15 Yaş Altına Sosyal Medya Yasağı: Ebeveynlere Kritik Uyarı
- Türkiye'de 15 yaş altı çocuklar için sosyal medya kullanımını kısıtlayan yeni düzenleme 1 Kasım 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi
- Avukat Muhammed Olam, bu yasal adımın ebeveynleri denetim sorumluluğundan uzaklaştırmaması gerektiğini vurgulayarak dijital risklere karşı uyardı
Türkiye genelinde çocukların dijital mecralardaki güvenliğini artırmak amacıyla hazırlanan yeni sosyal medya düzenlemesi, 1 Kasım 2026 Pazar günü resmen yürürlüğe girdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından duyurulan bu kapsamlı düzenleme, 15 yaşından küçük çocukların sosyal medya hesabı açmasını yasaklıyor.
Platformlara, gerekli teknik altyapıyı kurmaları ve yaş doğrulama sistemlerini entegre etmeleri için 31 Mart 2027 tarihine kadar bir geçiş süreci tanındı. Düzenleme, Instagram, Facebook, X, TikTok ve Snapchat gibi popüler sosyal ağların yanı sıra YouTube, Twitch ve Kick gibi video içerik platformlarını da içine alıyor.
WhatsApp, Telegram ve Discord gibi mesajlaşma uygulamalarının ise topluluk veya kanal gibi sosyal etkileşim sunan bölümlerinin kapsam dahilinde olması bekleniyor. Uygulamanın temel hedefi, sosyal medya şirketlerinin yaş kontrolü konusundaki sorumluluğunu artırmak ve çocukları siber zorbalık ile istismar gibi dijital risklerden korumak olarak belirlendi.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Avukat Muhammed Olam, mevzuatın çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunulmasını ve ebeveyn kontrol araçlarının zorunlu kılınmasını olumlu bir adım olarak nitelendirdi. KVKK’nın TikTok gibi platformlara yönelik verdiği emsal kararları hatırlatan Olam, şirketlerin varsayılan gizlilik ayarlarını çocuk lehine düzenlemesi gerektiğini belirtti.
Ayrıca Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın, sosyal ağ sağlayıcılarının teknolojik üstünlüklerini kullanarak yasa dışı içeriklerle mücadelede daha fazla inisiyatif alması gerektiğine dair görüşlerini vurguladı. Ancak Av. Olam, teknik açıdan bakıldığında yaş doğrulama sistemlerinin VPN, sahte doğum tarihi veya ebeveyn profilleri üzerinden kolayca aşılabileceğine dikkat çekti.
Dijital dünyaya bir kez sızan verilerin silinmesinin imkansızlığına değinen Olam, sadece erişimi yasaklamanın çocukları korumak için yeterli olmadığını ifade etti. Özellikle internet hafızasına yerleşen hassas verilerin, sonradan alınan erişim engelleme kararlarıyla dahi temizlenemediği gerçeğine vurgu yaptı.
Düzenlemenin yaratabileceği en büyük riskin, ebeveynlerde oluşabilecek yanlış güven duygusu olduğunu belirten Olam, ailelerin yasağa güvenerek dijital denetim reflekslerini gevşetmemeleri gerektiği konusunda uyardı. RTÜK ve Danıştay içtihatlarında görülen koruyucu sembollerin yetersizliği örneğini veren Olam, çocukların gelişimsel ihtiyaçlarının yaş dilimlerine göre farklılık gösterdiğini hatırlattı.
Sonuç olarak, toptancı yasaklamalar yerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi standartlarında, orantılı ve pedagojik temelli bir güvenlik mimarisinin oluşturulması gerektiği savunuldu.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Eğitim
Yayın: 02 Kasım 2026 14:23 · Kaynak: elazighakimiyethaber.com