerhaba.com