Habermetrik
← Ana Sayfa
31 Ekim 2026 11:14
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Polonya'da kriz: Polis Anayasa Mahkemesi'ni kuşattı

Polonya'da kriz: Polis Anayasa Mahkemesi'ni kuşattı
Görsel kaynağı: DW Türkçe
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Polonya'da Anayasa Mahkemesi etrafında şekillenen kriz, istifaları ve protestoları tetikledi
  • Peki Donald Tusk hükümeti ve Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki neden anlaşamıyor?

Polonya'da Anayasa Mahkemesi etrafında şekillenen kriz, istifaları ve protestoları tetikledi. Peki Donald Tusk hükümeti ve Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki neden anlaşamıyor?

Google'da DW'yi tercih edin Polonya'da polis, Anayasa Mahkemesi'ni kuşattı, içeri girişleri kapattı Fotoğraf: Agencja Wyborcza.pl/REUTERS Reklam Polonya'da Donald Tusk liderliğindeki merkez sol hükümet ile sağ muhafazakâr Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki arasındaki siyasi gerilim, Anayasa Mahkemesine yapılan yeni atamalarla krize döndü.

Dün akşam Varşova'daki Anayasa Mahkemesi binası önünde toplanan, çoğu 2023'te iktidarı kaybeden milliyetçi, sağ popülist Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) taraftarı göstericiler, Başbakan Donald Tusk'ı anayasa ve yargıya müdahale etmekle suçladı.

Mahkeme binası önünde kalabalığın toplanması üzerine polis bölgede güvenlik önlemi aldı, binayı kuşattı.

Yaşanan gelişmeler üzerine PiS'in adayı olarak 2025'te Cumhurbaşkanı seçilen ve göreve geldiğinden beri Tusk hükümetinin reformlarını engelleyen Karol Nawrocki, Senegal ziyaretini yarıda keserek gece saatlerinde Varşova'ya döndü.

Krizin fitilini Anayasa Mahkemesi'nin internet sitesinde yayımlanan bir duyuru ateşledi. Duyuruda, mahkeme başkanı ile yardımcısının görevden alındığı ve yeni atanan bir kadın hâkimin geçici olarak yönetimi devraldığı yazıyordu.

Ancak bu gelişmenin arkasındaki anlaşmazlık daha eskiye dayanıyor.

Ülkeyi 2015-2023 yıllarında yöneten PiS, kendisine yakın hukukçuları, Anayasa Mahkemesi dahil, yargıda kritik kadrolara atamıştı. Daha önce Avrupa Adalet Divanı, PiS iktidarının atamaları nedeniyle "Polonya Anayasa Mahkemesi'nin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olarak görülemeyeceği" sonucuna varmıştı.

Avrupa Birliği (AB), iki yıl önce iktidara gelen Tusk hükümetinden yargı alanında reformlar talep ediyor.

Hükümette Tusk'un Avrupa yanlısı Sivil Koalisyonu ve ortakları yer alsa da Cumhurbaşkanı Nawrocki sağ muhafazakâr muhalefet partisi PiS'e yakın ve her türlü reformu frenliyor. Tusk'ın, PiS'in yargı sisteminde yaptığı tartışmalı değişiklikleri geri alma planları Nawrocki'nin direnişine takılıyor.

Son olarak Nawrocki, Anayasa Mahkemesi üyeliğine parlamento tarafından seçilen beş hâkimin yeminini kabul etmeyi reddetti, bunun üzerine hâkimler parlamentoda yemin etti.

Ancak bu kez de yine PiS döneminde göreve getirilen Anayasa Mahkemesi Başkanı Bogdan Swieczkowski, yemin eden bu hâkimlerin mahkeme binasına girişine izin vermeyerek krizi daha da tırmandırdı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi geçtiğimiz aylarda, yeni atanan hâkimlerin görevlerine başlaması gerektiğine hükmetmişti.

Öte yandan Polonya'da bugün yaşananlara tepki olarak bu ülkenin Çin ve Romanya büyükelçileri görevlerinden istifa edeceklerini açıkladı.

Polonya'nın Bükreş Büyükelçisi Pawel Soloch, X'te yaptığı açıklamada, "Anayasa Mahkemesi'ni hukuka aykırı biçimde ele geçirme girişimi karşısında Polonya Cumhuriyeti'nin Romanya Büyükelçisi olarak görevimi sürdürme imkânı artık görmüyorum" dedi.

Bundan birkaç saat önce Polonya'nın Çin Büyükelçisi Jakub Kumoch da benzer gerekçelerle büyükelçilik görevini sürdüremeyeceğini açıklamıştı.

Polonya haber ajansı PAP ise her iki diplomatın daha önce, 2015-2025 yıllarında görev yapan PiS destekli Cumhurbaşkanı Andrzej Duda için çalıştığını yazdı.

Muhalefetteki PiS ve aşırı sağcı partiler, Tusk hükümetini geçmişte PiS'e yöneltilen suçlamanın aynısıyla itham ediyor ve iktidarın yargıyı kendisine tabi kılmaya çalıştığını ileri sürüyor.

PiS, iktidarda olduğu dönemde devlet kurumları, yargı sistemi ve medyayı kendi siyasi çizgisine çekmekle eleştirilmiş, o dönem Varşova'da Avrupa ve Almanya karşıtı söylemler öne çıkmıştı.

Siyasi gözlemcilere göre, eski bir amatör boksör olan Cumhurbaşkanı Nawrocki ile Başbakan Tusk arasında uzun süredir devam eden çekişme, sadece zaten bölünmüş olan Polonya toplumundaki kutuplaşmayı derinleştirmekle kalmıyor, savaş ve krizlerin damga vurduğu bir dönemde ülkeyi siyasi açıdan da zayıflatıyor.

Polonya, Rusya'nın saldırısına uğrayan Ukrayna'nın önemli siyasi ve askeri müttefiklerinden biri olarak AB ve NATO içindeki ağırlığını artırmaya çalışırken, iç siyasette tek sesle hareket edememesi ülkenin bu potansiyelini tam anlamıyla kullanmasını zorlaştırıyor.

Nawrocki ve PiS'i eleştiren kesimler, sağ muhafazakâr cephenin çatışmayı bilinçli biçimde tırmandırarak ülkeyi bir devlet krizine sürüklediğini savunuyor.

Ülkede gelecek yıl parlamento seçimleri yapılacak. Seçmenlerin Anayasa Mahkemesi çevresindeki karmaşa ve devlet kurumlarında yaşanan istikrarsızlıktan, ayrıca Cumhurbaşkanı'nın engellediği reformlarda ilerleme kaydedilememesinden öncelikle Tusk hükümetini sorumlu tutabileceği değerlendirmeleri yapılıyor.

Diğer taraftan Nawrocki'nin Cumhurbaşkanlığı görev süresi 2030'da sona erecek.

PiS daha sert bir siyasi mücadele yürütmeyi tercih ederken, bu yolla aşırı sağdaki seçmenleri de arkasında toplamaya çalışıyor. Sert üslubuyla tanınan Cumhurbaşkanı Nawrocki de bu seçmen kitlesi içinde oldukça popüler.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: DW Türkçe
Haber metni ve görseller DW Türkçe sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 31 Ekim 2026 11:14 · Kaynak: DW Türkçe
Kaynağı Oku ↗