Habermetrik
← Ana Sayfa
26 Ekim 2026 12:27 · Güncelleme 12:29
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Cihat Yaycı'dan Türkiye-Libya Anlaşmasını Eleştirenlere Sert Yanıt

Cihat Yaycı'dan Türkiye-Libya Anlaşmasını Eleştirenlere Sert Yanıt
Görsel kaynağı: gzt.com
⏱️ 2 dk okuma

Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanlarını sınırlandırma anlaşması, Yunan basınında yer alan bazı değerlendirmelerle yeniden gündeme geldi. Yunan gazetesi Ta Nea'da yayımlanan ve Türkiye'de geçmişte kamu görevi üstlenmiş bazı isimlerin görüşlerine dayandırılan haberler, Türkiye'nin denizlerdeki kazanımlarını hedef alması nedeniyle tartışmalara yol açtı.

Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, bu açıklamaların hukuki ve teknik temelden uzak olduğunu vurgulayarak sert bir yanıt verdi. Yaycı, Türkiye'nin ekonomik deniz yetki alanlarını yüzde 25 oranında genişleten bu anlaşmanın, bazı çevrelerce Türkiye için en kötü sonuç olarak nitelendirilmesini büyük bir çelişki olarak tanımladı.

Yunanistan'ın bu anlaşmadan duyduğu rahatsızlığın beklenen bir durum olduğunu belirten Yaycı, asıl düşündürücü olanın Türkiye'de görev yapmış isimlerin aynı söylemi benimseyerek Yunanistan'ın kaygıları üzerinden yorum yapmaları olduğunu ifade etti. Eleştirilerin odağındaki isimlerin uzmanlık alanlarını sorgulayan Yaycı, bu kişilerin deniz hukuku veya haritacılık konusunda herhangi bir akademik yetkinliğe sahip olmadıklarını belirtti.

Eski bir ticaret müşaviri ile emekli Büyükelçi Selim Kuneralp'in mesleki geçmişlerinin deniz yetki alanları konusunda bilimsel bir otorite oluşturmadığını kaydeden Yaycı, bu kişilerin siyasi görüşlerinin teknik bir uzmanlık gibi sunulmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Yaycı, değerlendirmesinde emekli Büyükelçi Selim Kuneralp'in aile geçmişine de atıfta bulundu.

Kuneralp'in, Milli Mücadele döneminde işgalci güçlerle uzlaşmayı savunan ve Türk bağımsızlık hareketine karşı duran Ali Kemal'in torunu olduğunu hatırlatan Yaycı, Yunan basınının bu demeçleri Türkiye'nin tezlerini zayıflatmak için bir araç olarak kullandığını savundu. Yaycı'ya göre, bu isimlerin eski unvanları, görüşlerine sahte bir otorite kazandırmak amacıyla bilinçli olarak öne çıkarılıyor.

Son olarak, Türkiye'nin elde ettiği stratejik kazanımı felaket olarak nitelendiren yaklaşımın hangi menfaat hesaplarına dayandığını sorgulayan Yaycı, konuyu Türk milletinin takdirine bıraktığını belirtti. Uzmanlık iddiasıyla yapılan bu tür açıklamaların milli bir duruşla bağdaşmadığını savunan Yaycı, Türkiye'nin denizlerdeki haklarını koruma konusundaki kararlılığının önemine vurgu yaptı.

Kaynaklar: gzt.com
Haber metni ve görseller gzt.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Ekonomi
Yayın: 26 Ekim 2026 12:27 · Kaynak: gzt.com
Kaynağı Oku ↗