İsmet Özel’den Zihinleri Sarsan Çıkış; Sanat Batı’nın Kibrine Karşı Verilen Savaştır
- Şair ve mütefekkir İsmet Özel, İstiklâl Marşı Derneği resmi internet sitesinde kaleme aldığı "Ünsiyet" başlıklı son yazısında, Batı merkezli küresel propagandanın insanlığı sürüklediği zihni çıkmazları, Doğu ile Batı arasındaki mahremiyet ve ahlak farkını ve modern çağda Müslüman idarecilerin içine
Şair ve mütefekkir İsmet Özel, İstiklâl Marşı Derneği resmi internet sitesinde kaleme aldığı "Ünsiyet" başlıklı son yazısında, Batı merkezli küresel propagandanın insanlığı sürüklediği zihni çıkmazları, Doğu ile Batı arasındaki mahremiyet ve ahlak farkını ve modern çağda Müslüman idarecilerin içine düştüğü vebali çarpıcı tespitlerle değerlendirdi.
Bir "onur yürüyüşü" görüntüsünde en yaygın sloganın "Free Palestine" (Özgür Filistin) olmasının kendisinde derin bir şaşkınlık ve karamsarlık uyandırdığını belirten Özel, bu tablonun insanları köşeye sıkıştırma niyetinin açık bir tezahürü olduğunu kaydetti.
Kültürlerin meselelere bakışındaki köklü farklılıklara dikkat çeken Özel, dışa dönüklüğü esas alan Batı kültürünün eşcinsellik hareketini "Helâlardan çıkalım!" şiarıyla sokaklara taşıdığını ve varılan "Gay Pride" noktasının şaşırtıcı olmadığını ifade etti.
İçe dönük Doğu kültürünün ise bu olguyu bünyesinde erittiğini belirten yazar, bunun hiçbir çağda meşru veya tabii bir işleyiş olarak kabul edildiği anlamına gelmediğinin altını çizdi.
Doğu toplumlarında Antik Yunan ve Roma'daki ahlaki sapmaların asla yer bulmadığını vurgulayan mütefekkir, Osmanlı sarayındaki yönelimlerin dahi bürokratik dengeler ve kadınlar saltanatından duyulan tedirginlikle izah edilebileceğini aktararak; Doğu’da cinsiyet ve mahremiyetin daima gizli tutulmasının esas olduğunu, Müslüman toplumun aşk ile evliliği birbirinden kesin hatlarla ayırıp kadının mahremiyetini el üstünde tuttuğunu hatırlattı.
Sanat Batı’nın Kibrine Karşı Verilen Savaştır
İnsanın özü etrafındaki tartışmalara değinen Özel, Batı felsefe ve biliminin, "kaderini kendi elinde tuttuğu yanılsamasına kapılan insanın kibri" üzerine inşa edildiğini ifade etti. Batı'da neşet eden sanatın asıl muvaffakiyetini ise tam olarak bu kibre karşı yürüttüğü mücadeleden aldığını belirtti.
Sanatın insanın en gizli, mahrem taraflarını kurcalayarak tesir gösterdiğine işaret eden Özel, sanat eserinin saklamak istediğimiz hakikati açığa çıkardığı için değil, "bizden çok daha iyi saklama biçimleri keşfettiği için" insanda karşılık bulduğunu dile getirdi.
Müslüman Toplumlarda Sanık Sandalyesinde Yöneticiler Var
Ahlakı kemale erdirmek maksadıyla indirilen Kur’an-ı Kerim ve vahyin bekçisi olan Sünnet-i Seniyye’nin Türk milletine aydınlık yolu gösterdiğini vurgulayan İsmet Özel, yazısını insanın yaratılış gayesine dair şu nihai ikazla tamamladı:
“Meyvelerini Batı’da veren sanat bütün başarısını andığımız kibre karşı verdiği savaşa borçludur. Sanatta klasik dönemin kısa oluşu; ama romantizme rağbetin günümüze kadar devam etmesi bu savaş yüzündendir. Biz insanlar sanatın davranışlarımızı tedvin edici tavrını kendimize yakın bulmuyoruz.
Tersine tatmin edici cevapların değil, sonuçta bizi rahatsız eden yerlere varacak bile olsa ilginç soruların yöresinde bulunmağı tercih ediyoruz. Batı kültürü bir şekil bulma safhasındayken aristokrasi ve ruhban sınıfı sanatçıları kendi saflarında görmek istedi.
Çünkü hem rahiplere, hem de soylulara dayanak sağlayan Hıristiyanlık ahlâki meseleleri çözüme ulaştırmakta yetersiz kalıyordu. Ancak ahlâka muhafızlık etmesi umulan sanat haşarılığı elden bırakmadı. Hem Baudelaire, hem de Flaubert yazdıkları yüzünden ahlâka aykırılık suçlamasıyla yargılandı.
Modern çağın Müslüman toplumlarında sanık sandalyesine oturmağa namzet olanlar hangi kademeden olurlarsa olsunlar bizatihi yöneticilerdir. Batılılaşmanın bir devlet tercihi haline gelmesinden itibaren ilmine güvenilen ulema halkı uyarmakla meşgul oldu.
Öyle durumlarla karşılaşılıyordu ki devlet ve mücrim aynı safta yer alıyordu. Ulema “Şunu veya bunu yaparsan devlet seni cezalandırmayacak; fakat sen yine de haram işlemiş olacaksın” ikazında bulunmak zorunda kalıyordu. Ahlâkı hitama erdirmek gayesiyle indirilen Kur’an ve vahyin bekçiliğini yapmakla yürürlüğe konan Sünnet Türk toplumuna aydınlık yolu işaret ediyor.
Türkler insan olmanın hakkını sanat eserleri vasıtasıyla verecek. Unutulmasın ki insan ulvi ile süfli arasındaki kıstaktır. Vereceğimiz hesapta neyle ünsiyet kurduğumuz esas alınacak”
İsmet Özel, 17 Cemaziyelevvel 1448 (28 Ekim 2026)
Bu haber Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.
Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.
Günün Özeti E-Postanıza Gelsin Öne çıkan haberleri, analizleri ve köşe yazılarını her sabah gelen kutunuzda bulun.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: Çanakkale/Çan
Yayın: 29 Ekim 2026 06:05 · Kaynak: akasyam.com